Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5448 E. , 2022/5621 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5448
Karar No : 2022/5621
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, …Mahallesi, …Ada, …parselde (eski …parsel) kayıtlı riskli yapı niteliği bulunan binanın yıkılarak inşa edilen yeni yapıya ilişkin ihtirazi kayıtla ödenen 232.943,00-TL yapı kullanma izni harcının iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla;6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 7/9. maddesinde, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu, aynı Yasa’nın 6704 sayılı Kanun’un 24.maddesiyle değişen 7/10. maddesinde ise “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.” kuralına yer verildiği,2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 80. maddesinin (f) bendinde ise, yapı kullanma izni verilmesi işlerinin “yapı kullanma izni harcına” tabi olduğunun hüküm altına alındığı;dosyanın incelenmesinden;davacı tarafından riskli yapı şerhi taşıyan İstanbul ili, Bakırköy İlçesi, … Mahallesi, …Ada, …parselde (eski …parsel) kayıtlı taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilmek için satın alındığı ve yapılan yapı için davalı idarece tahakkuk ettirilen 232.943,00-TL yapı kullanma izni harcının ödendiği,daha sonra da anılan taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında harçtan muaf olduğu ileri sürülerek ödenen harcın iptali ve iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda, davaya konu yeni inşa edilen yapının öncesinde var olan binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında “riskli yapı” olarak tespit edildiğine dair taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, anılan Kanun kapsamında yapılan devir ve tesciller ile uygulamaların belediyelerce alınan harçlardan muaf olduğu da göz önüne alındığında davacı adına tahakkuk ettirilip ödenen uyuşmazlık konusu harçta yasal isabet görülmediği; diğer taraftan, 6306 sayılı Kanun’un 1. maddesinde,amacının,afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak tanımlandığı, dolayısıyla “riskli yapı” olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bina yapılması halinde, söz konusu riskli binanın yenilenmiş olduğu, riskli yapı konumunda iken, Kanun kapsamındaki uygulamalar neticesinde yeni yapı haline getirilen bu yapının satışı, devri ve tescili gibi işlemlerin de harca tabi tutulmasının kanun koyucunun yukarıda öngördüğü amaca aykırılık teşkil edeceği belirtilerek davanın kabulüne, dava konusu yapı kullanma izni harcı tahakkukuna ilişkin işlemin iptaline, ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6306 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasında öngörülen istisnanın,yine 7.maddenin 10.fıkrasının ilk halinde, sadece riskli alanlarda yapılan uygulamalar için geçerli olmak üzere yeniden yapılan yapıların, yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması haline yönelik olarak harç ve ücret farklarının alınacağı yönündeki istisnai bir düzenlemeyle sınırlandırıldığı,anılan maddede yapılan değişiklikle ise, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılan yapıların da, önceki durumu ile eşdeğer olmama kriterinden hareketle bu düzenlemenin kapsamı içerisine alındığı;6306 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle, öngörülen istisna hükmünün uygulama alanının, yapının önceki durumuna göre oluşan farklılıklara göre yani yapının kullanım maksadı ve alanındaki artışa göre belirlendiği, kişilere ya da yapının bulunduğu yere ya da yapıldığı zamana yönelik herhangi bir muafiyet ve istisnaya yer verilmediği, uygulamaya katılan kişileri uygulamaya başlama zamanına göre ayrıcalıklı konuma getirmeyi de hedeflemediğinin görüldüğü,söz konusu düzenlemeler ile riskli yapıların yıkımına kadar olan süreçte muafiyetlerin devam ettiği, yerine yenisinin yapılması aşamasında ise yürürlükte olan Kanun ve Yönetmelik hükümlerine tabi kılınmasının derhal uygulanırlık ilkesine aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, yasa değişikliğinden önce riskli alanda uygulamaya başlamış kişiler için öngörülmüş bir kazanılmış hakkın varlığının söz konusu olmadığı, aksine bir yaklaşımın kanun önünde eşitlik ilkesini de zedeleyeceği; dava dosyasının incelenmesinden, davacın hak sahibi olduğu İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, … Mahallesi, …Ada, …parselde kayıtlı taşınmazda bulunan mevcut yapının “riskli yapı” olarak