Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2363 E. 2022/5622 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2363 E.  ,  2022/5622 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2363
Karar No : 2022/5622

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnş. Taah. Sağlık Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul İli,Kartal İlçesi,… Ada, … parselde kayıtlı riskli yapı niteliği bulunan binanın yıkılarak inşa edilen yeni yapıya ilişkin ödenen 271.037,00 -TL yapı kullanma izni harcının iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmaz üzerinde inşa edilen …ve… blokları için 29/01/2019 tarihinde ödenen 266.924,00-TL ve …blok için ek olarak 04/02/2019 tarihinde ödenen 4.113,00-TL olmak üzere toplam 271.037,00-TL iskan harcının taşınmazın bulunduğu alanın 6306 sayılı Kanun’un 7/9. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bahisle iptali ve ödeme tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı;6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 7/9. maddesinde, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu, aynı Yasa’nın 7/10. maddesinin ilk halinde ise, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farklarının alınacağı hükümlerinin yer aldığı, 6306 sayılı Kanun’un 7/10. maddesinde “gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki” ibaresinin “riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde” şeklinde değiştirildiği, bu değişikliğin Kanun’un uygulama alanını daraltmadığı, aksine uygulama alanını genişlettiği, idarenin iddia ettiği şekilde değişikliğin harç muafiyetini ortadan kaldırır bir ibare içermediği, olayda, taşınmazın bulunduğu alanın riskli alan olarak tescilinin halen devam ettiği ve Yasada bu muafiyeti ortadan kaldırır bir düzenleme bulunmadığı halde anılan maddeye atıfla davacıdan iskan harcı tahsil edildiğinin görüldüğü; bu durumda, üzerinde 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı şerhi bulunan ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca her türlü harçtan muaf olduğu açık olan taşınmazlara ilişkin ödenen uyuşmazlık konusu iskan harçlarında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen 266.924,00-TL ve 4.113,00-TL olmak üzere toplam 271.037,00-TL iskan harcının ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Temyize konu kararda, İstinaf başvurusunun reddine ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmediği,6306 sayılı Kanun’un 7/9.maddesi uyarınca tam bir muafiyet uygulanırken 7/10.maddesinde 14/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikle harç muafiyetinin daraltıldığı,dava konusu harcın tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından, İstanbul İli,Kartal İlçesi,… Ada, … parselde kayıtlı riskli yapı niteliği bulunan binanın yıkılarak inşa edilen yeni yapıya ilişkin ödenen yapı kullanma izni harcının iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un, “dönüşüm gelirleri” başlıklı 7.maddesinin 9.fıkrasında ise, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiş olup,aynı maddenin 10.fıkrasında ise;”Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.” hükmü yer almaktadır.
Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin “Kira Yardımı ve Diğer Yardımlar” başlıklı 16. maddesine eklenen ve 02/07/2013 tarihinden itibaren yürürlükte olan 9. fıkrasında;
Kanun kapsamında,
a) İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaf olduğu,
b) Riskli alanlarda gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, ilgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farklarının alınacağı,
c) Uygulama alanındaki mevcut yapıların imar mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetlerinin uygulanacağı,
ç) Alınmaması gereken harç, vergi ve ücretlerin ise,
1) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca alınan noter harçları,
2) Harçlar Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları,
3) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 79., 80., 84. ve Ek 1. maddesi uyarınca belediyelerce alınan harçlar,
4) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi,
5) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi,
6) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; Belediye Gelirleri Kanunu’nun 86., 87., 88. ve 97. maddeleri ile 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. ve 23. maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret,
7) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi olduğu hüküm altına alınmıştır.
6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasında yer alan;“Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki” ibaresi, 14/04/2016 tarihli 6704 sayılı Kanun’un 24.maddesiyle 26/04/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması hâlinde,” şeklinde değiştirilmiştir.
