Danıştay Kararı 8. Daire 2020/4575 E. 2022/6438 K. 11.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/4575 E.  ,  2022/6438 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4575
Karar No : 2022/6438

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
1-14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işleminin;
2- Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan ”en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması”, 21. maddesinde yer alan ”ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerinin iptaline karar verilmesi istemidir.

DAVACININ İDDİALARI : 3568 sayılı Kanun’un 9. maddesinde yer alan şartları taşıdığından Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) sınavına katılmaya hak kazandığı, 10 oturumdan oluşan bu sınava 2017/3, 2018/1-2-3, 2019/1-2-3 dönemlerinde katıldığı, dava konusu 14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2019/3 döneminde katıldığı sınavda 50 puanın altında kalan herhangi bir oturumu bulunmamasına karşın ortalama puanı 61,1 olduğundan, başka bir deyişle gerekli olan 65 puanı sağlayamadığından başarısız sayıldığı, 2019/3 dönem sınavında katıldığı sınavlardan birinin cevaplarına Komisyonca 60 puan takdir edilen “Yönetim Muhasebesi” sınavı olduğu, diğerinin ise 84 puan takdir edilen “Finansal Yönetim” sınavı olduğu, bu iki sınavda takdir edilen puanlara yaptığı itirazın davalı idare olan TÜRMOB tarafından reddedildiği belirtilmiştir.
Finansal Yönetim sınavının 1. sorusuna verdiği cevaba mikro puanlama yapılmadan sadece 2 puan verildiği, oysa sorunun büyük bir bölümünü doğru yaptığı, sadece sonuç baz alınarak 2 puan takdir edilmesinin yazılı sınav usulünün bir gereği olan mikro puanlama ilkesine aykırı olduğu, Danıştay İkinci Dairesi’nin E:2017/3467 ve Beşinci Dairesi’nin E:2013/3954 sayılı kararlarında mikro puanlama zorunluluğunun vurgulandığı, keza, Yönetim Muhasebesi sınavının 45 puan değerindeki 2. sorusunda, adaylara eksik bilgi verilerek soruları yanıtlamaları beklendiği, ilgili sorunun cevabının yanlış olduğu, sorunun farklı cevapları olduğu ve bu cevapların notlandırılmadığı, soru kökleri ve soruda yer alan ifadelerin adayları yanlış yönlendirdiği gibi birçok sebepten dolayı sorunun iptal edilmesi gerektiği, buna ilişkin uzman görüşlerinin dilekçeye ek sunulduğu, bu şekilde hak ettiğinin altında notlar belirlenerek bunun neticesinde genel ortalama puanının 65 puanın altında kaldığı ve başarısız kabul edildiği, soru cevaplarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi sağlanarak itirazını reddeden davalı TÜRMOB işleminin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğ’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan “alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması gerekir” ibaresi ile 3568 sayılı Kanun’da yer almayan bir kısıtlama getirildiği, bu kısıtlama ilgili Kanun ve Anayasa’nın 124. maddesinde belirtilen normlar hiyerarşisine aykırı olduğundan anılan ibarenin iptal edilmesi gerektiği iddia edilmiştir.
İlgili Sınav Yönetmeliği’nin 21. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara” ibaresi ile 3568 sayılı Kanun ile sınırlandırılmamış sınava giriş hakkını sınırlandırdığı, bu maddenin sınavda başarılı olamayıp tekrar sınava girecekler için geçerli olduğu, sınava ilk defa girenler için böyle bir sınırlandırma olmadığı, bu ibarenin ilk defa sınava giren adaylar ile tekrar sınava giren adaylar arasında eşitsizliğe yol açtığı ve Anayasa’nın 124. maddesinde belirtilen normlar hiyerarşisine aykırı olduğundan anılan ibarenin iptal edilmesi gerektiği, aynı Sınav Yönetmeliği’nin 21. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “süresinde kullanmayanlar ve başarılı olamayanlar, 6 ay süre ile meslek sınavlarına alınmazlar” ibaresinin cezalandırma içerikli olduğu, 3568 sayılı Kanun ile adaylara verilen sınav hakkının daha alt düzenleyici işlemle kısıtlandığı, adayların sınavdan uzaklaşması sağlanarak yeminli mali müşavir sayısını asgari tutmak gayesi güdüldüğü, anılan ibarenin iptal edilmesi gerektiği, Sınav Yönetmeliği’nin 21. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “yeniden tüm konuları kapsamak üzere” ibaresi ile adayların 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara gireceği, 10 ders üzerinden aritmetik ortalaması 65 ve her bir ders puanı en az 50 puan olmaması halinde başarılı olduğu dersler de dahil olmak üzere yeniden sınava girmek mecburiyetinde bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, kendisinin 10 ders içinde 50 puanın altında olan bir oturumunun bulunmadığı, 65 ortalamanın altında kaldığı için başarısız sayıldığı, başarılı olduğu oturumlardan tekrar sınava girmek zorunda olmasının haksızlık olduğu, 10 dersten başarılı olunan her ders notunun kazanılmış hak olduğu, sadece notunu yükseltmek istediği ders sınavlarına giriş hakkı verilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle bahse konu ibarenin de hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği açıklanmıştır.