tespit edilerek tapu kaydına “6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır” şerhinin konulduğu, akabinde mevcut riskli yapının yıktırıldığı, davacı tarafından söz konusu taşınmazda yeniden inşa edilen konut ve iş yerlerine ilişkin olarak davalı idareye 16/02/2018 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen 232.943,00-TL yapı kullanma izni harcının iptal ve iadesi istemiyle de işbu davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda, riskli yapı tespiti yapılan ve ticari depo olarak kullanılan 1.251 metrekare büyüklüğündeki taşınmazın yıkılması sonucunda 46.612,99 metrekare alan üzerine iki bloktan oluşan 208 ofis, 188 konut ve 2 adet ticari amaçlı iş yerinin inşa edildiğinin görüldüğü;bu durumda, 6306 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 10. fıkrasında, 6704 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle yapılan değişiklikle, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince, Yasa kapsamında riskli yapı olduğu belirlenen yapının yıkımı sonrasında yeniden inşasında, yeni yapıdaki ilaveler ve yeni yapı alanındaki artışlar için harç ve ücret farklarının alınacağı hüküm altına alındığından, kullanım maksadı değişikliği ve inşaat alanı dikkate alınarak yapılan tahakkukta ve ödenen harçta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu taşınmazın inşasına ilişkin sözleşmenin 16/04/2016 tarihinde imzalandığı ve yeni yapıyla ilgili tüm izinlerin de o tarihte yürürlükte olan Kanunlar kapsamında alındığı,dolayısıyla 6306 sayılı Kanun’da yer alan istisnaya ilişkin davacı lehine kazanılmış hak doğduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, … Mahallesi, …Ada, …parselde (eski …parsel) kayıtlı riskli yapı niteliği bulunan binanın yıkılarak inşa edilen yeni yapıya ilişkin ihtirazi kayıtla ödenen 232.943,00-TL yapı kullanma izni harcının iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un, “dönüşüm gelirleri” başlıklı 7.maddesinin 9.fıkrasında ise, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiş olup,aynı maddenin 10.fıkrasında ise;”Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.” hükmü yer almaktadır.
Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin “Kira Yardımı ve Diğer Yardımlar” başlıklı 16. maddesine eklenen ve 02/07/2013 tarihinden itibaren yürürlükte olan 9. fıkrasında;
Kanun kapsamında,
a) İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaf olduğu,
b) Riskli alanlarda gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, ilgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farklarının alınacağı,
c) Uygulama alanındaki mevcut yapıların imar mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetlerinin uygulanacağı,
ç) Alınmaması gereken harç, vergi ve ücretlerin ise,
1) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca alınan noter harçları,
2) Harçlar Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları,
3) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 79., 80., 84. ve Ek 1. maddesi uyarınca belediyelerce alınan harçlar,
4) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi,
5) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi,
6) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; Belediye Gelirleri Kanunu’nun 86., 87., 88. ve 97. maddeleri ile 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. ve 23. maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret,
7) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi olduğu hüküm altına alınmıştır.
6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasında yer alan;“Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki” ibaresi, 14/04/2016 tarihli 6704 sayılı Kanun’un 24.maddesiyle 26/04/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması hâlinde,” şeklinde değiştirilmiştir.
Uygulama Yönetmeliğinde yapılan 27 Ekim 2016 tarihli değişiklik ile de; 9.fıkranın b) bendi, “Uygulama alanında gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, ilgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır” şeklinde; alınmaması gereken harç, vergi ve ücretlere ilişkin 6 numaralı alt bend ise; ” Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. ve 23. maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret.” şeklinde değiştirilmiştir.6 numaralı alt bendde yapılan bu değişiklik ile Belediye Gelirleri Kanunu’nun 86, 87, 88 ve 97 maddeleri uyarınca alınan katılma payları ve ücretler istisna kapsamı dışına çıkarılmıştır.
