Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3470 E. 2022/6458 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3470 E.  ,  2022/6458 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3470
Karar No : 2022/6458

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, taşınmazlarına … tarih ve … ve … tarih ve … sayılı haciz bildirileri üzerine konulan haczin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı adına 1998/3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 ve 1999/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin kesilen vergi cezalarının 01/05/2007 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emirleri ile takip edildiği ve ödeme emirlerinin davacı tarafından Mahkemelerinin E:… ila E:.. sayılı dava dosyalarında dava konusu yapıldığı, söz konusu davaların reddine ilişkin kararların 15/05/2008 tarihinde ve davalı idare tarafından düzenlenen karar harçları ile haksız çıkma zammını ihtiva eden 2 Nolu ihbarnamelerin ise 12/06/2008 tarihinde cezaevinde davacıya tebliğ edildiği, davacının ceza hükmünün kesinleşmesi nedeniyle … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:.. , K:… sayılı kararıyla kısıtlandığı ve davacıya eşinin vasi olarak atandığı, 2003/1-12 dönemine ilişkin beyan üzerine tahakkuk ettiği anlaşılan yıllık gelir vergisinin, damga vergisinin ve ödeme emirlerine karşı açılan davaların reddi nedeniyle hesaplanan haksız çıkma zamlarının ve karar harçlarının takibi amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca davacının vasisine tebliğ edilmesi gerekirken 03/10/2009 tarihinde cezaevinde davacıya tebliğ edildiği, daha sonra … tarih ve … sayılı haciz bildirisi ile davacıya ait Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, … Mah.No:… adresindeki mesken niteliğindeki taşınmazın haczedildiği, söz konusu haczin Mahkemelerinin … tarihli ve E. … , K…. sayılı kararı ile iptal edildiği, ayrıca, davacının taşınmazlarına … tarih ve … sayılı haciz yazısı ve … tarih ve … sayılı haciz yazısı ile haciz konulması üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı, dava konusu haciz işlemine dayanak olan 2003 yılına ilişkin beyan üzerine tahakkuk ettiği anlaşılan yıllık gelir vergisi, damga vergisi ile ödeme emirlerine karşı açılan davaların reddi nedeniyle hesaplanan haksız çıkma zamlarının ve karar harçlarının takibi amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, davacının … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…;K:… sayılı kararıyla kısıtlanması ve davacıya eşinin vasi olarak atanması nedeniyle 213 sayılı Kanun’un 94.vd. madde hükümleri uyarınca davacının vasisine tebliğ edilmesi gerekirken, 03/10/2009 tarihinde cezaevinde davacıya tebliğ yapıldığı anlaşıldığından, davacıya usule uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmeden 2003/1-12 dönemine ilişkin yıllık gelir vergisi, damga vergisi, haksız çıkma zamları ve karar harçlarının tahsili amacıyla yapılan dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, haciz işleminin davacının vadesinde ödemediği 1998/3 ila 12 ve 1999/1 ila 12 dönemlerine ilişkin vergi cezalarından kaynaklanan kısmı hakkında ise; söz konusu cezaların 01/05/2007 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emirleri ile takip edildiği ve ödeme emirlerinin davacı tarafından Mahkemelerinin E:… ila E:… sayılı dava dosyalarında dava konusu yapıldığı, söz konusu davaların reddi üzerine davalı idare tarafından düzenlenen karar harçları ile haksız çıkma zammını ihtiva eden 2 Nolu ihbarnamelerin 12/06/2008 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, Mahkemelerinin 26/12/2017 tarihli ara kararları ile davalı idareye tahsil zamanaşımını kesen sebeplere ilişkin olarak sorulan hususlara verilen yanıtlardan, dava konusu amme alacaklarının vadesinin 2004, 2006 ve 2008 yıllarına ait olduğu, söz konusu ödeme emirlerinin davacıya 01/05/2007 ve 03/10/2009 tarihlerinde tebliğ edildiği ve 2014 ile 2015 yıllarında taşınmazlar üzerine haciz tatbik edildiği şeklinde cevap verildiği; incelenen dönemlere ilişkin olarak dava konusu amme alacaklarının vadesinin 2006 yılı olduğu söz konusu amme alacaklarının takibine ilişkin ödeme emirlerinin 01/05/2007 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ödeme emri tebliği ile bu tarihte kesilen tahsil zamanaşımının 2008 yılının başından itibaren yeniden işlemeye başladığı ve 31/12/2012 tarihine kadar amme alacağının tahsil edilmesi gerektiği, dava konusu haciz işlemlerinin ise 2013, 2014 ve 2015 yıllarında konulduğu dikkate alındığında, amme alacağı tahsil zamanaşımına uğradıktan sonra tesis edilen hacizlerin zamanaşımını kesmeyeceği, ödeme emrinin en son tebliğ edildiği tarihten sonra beş (5) yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalı idare tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı ve zamanaşımını kesen başkaca herhangi bir neden de davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilemediğinden ve amme alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşından başlamak kaydıyla 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağından, bu alacaklara dayalı dava konusu haciz işleminde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava kabul edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idare tarafından verilen istinaf dilekçesi ekinde bankalar nezdinde hesap sorgulama formu, menkul mal satış tutanağı, tahakkuk ve tahsilat sorgulama formları, ödeme çıktıları sunularak davacının Ziraat Bankasında bulunan hesabına e-haciz tatbiki ve menkul mal satışı yapılmasının tahsil zamanaşımını kestiği ileri sürülmekte ise de, … Bankası’na gönderilen 02/08/2012 tarihli haciz bildirileri üzerine 0,01 TL ve 3,64 TL tutarındaki hesaplara bloke konulmasının, davacının gerçek anlamda tasarrufta bulunduğu hesaplar üzerine uygulanan haciz olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan, 2010 yılına ilişkin olarak okunaksız menkul mal satış tutanağının hangi borçlara ilişkin olduğunun anlaşılamaması, bu satışa ait haciz bildirisinin mevcut bulunmaması, kayden ve mahsuben yapılan ödemeler dışında, hacizli mal satışı yazılmak suretiyle gerçekleştirilen ödeme tutarlarının küçüklüğü birlikte değerlendirildiğinde tahsil zamanaşımının kesildiğinin idare tarafından kanıtlanamadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusu belirtilen gerekçelerle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, haczin dayanağı alacaklara ilişkin tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı, dosyaya sunulan davacıya ait bankalar nezdinde hesap sorgulama formu ve menkul mal satış tutanağından görüleceği üzere tahsil zamanaşımını kesen sebeplerin bulunduğu, dava konusu haczin dayanağı alacaklar yönünden tahsil zamanaşımının söz konusu olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, dava konusu haciz işleminin 2003 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi, damga vergisi, haksız çıkma zamları ve karar harçlarının tahsil edilememesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilecekleri; 102. maddesinde, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı; 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza Mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı süresinin başlangıcının yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı süresi başlangıcının teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu haczin dayanağı amme alacaklarının vadesinin 2004, 2006 ve 2008 yıllarına ait olduğu, bu alacakları içeren ödeme emirlerinin davacıya 01/05/2007 ve 03/10/2009 tarihlerinde tebliğ edildiği, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında taşınmazlar üzerine haciz tatbik edildiğinin anlaşıldığı olayda, amme alacağı tahsil zamanaşımına uğradıktan sonra tesis edilen hacizlerin zamanaşımını kesmeyeceği bu durumda zamanaşımına uğrayan amme alacakları için tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu hacizleri kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun davalı idare tarafından verilen istinaf dilekçesi ekinde bankalar nezdinde hesap sorgulama formu, menkul mal satış tutanağı, tahakkuk ve tahsilat sorgulama formları, ödeme çıktıları incelenmek suretiyle reddedildiği görülmüştür. Davalı idarece sunulan belgelerin incelenmesinden; 2010 tarihli menkulmal satış tutanağından davacıya ait muhtelif malların (halı, kilim, buzdolabı, çamaşır makinası, bilgisayar, fotokopi, faks) 450.000,00TL’ye Yaşar İlhan’a satıldığının, ayrıca … Bankası hesabına gönderilen 02/08/2012 tarihli haciz bildirileri üzerine davacının 0,01 TL ve 3,64 TL tutarındaki hesaplarına bloke konulduğunun görülmesi karşısında yukarıda izah edilen mevzuat hükümleri uyarınca 2010 ve 2012 yıllarında kesilen zamanaşımı nedeniyle tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu haciz işlemini amme alacağının tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle iptal eden Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu haciz işleminin 2003/1-12 dönemine ilişkin yıllık gelir vergisi, damga vergisi, haksız çıkma zamları ve karar harçlarına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu haczin, davacı adına 1998/3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 ve 1999/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi cezalarına yönelik kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.