Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6170 E. 2022/6446 K. 11.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6170 E.  ,  2022/6446 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6170
Karar No : 2022/6446

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Birliği
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU : …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, hakkında verilen 180 gün süre ile sanat icrasından men cezasına dair … tarih ve Karar No:…. sayılı Türk Eczacılar Birliği işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; asgari ücretle çalışan herhangi bir eczacı kalfasının başka bir kalfaya …. TL borç para verebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ….’in kalfasının Ecz. …’in kalfası olarak gözüken ….’a 100.000,00 TL borç para verdiği, … adlı kalfaya ne kadar maaş verildiğinin belli olmadığı, ancak diğer kalfaların maaşlarının deftere işlenmiş olduğu, kalfanın kişisel evraklarının çalışmadığı başka eczaneden çıktığı, 3 eczacının fatura koçanları yanlarında olmasına rağmen teslim etmekten imtina etmeleri gibi hususlar değerlendirildiğinde, 3 eczanenin de muvazaalı işletildiğine yönelik birçok kuvvetli emare olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; inceleme konusu olayda, muvaza olduğu hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmadığı, eczacı hakkında ileri sürülen iddiaların ise eczanenin muvazaalı olarak işletildiğinin kanıtı sayılamayacağı açık olduğundan kesin bilgi ve belgelerle ortaya konulmadan soyut iddialara dayanarak işlem tesis edilmesinden hukuka uyarlık bulunmadığından davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının istinaf isteminin KABULÜ ile …. İdare Mahkemesince verilen kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiştir.
Anılan kararın Dairemizin 16/12/2021 tarih ve E:2018/3152, K:2021/6414 sayılı kararıyla bozulması üzerine, … İdare Mahkemesince, bozma kararına uyularak “Muvazaanın somut delillerle ve kesin biçimde ikrar dışında kanıtlanması hukuken imkansız olmakla birlikte, davacı Eczacı …’in kalfası ile diğer iki eczacı kalfası arasındaki ilişkinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olarak açıklanmasının mümkün bulunmadığı, kalfa … arasında yapılan ve bir iş yeri açma hayali olarak ifade edilen kâr paylaşım tablosunun, basit bir hayalin ötesinde ayrıntılar içerdiği, … arasında da kâr payı üzerinden ödenmek üzere bir borç sözleşmesi imzalandığı, eczanelerin sağlık kamu hizmetinin önemli bir ayağını teşkil etmekle birlikte, eczacıların aynı zamanda yanlarında eleman çalıştıran, alım satım yapan, eczanenin gelir ve gider dengesini gözetmek durumunda olan bir işletme sahibi oldukları gözönünde bulundurulduğunda boşa atılan imzalar ile boş olarak imzalanan çeklerin ihtiva ettiği riskleri bilmediklerinin beklenemeyeceği, 2012, 2013 ve 2014 yılı SGK ödemelerinin yattığı banka hesap dökümleri ile POS cihazının bağlı olduğu banka hesap dökümleri ve anılan döneme ilişkin fatura koçanlarının yanlarında olmasına rağmen, objektif olarak değerlendirilmeyecekleri gerekçesiyle Eczacı Odasına verilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, … sahibi … kalfası … Eczanesi sahibi … ile davacının kalfası … davacı ve adı geçen diğer eczacılar ile birlikte muvazaalı eczane işlettiği kanaatine ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” gerekçesiyle …. İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan hükmün Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, artık bu hükme dayanılarak böyle bir ceza verilemeyeceği, kalfa … davacı yanında 2007 yılından beri kesintisiz olarak çalıştığı bu nedenle bu kişiye ait özel evrakların eczanede bulunmuş olmasının muvazaaya karine olarak kabul edilemeyeceği, diğer eczanenin kalfası … ile aralarında imzalanan karşılıklı borçlanma sözleşmesinin kişisel bir sözleşme olduğu, araç alım satımından kaynaklandığı, eczaneyi ilgilendirmediği, Arçelik klima servis fişini o an hazır bulunan kalfanın imzalamasının muvazaaya delil teşkil edemeyeceği, denetimler sırasında da davacının eczanede işinin başında olduğu, muvazaayı açık ve net bir şekilde ortaya koyan bilgi ve belge bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının muvazaalı eczane işlettiği hususunun dosyadaki bilgi ve belgelerle ortaya koyulduğu, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 11/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Dairemizin 16/12/2021 tarih ve E:2018/3152, K:2021/6414 sayılı kararında yer alan azlık oyum doğrultusunda; davacının temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.