6306 sayılı Kanun’un vergi ve harç istisnası ile ilgili 7.maddenin 10.fıkrası 7153 sayılı Kanunla yapılan ve 10/12/2018 tarihinden itibaren geçerli olan değişiklikle; “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair 21/06/2019 tarihli Yönetmelikle ise, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 79,mük.79,80 ve Ek . maddeleri istisna kapsamında yer alırken 86, 87, 88 ve 97. maddeleri uyarınca alınan katılma payları ve ücretler yine istisna dışında bırakılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “imarla ilgili harçlar” başlıklı 80.maddesinin (f) fıkrasında ise; yapı kullanma izni verilmesi işlerinin yapı kullanma izni harcına tabi olduğu hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden;6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrası ile anılan Kanun uyarınca yapılan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalara ilişkin yine maddede belirtilen vergi,harç ve ücretlere yönelik öngörülen istisna hükmü ile genel bir kural getirildiği,ancak 7.maddenin 10.fıkrasının ilk halinde, uygulamada bulunulan riskli alanlarda yeniden yapılan yapıların, yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması haline yönelik olarak yani kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için belediyelerce harç ve ücret farklarının alınacağı yönünde getirilen düzenleme ile dokuzuncu fıkraya istisna bir düzenleme getirildiği anlaşılmaktadır.
6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasında 14/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikle, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde uygulamada bulunulması durumunda da, yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması haline yönelik olarak yani kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için harç ve ücret farklarının alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.Yine,anılan fıkrada 10/12/2018 tarihinden itibaren geçerli olan değişiklikle de,fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanının istisna kapsamında olduğunun ve aşan kısım için belediyelerce harç ve ücret alınacağının hüküm altına alındığı görülmektedir.
Belirtilen düzenlemelere göre, Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasında 14/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikle bir anlamda istisnanın istisnası olarak değerlendirebileceğimiz Kanun’un 10.fıkrasının uygulama alanı genişletilirken,genel bir istisna hükmü içeren 7.maddenin 9.fıkrasının uygulama alanının daraltıldığı görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden;olayda, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, … Mahallesi, …Ada, …parselde (eski …parsel) kayıtlı bina üzerine 30/12/2014 tarihinde riskli yapı şerhi konulduğu,27/04/2015 tarihinde alınan yapı ruhsatı kapsamında inşa edilen yeni yapıya ilişkin 16/02/2018 tarihinde ödenen 232.943,00-TL yapı kullanma izni harcının iptal ve iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı,Vergi Mahkemesince verilen “davanın kabulü” yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge İdare Mahkemesi tarafından kabul edilerek, 6306 sayılı Kanun kapsamında yer alan istisnanın riskli yapıların yıkımına kadar olan süreçte devam ettiği, yerine yenisinin yapılması aşamasında ise yürürlükte olan Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, yasa değişikliğinden önce riskli alanda uygulamaya başlamış kişiler için öngörülmüş bir kazanılmış hakkın varlığının söz konusu olmadığı, aksine bir yaklaşımın kanun önünde eşitlik ilkesini de zedeleyeceği belirtilerek olayda kullanım maksadı değişikliği ve inşaat alanı dikkate alınarak yapılan tahakkukta ve ödenen harçta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden ve yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, 6306 sayılı Kanun’da yer alan istisna hükmü sadece riskli yapıların yıkım sürecinde değil dönüşüm sürecinin tüm aşamalarında geçerlidir.Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde, riskli bina yerine yenisinin inşası aşamasında derhal uygulanırlık ilkesi uyarınca anılan Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasının 14/04/2016 tarihli değişiklik sonrası hali uygulanmış ise de, olayda,dava konusu parselde bulunan yapı üzerine riskli yapı şerhi konulan tarihte 6306 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunan 7.maddesinin 10.fıkrası uyarınca sadece uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması durumunda belediyelerce harç ve ücret farklarının alınacağı öngörülmüş olup, riskli yapıların bulunduğu parsellerde uygulamada bulunulması hali anılan fıkraya dahil edilmemiştir.Uyuşmazlıkta,müteahhit olan davacı şirket tarafından, dava konusu taşınmaza ilişkin inşai faaliyetle ilgili vergi,harç ve ücret kalemleri de dahil olmak üzere tüm maliyet unsurları dikkate alınarak 6306 sayılı Kanun uyarınca kentsel dönüşüm uygulamasının gerçekleştirildiği anlaşılmış olup,”yürürlükte bulunan hukuka göre bireyler lehine oluşan haklar ya da hukuki durumlar” olarak tanımlanan “kazanılmış hak”kın olayda davacı lehine gerçekleştiği, bu yaklaşımın kanun önünde eşitlik ilkesine daha uygun olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde anılan Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasının 14/04/2016 değişikliği öncesi ilk halinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; 6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca belediyelerce alınan harçlardan istisna olan taşınmaza ilişkin ödenen yapı kullanma izni harcında ve davanın yukarıda yazılı gerekçeyle kabulüne ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.