Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/947 E. , 2022/5351 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/947
Karar No : 2022/5351
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.. , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı tarafından kanuni düzenlemeler ile kendisine tanınan istirahat sürelerinin bitim tarihi olan 26/01/2017 tarihinde göreve başlaması gerekirken başlamadığının sabit olduğu, anılan tarihten sonra mazereti olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin davalı idareye ve dava dosyasına ibraz edilmemiş olması karşısında, davacının mazereti olmaksızın kesintisiz olarak görevine gelmediğinden bahisle görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Doğum izninin altı aya çıktığını duyması üzerine kurumla iletişime geçmediği, yasal izninin sona ermesi sonrasında davalı idareye başvurarak ücretsiz izin talebinde bulunduğu, kullanılmayan yıllık izinleri bulunurken bunları kullanmayarak göreve gelmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı idarenin devamsızlığın takibi konusunda sorumlu olduğu ancak buna rağmen devamsızlık ile ilgili bir tutanak tutulmadığı, iki adet sağlık raporu olmasına rağmen bunların dikkate alınmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının 26/10/2016 tarihinde doğum yaptığı, doğum raporunun, yıllık izin durumunu öğrenmek için Nisan ayında müdürlüğü aradığında kendisinden gönderilmesinin istenildiği, raporun idareye 14/04/2017 tarihinde gönderildiği, sağlık sorunları devam eden davacının 19/04/2017 tarihinde Peri Anal Apse ameliyatı olduğu, kendisine Midyat Devlet Hastanesince bu tarihten itibaren 45 gün sağlık raporu verildiği, doğum raporunun idareye geç ibraz edilmesi hususunda 25/04/2017 tarihli Olurla davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, bu tarihe kadar idarece hiç bir işlem yapılmadığı, maaş ödenmeye de devam edildiği, soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt bendi uyarınca özürsüz olarak bir yılda 20 gün göreve gelmemekten Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklifinin getirildiği; ancak, 25/01/2017 – 18/04/2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak görev mahallini terk ettiğinden bahisle … tarih ve … sayılı işlemle aynı Kanun’un 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılması üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Çekilme” başlıklı 94. maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 104. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde; “Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. (…)” hükmü; 108. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde ise; “Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan olayda, 26/10/2016 tarihinde doğum yaparak yasal doğum iznine ayrılan ve doğum izni sonrası 25/01/2017 tarihinde göreve başlaması gereken davacının, soruşturma raporunda da ifade edildiği üzere Nisan ayında müdürlüğü aradığında doğum raporunu göndermesinin istenilmesi üzerine idare tarafından doğum izninde olduğunun anlaşıldığı, bir başka ifadeyle idarenin davacının doğum izninde olduğunu bilmesi gerektiği açık olduğundan, başlaması gereken zamanı da bilmesi gerektiği; ücretsiz izin talebinde bulunduğu iddiasının soruşturma kapsamında araştırılmadığı, 2016 ve 2017 yılından yıllık izin hakkı bulunan davacının, bu izinleri dahi kullanmadan göreve gelmemesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, 25/01/2017 tarihinde göreve başlamayan davacıya herhangi bir uyarı ve bildirimin de yapılmadığı, göreve gelmediğine ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve maaşının ödenmeye devam edildiği, davacının göreve başlaması gereken tarihten yaklaşık 6,5 ay sonra memuriyetten çekilmiş sayılmasına karar verildiği görüldüğünden, davacının göreve zamanında başlamamasının davacının ihmalinden kaynaklanmadığı sonucuna ulaşılmış olduğundan, davacının “memuriyetten çekilmiş sayılmasına” ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.