Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6096 E. 2022/6450 K. 11.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6096 E.  ,  2022/6450 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6096
Karar No : 2022/6450

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ….Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ….
2- … Birliği
VEKİLİ : Av. ….
3- ….Barosu
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Avukat olan davacı hakkında “meslekten çıkarma cezası” verilmesine ilişkin … Baro Disiplin Kurulu’nun … tarih, E:…, K:.. sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … Disiplin Kurulu’nun … tarih, E:…., K:… sayılı kararının ve bu kararların onaylanmasına ilişkin Adalet Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde yüz kızartıcı suçlar içerisinde sayılan güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin subuta erdiğinin kabul edilerek verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, söz konusu fiilin 1136 sayılı Kanunun 136. maddesine göre meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektirdiği açık olup, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması yönünden herhangi bir usuli eksiklik bulunmadığı da gözetildiğinde, tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacının suçunun 1136 sayılı Kanununun yukarıda açıklanan 5. maddesinin 1 (a) kapsamında olduğu kuşkusuz olmakla birlikte, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesi hükmü gereği ve davacı hakkında kesinleşen yargı kararlarında hürriyeti bağlayıcı cezasının para cezasına çevrilmiş olması karşısında, infazı tamamlayıp tamamlamadığı yolunda bir inceleme yapılmadan, bir başka deyişle davacının durumunun 53. madde kapsamında değerlendirilerek infazı tamamlanmış ise, yasaklamış bulunan bir haktan söz edilemeyeceği, 1136 sayılı 5/1-a kapsamında değerlendirilemeyeceği açık bulunduğundan bu husus incelenmeden, ayrıca davacının eylemi ile verilen ceza arasında adil bir dengede kurulması gerektiğinden bu husus da göz önünde bulundurulmadan düzenlenen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin KABULÜ ile …. İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiştir.

Anılan kararın Dairemizin 05/12/2019 gün ve E:2018/1016, K:2019/11345 sayılı kararı ile “1136 sayılı 5/1-a maddesi kapsamındaki katolog suçlar bakımından, hapis cezasına yada para cezasına mahkumiyet gibi bir ayrım yapılmadığı gibi, infazın tamamlanmasının da Kanundaki ehliyetsizliği kaldırıcı nitelikte bir yönü de bulunmamaktadır. O halde, 1136 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında mahkumiyeti bulunan ve hakkında verilmiş bir yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı da bulunmayan davacının, meslekten çıkartılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle bozulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince bozma kararına uyulmayarak önceki kararda ısrar edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.12.2021, E:2021/956, K: 2021/3499 sayılı kararı ile bozulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte, davacı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunduğu, Kanunu’nun 136. maddesinde yer alan, 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanacağı yolundaki emredici hüküm uyarınca dava konusu işlemlerin tesisi edildiği, davacının, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinde sayılan güveni kötüye kullanma suçundan aldığı ceza mahkumiyetinin, aynı Kanun’un 136. maddesine göre meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektirmesi karşısında, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:…. sayılı kararın usul ve hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, memnu hakların iadesi kararı dikkate alınmadan verilen mahkeme kararında hukuki isabet olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
1-Adalet Bakanlığı tarafından, davacı hakkında verilen … Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay …. Ceza Dairesi’nin … tarihli kararı ile hapis cezası yönünden onama, adli para cezası yönünden ise düzeltilerek onama kararı verilerek kesinleştiği, davacının kanun yararına temyiz isteminin de reddedilmesi sebebiyle verilen cezanın avukatlık faaliyetine engel suçlardan olması sebebiyle hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-Türkiye Barolar Birliği tarafından, kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün Avukatlık Kanununun 5/a maddesi uyarınca avukatlık hizmetinin yürütülmesine engel olduğu, verilen kararın hukuka ve Kanun hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
3-Ankara Barosu tarafından, avukat hakkında Ankara … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas ve … Karar sayılı kararı ile güveni kötüye kullanmak suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay ilgili dairesince onanması sebebiyle Avukatlık Kanununun 134,135 ve 136/1 maddeleri gereği meslekten çıkarma cezası verildiği, kararın tamamen yasa ve mevzuat hükümlerine göre verildiği ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ….’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 11/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.