Uygulama Yönetmeliğinde yapılan 27 Ekim 2016 tarihli değişiklik ile de; 9.fıkranın b) bendi, “Uygulama alanında gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, ilgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır” şeklinde; alınmaması gereken harç, vergi ve ücretlere ilişkin 6 numaralı alt bend ise; ” Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. ve 23. maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret.” şeklinde değiştirilmiştir.6 numaralı alt bendde yapılan bu değişiklik ile Belediye Gelirleri Kanunu’nun 86, 87, 88 ve 97 maddeleri uyarınca alınan katılma payları ve ücretler istisna kapsamı dışına çıkarılmıştır.
6306 sayılı Kanun’un vergi ve harç istisnası ile ilgili 7.maddenin 10.fıkrası 7153 sayılı Kanunla yapılan ve 10/12/2018 tarihinden itibaren geçerli olan değişiklikle; “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair 21/06/2019 tarihli Yönetmelikle ise, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 79,mük.79,80 ve Ek 1. maddeleri istisna kapsamında yer alırken 86, 87, 88 ve 97. maddeleri uyarınca alınan katılma payları ve ücretler yine istisna dışında bırakılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “imarla ilgili harçlar” başlıklı 80.maddesinin (f) fıkrasında ise; yapı kullanma izni verilmesi işlerinin yapı kullanma izni harcına tabi olduğu hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden;6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrası ile anılan Kanun uyarınca yapılan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalara ilişkin yine maddede belirtilen vergi,harç ve ücretlere yönelik öngörülen istisna hükmü ile genel bir kural getirildiği,ancak 7.maddenin 10.fıkrasının ilk halinde, uygulamada bulunulan riskli alanlarda yeniden yapılan yapıların, yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması haline yönelik olarak yani kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için belediyelerce harç ve ücret farklarının alınacağı yönünde getirilen düzenleme ile dokuzuncu fıkraya istisna bir düzenleme getirildiği anlaşılmaktadır.
6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasında 14/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikle, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde uygulamada bulunulması durumunda da, yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması haline yönelik olarak yani kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için harç ve ücret farklarının alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.Yine,anılan fıkrada 10/12/2018 tarihinden itibaren geçerli olan değişiklikle de,fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanının istisna kapsamında olduğunun ve aşan kısım için belediyelerce harç ve ücret alınacağının hüküm altına alındığı görülmektedir.
Belirtilen düzenlemelere göre, Kanun’un 7.maddesinin 10.fıkrasında 14/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikle bir anlamda istisnanın istisnası olarak değerlendirebileceğimiz Kanun’un 10.fıkrasının uygulama alanı genişletilirken,genel bir istisna hükmü içeren 7.maddenin 9.fıkrasının uygulama alanının daraltıldığı görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden;olayda, İstanbul İli, Kartal İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … parselde kayıtlı bina üzerine 01/12/2015 tarihinde riskli yapı şerhi konulduğu,02/09/2016 tarihinde alınan yapı ruhsatı kapsamında inşa edilen yeni yapıya ilişkin 29/01/2019 ve 04/02/2019 tarihlerinde ödenen toplam 271.037,00-TL yapı kullanma izni harcının iptal ve iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta,dava konusu parselde bulunan yapı üzerine riskli yapı şerhi konulan tarihte 6306 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunan 7.maddesinin 10.fıkrası uyarınca sadece uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların yıkılan yapının önceki durumuyla eşdeğer olmaması durumunda belediyelerce harç ve ücret farklarının alınacağı öngörülmüş olup, riskli yapıların bulunduğu parsellerde uygulamada bulunulması hali anılan fıkraya dahil edilmemiştir.
Bu durumda; 6306 sayılı Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca belediyelerce alınan harçlardan istisna olan taşınmaza ilişkin ödenen yapı kullanma izni harcında hukuka uyarlık bulunmamakta olup davanın yukarıda yazılı gerekçeyle kabulüne ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararı sonucu itibariyla yerinde olduğundan temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.