Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/1866 E. , 2022/4387 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1866
Karar No : 2022/4387
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …İçecek Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 2013 yılı hesap ve işlemlerinin randıman kapsamında sınırlı incelenmesi neticesinde kurumlar vergisine ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitlerden hareketle özel tüketim vergisi yönünden düzenlenen vergi inceleme raporu ile kayıtlarına yansıtmadan bir miktar dökme rakı üretiminde bulunarak sattığının tespit edildiğinden bahisle 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile fazladan özel tüketim vergisi tecil edildiğinden bahisle aynı yılın Ekim dönemine ilişkin olarak ikmalen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden olayda, davacı adına aynı döneme ilişkin olarak aynı nedenle yapılan cezalı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada davacı şirketin kayıt dışı hasılatı bulunmadığı sonucuna varılarak cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının kaldırılmasına hükmedildiğinden, tekerrür uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık görülmediği; davacı tarafından yapılan ihraç kaydıyla satışa istinaden tecil edilecek özel tüketim vergisi olarak belirtilen vergi tutarıyla ilgili olarak davacı tarafından 2013 yılının Ekim dönemine ait özel tüketim vergisi beyannamesinde sadece ”indirimler” hesabında gösterilmek suretiyle düzeltme yapıldığı, iade nedeniyle tecil edilecek özel tüketim vergisi tutarından düşülmesi gereken özel tüketim vergisi tutarıyla ilgili olarak ise sonradan herhangi bir düzeltme yapılmadığı, dava dosyasında aksini gösteren başkaca bir bilgi veya belgenin bulunmadığı gibi davacının da bu hususa ilişkin herhangi bir iddiasının olmadığı gerekçesiyle davanın fazladan ve yersiz olarak özel tüketim vergisi tecil edildiğinden bahisle 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin olarak ikmalen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, tekerrür hükümleri uygulanmış vergi ziyaı cezasına gelince; tekerrüre esas alınan cezanın 02/05/2012 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri nedeniyle artırılarak kesilen kısmında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kayıt dışı hasılat elde edildiğinden bahisle 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının iptaline, fazladan özel tüketim vergisinin tecil edildiğinden bahisle 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin ikmalen tarh edilen özel tüketim vergisi ve tekerrür uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; 4760 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, bu Kanuna ekli listelerdeki malların ihracat teslimleri maddede sıralanan şartlarla vergiden müstesna tutulacağı kurula bağlanmış, dava konusu dönemde yürürlükte bulunan 30/07/2002 tarih ve 24831 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış (1) Seri No’lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği’nin 5.1.3 kısmında yer verilen özel tüketim vergisi mükelleflerince ihracat istisnası uygulanarak ihraç edilen malların, Gümrük Kanunu hükümlerine göre geri gelmesi halinde ithalatta özel tüketim vergisi uygulanmayacağı, ancak, ihracatçıların özel tüketim vergisi iadesinden yararlandığı ihracat işlemine konu malların veya özel tüketim vergisi ödemeksizin ihraç kaydıyla satın alarak ihraç ettiği malların geri gelmesi halinde, gümrük idaresince geri gelen mallar için ithalatın yapıldığı tarih itibariyle özel tüketim vergisi uygulanacağı, bu nedenle geri gelen mallar için gümrük idaresinin, ihracatçının özel tüketim vergisi iadesinden veya tecil-terkin uygulamasından yararlanıp yararlanmadığını ihracatçının bağlı olduğu vergi dairesinden tespit edeceği ve buna göre işlem yapacağı, ihraç kaydıyla yapılan teslimlere ilişkin olarak, ihraç kaydıyla teslimde bulunan mükellefin tecil edilen vergisi henüz terkin edilmemişse, ihracatçının özel tüketim vergisini gümrük idaresine ödediğinin tevsiki üzerine, vergi dairesince tecil edilen verginin gecikme zammı uygulanmaksızın terkin edileceğinin düzenlendiği, dosyanın incelenmesinden, davacının … tarih ve … sayılı faturası ile ihraç kayıtlı olarak … Alkollü İçecekler Ticaret Anonim Şirketine satılan, alıcı firma tarafından satıştan üç ay içerisinde ihraç olunmakla birlikte geri gelmesi nedeniyle antrepoya alınıp 26/09/2013 tarih ve 88650 sayılı beyanname ile tekrar ithal edilen ancak 31/10/2013 tarihli satıcı firma faturası ile iade olan eşya için davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, sadece indirimlere kaydetmek suretiyle düzeltme yapıldığı bu durumda emtiaya isabet eden verginin tecil edilmesi gereken vergiden düşülmesi halinde aynı miktarda verginin ödenmesi gerekeceğinden ziyaa uğratıldığından bahisle özel tüketim vergisinin ikmalen cezalı olarak tarhı gerektiği belirtilmiş ise de; bu verginin zaten davacı tarafından beyana dayalı olarak tarh ettirildiği, yalnızca emtianın ihraç kayıtlı satılmış olması nedeniyle istisna kapsamında tecil edilecek vergi olarak gösterildiği, emtianın istisna ile öngörülen sürede alıcısı tarafından ihraç edildiği fakat neticede geri geldiği ve davacıya iadesi üzerine gümrük idaresine vergisinin belirtilen Genel Tebliğ hükümleri çerçevesinde yapılan yazışmaların ardından davacı şirket tarafından vergi incelemesinden çok önce … tarih ve… sayılı makbuz ile ödendiğinin de sabit bulunduğu, ortada Hazineye intikal etmemiş veya ettirildikten sonra iade alınmış bir verginin olmadığı, bu noktadan sonra vergi incelemesinde istisna uygulaması kapsamında eksik vergi ödemesi yapıldığı sonucuna varılsa dahi uygulanacak yöntemin artık vergi tarhı değil, Tebliğin 9.1.2 bölümünde belirtildiği üzere 6183 sayılı Kanunda yazılı bulunduğu, davacının muhasebe kaydı ile dava konusu dönemde verdiği beyanda bulunan eksikliğin ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına dair kurallar çerçevesinde değerlendirilebileceği, vergi inceleme elemanın ise bu yolda bir önerisi bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, dava konusu işlemin 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin ikmalen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmış vergi ziyaı cezası yönünden davanın kısmen reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, işlemin anılan kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Randıman hesaplamasında bulunan sonucun bilimsel ve teknik olduğu, davacının kayıtlarında üretime verilen yaş üzüm miktarının stok ve alım/satım kayıtlarından üretime verilmesi gereken miktarların bulunduğu, alkol miktarı üzerinden kayıt dışı hasılat tespitinin yapıldığı inceleme raporundaki tespitlerin yerinde olduğu bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E… K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.