Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10410 E. , 2022/9458 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10410
Karar No : 2022/9458
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı/..
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) … Bakanlığı
2- (DAVACI) …
İSTEMİN ÖZETİ : … ili, … ilçesi, … Köyü, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı yapılmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 10/07/2019 tarih ve E:2019/14882, K:2019/6921 sayılı bozma kararına uyularak; nazım ve uygulama imar planlarında yer alan günübirlik tesis alanı kullanım kararı yönünden davacı istinaf isteminin reddi, uygulama imar planında yer alan 10 metrelik imar yolu yönünden davacı istinaf isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin bu kısmının iptali yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, iptale ilişkin kısmı davalı idare tarafından, redde ilişkin kısmı davacı tarafından usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 10/11/2022 tarihinde, kararın taşınmazın nazım ve uygulama imar planlarında günübirlik tesis alanında kalan kısmı yönünden oybirliğiyle, uygulama imar planında 10 metrelik imar yolunda kalan kısmı yönünden oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) : Dava, … ili, … ilçesi, … Köyü, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı yapılmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve… sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında günübirlik tesis alanı ve konut alanı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında ise günübirlik tesis alanı, konut alanı, ve 10 metre enkesitli yol olarak işlevlendirildiği, bu 10 metrelik yolun üst ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın, dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında uyuşmazlık konusu taşınmaza getirilen 10 metre enkesitli yol fonksiyonu yönünden değerlendirilmesinde;
Uyuşmazlıkta nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metre enkesitli yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
3194 sayılı Kanunun ”Tanımlar” başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları göz önünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi enkesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkili olması gerekir.
Bu kapsamda özellikle yapı adaları arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Bu durumda, nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metre enkesitli yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı, dava konusu uygulama imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun anılan nazım imar planı ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, imar planı kapsamında şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevuatına uygun bulunup bulunmadığı hususları yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında 10 metre enkesitli yol öngörülmediğinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yola ilişkin kısmının üst ölçekli nazım imar planına, plan hiyerarşisine, planların kademeli birlikteliği ilkesine ve imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle 10 metre enkesitli yol fonksiyonu yönünden işlemin iptali yolunda Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.