3568 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik sınav sonuçlarının yargı mercilerine intikal etmesi ve mahkemece bilirkişi incelemesine gerek görülmesi halinde, sınav komisyonunda görev almamış olmaları kaydıyla, biri Maliye Bakanlığı merkezi vergi denetim elemanı, biri alanında uzman meslek mensubu, biri ise dava edilen sınav konusunda ihtisas sahibi öğretim üyesinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyeti tayin edilir.” kuralının açıkça Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği, bu düzenleme ile mahkemenin bağımsızlığının elinden alındığı, bağımsız mahkeme yerine geçmek suretiyle bilirkişi heyeti belirlendiği, 3 kişiden müteşekkil bilirkişi heyetinin ikisinin (Maliye Bakanlığı merkezi vergi denetim elemanı ve alanında uzman meslek mensubu) davalı idare ile bağlantılı kişilerden seçilmesinin tarafsızlığı zedelediği, bilirkişi olarak görev yapan bir vergi müfettişinin Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı tarafından takdir edilen puanlamaya ilişkin objektif ve nesnel bir değerlendirme yapmasının mümkün olmadığı, bu yönüyle bilirkişi olarak seçilen vergi müfettişinin daha önce sınav kurulunda görev yapmamış olmasının bir öneminin kalmadığı, ayrıca merkezi denetim elemanı olan vergi müfettişinin 10 farklı dersten oluşan sınav konuları bakımından vergi hukuku ile ilgili olanlar hariç özel teknik bilgiye sahip olmadığı, bilirkişi incelemesinin mutlaka özel ve teknik bilgiye sahip olan öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği, bu yönüyle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde esasa girilmeden önce Anayasa’ya aykırılık iddiamızın ciddi görülerek somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını talep ettikleri ve Anayasa Mahkemesi’nce verilecek karara istinaden oluşturulacak bilirkişi heyetince bilirkişi incelemesi yaptırılmasının talep edildiği vurgulanmıştır.
Sınav Komisyon üyelerinden …, … ve …’in 3568 sayılı Kanun’un 10. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 15 yıllık kıdem şartını taşımadıkları, vergi müfettişi olarak fiilen 15 yıllık mesleki tecrübeye sahip olmadıkları, anılan Komisyon üyelerinin hizmet cetvellerinin celbi ile yasal kıdem şartına haiz olup olmadıklarının irdelenmesi gerektiği, sınav komisyonunun usulsüz bir biçimde teşekkülü halinde dava konusu işlemin hukuka uyarlılığından söz edilemeyeceği, yönetmelik gereği sınav kağıdı ve sınava yapılan itirazın Komisyon tarafından değerlendirilmesi gerekirken, değerlendirme ve itiraz incelemesinin tek komisyon üyesi tarafından yapıldığı, dava konusu işlemde yetki ve şekil unsurları yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı, sınav komisyonu tarafından sınavdan önce oluşturulması gereken cevap anahtarlarının sınavdan sonra oluşturulduğu, dava konusu 2019/3 dönem YMM sınavında sorulan soruların cevap anahtarının sınav sonucu ile birlikte açıklandığı, bu durumun sonuçlara açıkça gölge düşürdüğü, davalı Oda’ya sınav komisyonu tarafından sınav cevap anahtarının hangi tarihte TESMER’e teslim edildiğinin ıslak imzalı belgeleri ile sorulmasını talep ettiklerini belirterek dava konusu işlem ve Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. ve 21. maddelerinde belirtilen ibarelerin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALILARIN SAVUNMASI :
1-DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: 3568 sayılı Kanun’da sınava ilişkin esasların çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, Kanun’un sınavın usul ve esasları ile konularını düzenlemek üzere takdir yetkisini idareye bıraktığı, bu yetki ile ilgili sınav yönetmeliğinin hazırlandığı, ilgili yönetmeliğin 16.01.2005 tarihli ve 25702 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarark yürürlüğe girdiği, 2020’de açılan davanın süresinde olmadığı, YMM sınavlarındaki her bir dersten 50 puan ve ortalamada 65 puanı sağlama şartının ve dava konusu Sınav Yönetmeliği’nin 21. maddesinde yer alan ibarelerin 30 yılı aşkın süredir uygulandığı, geçmişte çok daha katı hükümler içeririken sınava girecek adaylar lehine değişiklikler yapıldığı (süresiz sınava katılma yasağı yerine sadece 6 ay için getirilen beklem süresi gibi), bahse konu ibarelerin iptali isteminin de tamamen yasal dayanaktan yoksun olduğu; öyle ki bu ibarelerin daha önce dava konusu yapıldığı, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E:1997/364, K:1999/3022 ve E:2012/976, K:2017/1441 sayılı kararları ile bu ibarelerde hukuka aykırılık görülmeyerek davaların reddedildiği, açıklanan sebeplerle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

2-DAVALI …ODALARI BİRLİĞİ’NİN SAVUNMASI : Dava dilekçesinin reddi gerektiği; öyle ki, dilekçenin konusu ile içeriğinde farklı taleplerde bulunulduğu, dilekçe konusunda yer almayan ancak içerikte yer alan Yönetim Muhasebesi sınavının 2. sorusunun iptalinin ve buna bağlı olarak sınav sonucunun yeniden belirlenmesinin talep edildiği, idari yargıda yerindelik denetimine neden olacak böyle bir talebin kabul göremeyeceği, yine Finansal Yönetim sınavının yanlış değerlendirildiğinin ileri sürüldüğü, ancak Finansal Yönetim sınav notunun iptaline yönelik bir talebinin bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı; kaldı ki, davacının aynı konuda … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında derdest davası bulunduğu, anılan davada, mahkemece 14.07.2020 tarihli ara kararla, Birliğimizden 2019/3 dönem YMM sınavının davacıya ait olan Finansal Yönetim ve Yönetim Muhasebesi sınav kağıtlarının istendiği ve ilgili mahkemeye sunulduğu, derdestlik nedeniyle davanın bu yönden reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Dava dilekçesinden net bir şekilde anlaşılamamakla beraber şayet Yönetim Muhasebesi sınavında sorulan 2. sorunun iptali talep ediliyorsa, davanın süresinde olmadığı, sınavın 17.12.2019 tarihinde yapıldığı ve 60 günlük dava açma süresinin 17.02.2020 tarihinde dolduğu; ayrıca anılan sorunun herhangi bir hata barındırmadığı, bu konuda sınav komisyonunca yapılan ayrıntılı açıklamaların sunulduğu, davacının sunmuş olduğu hukuki görüşlerin de işbu dava bakımında bir önemi olmadığı; öyle ki, 3568 sayılı Kanun’un 10. maddesinin son fıkrasında bilirkişi heyetinin nasıl teşekkül edeceğinin düzenlendiği, ancak bu hüküm uyarınca bilirkişi incelemesi gerçekleştirilip sonuca gidilebileceği, Finansal Yönetim sınavında sorulan 1 nolu sorunun hatalı değerlendirildiğine yönelik isnadın da yasal dayanaktan yoksun olduğu, sınav komisyonunun bu konudaki ayrıntılı açıklamalarının sunulduğu açıklanmıştır.
