Danıştay Kararı 7. Daire 2019/1679 E. 2022/4411 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/1679 E.  ,  2022/4411 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1679
Karar No : 2022/4411

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: … tarih ve … sayılı transit beyannamesi muhteviyatı ‘akaryakıt’ cinsi eşyanın 175.272 metreküplük kısmının yurt dışı edilmediğinden bahisle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gönderici sıfatıyla davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile anılan vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazların reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, transit beyannamesi muhteviyatı “akaryakıt” cinsi eşyanın, GS Petrol Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi’nin işleticisi olduğu antrepodan çıkarılarak yurt dışına gönderilmek üzere yüklendiği gemiye gerçekte olduğundan daha fazla yüklenmiş gibi gösterildiğinin ve bu yolla 175.272 m3 akaryakıtın kaçak olarak yurt içinde bırakıldığının tespit edildiğinden bahisle işlem tesis edilmiş ise de, gönderici sıfatına sahip olan davacının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 197. ve 234. maddeleri uyarınca takibi gerekirken, aynı Kanun’un “antrepo işleticilerinin sorumluluğunu” düzenleyen 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca takip edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından işlemlerin vergilere ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği; … isimli geminin 1. ve 2. kaptanları ile … Anonim Şirketi yetkilileri hakkında yapılan soruşturma sonucunda, geminin yüklemesi gereken eşyayı gümrük transit rejimi hükümlerine aykırı olarak, sorumluluk sahası içerisinde bıraktığına yönelik somut herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle verilen “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karara karşı yapılan itirazın … Sulh Ceza Hakimliği tarafından … Değişik İş sayılı kararla reddine karar verildiği, dosya kapsamı bilgi ve belgeler ile anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar birlikte değerlendirildiğinde, davacının kasıtlı olarak, gemiye eksik yüklenen eşyanın kaçak yollardan yurt içinde bırakılması fiiline iştirak ettiğinin her türlü şüpheden uzak ve somut deliller ile ispat edilemediği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İnceleme ve araştırma raporunda yer alan tespitlerden hareketle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 192. maddesi uyarınca tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Eşyanın gümrük antrepolarından ve gümrük idaresinin eşya konulmasına izin verdiği yerlerden, teminat verilmiş olsa dahi, gümrük idaresinin izni dışında çıkarılması, yerlerinin değiştirilmesi fiilleri, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesi uyarınca bu eylemleri gerçekleştirenler için tahakkuk ve para cezası kararları alınması sonucunu doğuracağı, dolayısıyla bu maddenin sadece antrepo işleticileri için uygulanabileceği yorumunda hukuki isabet bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
…. tarih ve … sayılı transit beyannamesi muhteviyatı ‘akaryakıt’ cinsi eşyanın 175.272 metreküplük kısmının yurt dışı edilmediğinden bahisle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gönderici sıfatıyla davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile anılan vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazların reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 11. bendinde, “yükümlü” deyiminin, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu olan bütün kişileri ifade ettiği belirtilmiş; 17. bendinde, “beyan sahibi” deyiminden, kendi adına beyanda bulunan veya adına beyanda bulunulan kişinin anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra, 5. maddesinde, bütün kişilerin, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilecekleri; temsilin, doğrudan veya dolaylı olabileceği; temsilcinin, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket edeceği; dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket edeceği öngörülmüş; 181. maddesinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlünün beyan sahibi; dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu kuralına yer verilmiş; 192. maddesinde, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunların söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle, 236. maddesinin 1. fıkrasında, teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerine başlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresinin izni alınmadan gümrük antrepoları veya gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşya çıkarılması veya buralardaki eşyanın değiştirilmesi ya da yapılan sayımlarda kayıtlara göre eşyanın bir kısmının noksan olduğunun anlaşılması hallerinde, bu eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasında, kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde, bu kişilerin her biri hakkında fail olarak idari para cezası verileceği öngörülmüş; 3. fıkrasında ise, kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığının yeterli olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, olayda, davacı adına tescilli transit beyannamesi muhteviyatı “akaryakıt” cinsi eşyanın, GS Petrol Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi’nin işleticisi olduğu antrepodan çıkarılarak yurt dışına gönderilmek üzere yüklendiği gemiye gerçekte olduğundan daha fazla yüklenmiş gibi gösterildiğinin ve bu yolla 175.272 m3 akaryakıtın kaçak olarak yurt içinde bırakıldığının tespiti üzerine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunların söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna ulaşılmış olup, davacı hakkında gönderici sıfatıyla yapılan tahakkuk işleminin dayanağı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası olduğundan, Dairece uyuşmazlığın bu kapsamda incelenmesi gerekirken, anılan maddenin sadece antrepo işleticileri için uygulanabileceği şeklindeki yorumda hukuki isabet görülmemiştir. Bu durumda, olayda 236. maddede belirtilen şartların davacı açısından oluşup oluşmadığının araştırılması suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, yeniden verilecek kararda işlemin para cezasına ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı yönünden değerlendirilme yapılması gerektiği de tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.