Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1789 E. 2022/5755 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1789 E.  ,  2022/5755 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1789
Karar No : 2022/5755

YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
İSTEYEN DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … (Mülga …)
VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri Başkan V. …
Hukuk Müşaviri …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
3- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Polis memuru olarak görev yapan davacının; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem ile söz konusu işlemin dayanağı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/22. ve 15. maddelerinin, Anayasa’nın 38/3. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesine aykırı olduğu iddiasıyla iptali ve 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açtığı davada, Danıştay Onikinci Dairesince verilen davanın reddi yolundaki 09/04/2014 günlü, E:2009/1120, K:2014/2388 sayılı kararın kesinleşmesinden sonra Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılarak işlemin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Anayasa Mahkemesince 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin ilk cümlesini oybirliği ile iptal edildiği, tesis edilen meslekten çıkarma işleminin yasal dayanağının kalmadığı, Anayasa’nın 153. maddesinde “Anayasa Mahkemesi kararları Resim Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organları, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesine yer verildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı olduğu, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI :
Davalı … (Mülga …) tarafından özetle, istemin reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı … Bakanlığı tarafından özetle; istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı … Valiliği tarafından özetle; davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Yasal şartlar oluşmadığından, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53/1. maddesinde, yargılamanın yenilenmesi sebepleri tek tek sayılmış olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar anılan yasa maddesinde belirtilen sebeplerden hiçbirisine uymadığından yargılamanın yenilenmesi isteminin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır
Açıklanan nedenlerle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/42947 sayılı esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/22. maddesinde “Kaçakçılarla ilişki kurmak” fiili için meslekten çıkarma cezası öngörülmüştür.
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kaçakçılık yaptığı ortaya çıkan kişilerden M.S.A ile irtibatı olduğundan bahisle Ankara Valilği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem ile söz konusu işlemin dayanağı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/22. ve 15. maddelerinin, Anayasa’nın 38/3. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesine aykırı olduğu iddiasıyla iptali ve 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onikinci Dairesinin 09/04/2014 günlü, E:2009/1120, K:2014/2388 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının temyiz istemi hakkında, Danıştay Onikinci Dairesinin 05/11/2015 günlü, E:2009/1120, K:2014/2388, Temyiz No:2014/207 sayılı kararıyla “temyiz isteminde bulunulmamış” sayılmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153. maddesinde “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…)(2) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 83. maddesinde, “Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır.” kuralı yer almıştır.
29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “…disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ‘suçta kanunilik’ ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan ‘kanuni düzenleme’ ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlıklı 37. maddesinde, “(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır…”; “Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur…” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) (Değişik:10/6/1994-4001/23 md.) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,
ı) (Ek:15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Ek ibare : 25/7/2018-7145/4 md.) veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.” nedenlerinden biri ile yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği; 2. fıkrasında yargılamanın yenilenmesi isteklerinin esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanacağı hükme bağlanmış; anılan hükmün 4928 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrasında da yargılamanın yenilenmesi süresinin, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün olduğu, bu sürelerin, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanacağı kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik “Yargılamanın yenilenmesi usulü” başlıklı 55. maddesinde ise, isteğin ilişkin olduğu konu, diğer bir daire veya mahkemenin görevine girmiş ise kararın bu daire veya mahkemece verileceği, karşı tarafın savunması alındıktan sonra isteklerin inceleneceği ve kanunda yazılı sebeplerin varlığı durumunda davaya yeniden bakılarak karar verileceği, yargılamanın yenilenmesi istemlerinin, kanunda yazılı sebeplere dayanmaması durumunda ise istemin reddine karar verileceği ve yargılamanın yenilenmesi istemlerinde duruşma yapılmasının, görevli daire veya mahkemenin kararına bağlı olduğu hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi için öngörülen nedenler sınırlayıcı bir şekilde belirtilmiştir. Bu sebeplerin dışında herhangi bir nedene dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması mümkün değildir.
Davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi istenilmiş ise de, Tüzük hükmünün dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığı, ayrıca ileri sürülen diğer hususların da 2577 sayılı Kanun’un 53/1 maddesinde yazılı sebeplerin hiçbirisine uymadığı, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi gerekçesi oluşturacak başkaca hukuki gerekçeye de yer verilmediği anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4- Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5- Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.