İlgili Sınav Yönetmeliğinin 16. maddesinde geçen ibarenin iptali isteminin tamamen yasal dayanaktan yoksun olduğu, 3568 sayılı Kanun’da sınava ilişkin esasların çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, Kanun’un verdiği yetki ile ilgili sınav yönetmeliğinin hazırlandığı, YMM sınavlarındaki her bir dersten 50 puan ve ortalamada 65 puanı sağlama şartının 30 yılı aşkın süredir uygulandığı, mesleki yeterlilik sınavında belirli bir ortalama öngörülmesinin hizmet gereği olduğu, iyi meslek mensubu yetiştirme amacı için zorunlu olduğu; kaldı ki, bahse konu başarı kriterinin daha önceden dava konusu edilmiş olduğu ve Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E:2006/143, K:2008/6490 sayılı karar ile bu kriterde hukuka aykırılık görülmediği; aynı Yönetmeliğin 21. maddesinde geçen ‘ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerin iptali isteminin de yasal dayanaktan yoksun olduğu; öyle ki bu ibarelerin de daha önce dava konusu yapıldığı, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E:1997/364 , K:1999/3022 ve E:2012/976, K:2017/1441 sayılı kararlarla bu ibarelerde hukuka aykırılık görülmeyerek davaların reddedildiği; bununla birlikte davacının 3568 sayılı Kanun’un son fıkrası yönünden ileri sürdüğü Anayasa’ya aykırılık iddiasının dinlenemeyeceği, anılan maddeye ilişkin iptal isteminin Anayasa Mahkemesi’nce 18.05.2011 tarih E:2008/80, K:2011/81 sayılı kararı ile Anayasa’ya aykırılık görülmeyerek reddedildiği, bu nedenle davacının Anayasa’ya aykırılık iddiasının incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Sınav komisyon üyelerine ve sınavın değerlendirme yöntemine yönelik iddialara hukuken itibar edilemeyeceği, 3568 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 2. fıkrasında sınav komisyonunun nasıl teşekkül edeceğinin düzenlendiği, esasen komisyon üyelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından uzmanlık alanlarına göre seçildiği, komisyon üyeleri uzmanlık alanlarına göre görev paylaşımı yapıyor olsalar da sınav sorularının, cevap anahtarlarının hazırlanmasında ve sınav sonrası değerlendirmenin yapılmasında müştereken çalıştıkları, cevap kağıtlarına yapılan itirazların da komisyon üyelerinin uzmanlık alanına göre yapılmış görev paylaşımı dikkate alınarak müştereken değerlendirildiği ve itiraz sonuç tutanaklarının komisyon üyelerince imzalandığı, cevap anahtarlarının da soruların hazırlandığı anda oluşturulduğu, ancak sınav güvenliği açısından cevap anhtarlarının sınav sonuçlarıyla birlikte açıklandığı, herhangi bir usulsüzlük ve hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine, kısmen esastan reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işleminin iptali ile Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan ”en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması”, 21. maddesinde yer alan ”ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerinin iptali istenilmektedir.
14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işleminin iptali istemi yönünden:
Davacının aynı konuda … İdare Mahkemesi’nin … E. sayılı dosyasında derdest davası bulunduğu, işbu dava ile … İdare Mahkemesi’nin … esasına kayıtlı davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu ve … İdare Mahkemesi’nin 29.09.2020 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karara bağlanacağı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu 14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işlemi yönünden, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 2020/1235 esasına kayıtlı dava ile tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan bu davada elde edilmek istenilen hukuki yararın aynı olduğu anlaşıldığından istemin derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.
Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan ”en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması”, 21. maddesinde yer alan ”ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerinin iptali istemi yönünden ise, söz konusu düzenlemelerin içerdiği hükümlerde hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, davanın bu kısmının da reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işleminin iptali ile Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan ”en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması” ve 21. maddesinde yer alan ”ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerinin iptali istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işleminin iptali istemi yönünden:
Bir yargı kararı, yasalarda belirlenen usullere uygun olarak verildikten, itiraz ya da yasa yollarından geçerek veya bunlara ilişkin başvuru süreleri sona ererek kesinleştikten sonra değişmez bir nitelik kazanır. Yargı kararlarının bu değişmezlik kuvvet ve niteliğine “kesin hüküm” denilmektedir. [TELLİ S. Tekin, “İdari Yargıda Kesin Hüküm”, İdare Hukuku ve İdari Yargı ile İlgili İncelemeler I, Ankara 1976, s. 103]. Yargı yerlerinin bu şekilde verdiği kararlar kesin hüküm halini alınca, hukuksal gerçek olarak kabul edilir. Kararı veren mahkeme de dahil olmak üzere hiçbir merci kural olarak (yargılamanın yenilenmesi hariç) bu karara dokunamaz. Bu durum hukuki barışın ve yargıya güvenin amaçlanmasının bir sonucudur. Kesin hükümler, yargılamanın iadesi yoluyla ortadan kaldırılmadıkça tarafları bakımından varlığını ve hukuki sonuçlarını muhafaza eder. Bu yön kamu düzenine taalluk edip resen dikkate alınması gereken bir husustur. [GÖZÜBÜYÜK A. Şeref/TAN Turgut, İdare Hukuku C. II, İdari Yargılama Hukuku, Ankara 1999, s. 1082].
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. maddesinin fıkrasında, “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir;” 2. fıkrasında, Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.” kuralına yer verilmiştir.
Yapılan incelemede, işbu dava ile …dare Mahkemesi’nin E:… sayılı esasına kayıtlı davanın tarafları, konusu, sebepleri ve elde edilmek istenilen hukuki yararın aynı olduğu ve … İdare Mahkemesi’nin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinde, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Davanın kesin hüküm nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığından, bu kısım yönünden istemin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan ”en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması”, 21. maddesinde yer alan ”ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerinin iptali istemi yönünden:

Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi;
Anayasa Mahkemesi’nin 18.05.2011 tarih ve E:2008/80, K:2011/81 sayılı kararı dikkate alındığında davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır.

İlgili Mevzuat;
Anayasa’nın “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 5. maddesinde, “A) Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için aşağıdaki özel şartlar aranır….c) Serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavını kazanmış olmak….”; “Serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavı” başlıklı 7. maddesinde, “Serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavı Birlik tarafından yazılı olarak yapılır. Sınav Komisyonu 7 üyeden oluşur. Üyelerin 2’si Maliye Bakanlığını temsil eder. Diğer 3 üye Yüksek Öğretim Kurulunca teklif edilecek 5 aday arasından diğer 2 üye ise Birlikçe teklif edilecek 4 üye arasından Maliye Bakanı tarafından seçilir. Sınav komisyon üyeliklerine aday gösterileceklerin; hukuk, iktisat, maliye, muhasebe, işletme, bankacılık, idari bilimler dallarından lisans veya lisansüstü seviyesinde mezun olmaları ve bu konularda onbeş yıl çalışmış veya bu kadar süre öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış bulunmaları şarttır.”; “Yeminli mali müşavirlik sınavı” başlıklı 10/4. maddesinde, “Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik sınav sonuçlarının yargı mercilerine intikal etmesi ve mahkemece bilirkişi incelemesine gerek görülmesi halinde, sınav komisyonunda görev almamış olmaları kaydıyla, biri Maliye Bakanlığı merkezi vergi denetim elemanı, biri alanında uzman meslek mensubu, biri ise dava edilen sınav konusunda ihtisas sahibi öğretim üyesinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyeti tayin edilir.”; “Yönetmelikler” başlıklı 50. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 7. maddeye göre sınav için teşekkül ettirilecek komisyonun çalışma usulleri, sınav esasları, sınavın konuları, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir yanında çalışma şekli, süresi (staj) ile ilgili diğer hususların çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, 2. fıkrasında da, söz konusu yönetmeliğin Odalar Birliğince birliğin kurulmasından itibaren bir yıl içinde hazırlanacağı ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanacağı kurala bağlanmıştır.
3568 sayılı Kanun’un 50. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinin 8. maddesinde, Birlik tarafından Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınavlarının staj dönemleri gözetilerek yılda üç kez yapılacağı; 16. maddesinde, serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavında başarılı olmak için her konuda 100 üzerinden en az 50 puan almak koşuluyla sınavın tüm konularının notlarının toplanarak aritmetik ortalamasının alınacağı, başarılı sayılmak için bu ortalamanın en az 65 puan olması gerekeceği, yanında staj yapılan meslek mensubu tarafından verilen tezkiye not ortalamasının ayrı bir ders gibi ortalamaya dahil edileceği kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Tekrar Sınava Girebilme” başlıklı 21. maddesinde, “Yeminli Mali Müşavirlik sınavında başarılı olamayanlar, ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara girebilirler. Sınav süresi hiç bir nedenle uzatılamaz. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınavında başarılı olamayanlar, ilk sınav tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara girebilirler. Bu sınav süresi hiç bir nedenle uzatılamaz. Bu sınav haklarını süresinde kullanmayanlar veya başarılı olamayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınamazlar. Altı aylık süreyi dolduranlardan dileyenler yeniden tüm konuları kapsamak üzere bu Yönetmelik hükümlerine göre sınavlara katılabilirler.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme;
3568 sayılı Yasanın 2. maddesine göre, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmek, muhasebe, finans mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işleri düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmakla görevli olan muhasebeci ve mali müşavirlik mesleğine kabul edileceklerin, mesleğin konusu ile ilgili olarak bilgi açısından en donanımlı ve en başarılı kişiler arasında seçimlerini amaçlayan davaya konu yönetmelik düzenlemelerinde üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan 2019/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Muhasebesi sınavında 60 puan, Finansal Yönetim sınavında 84 puan takdirine yapılan itirazının reddedilmesi neticesinde gerekli olan ortalama 65 puanın altında kalarak başarısız sayılmasına dair davalı TÜRMOB işlemi yönünden KESİN HÜKÜM NEDENİYLE DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği’nin 16. maddesinin a fıkrasında yer alan ”en az 50 alınması şartıyla, alınan notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması”, 21. maddesinde yer alan ”ilk sınav tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde yılda 3 kez açılacak tüm sınavlara”, ”süresinde kullanmayanlar veya başarılı olmayanlar, altı ay süreyle meslek sınavlarına alınmazlar” ve ”yeniden tüm konular kapsamak üzere” ibarelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.