Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1333 E. , 2022/5783 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1333
Karar No : 2022/5783
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, “kabule ilişkin kısmının” dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Muğla ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde … memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının, … İdare Mahkemesinin …. günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, anılan işlem nedeniyle açıkta kaldığı dönemde alamadığı maaşlarına karşılık olarak 100.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi zararın görevine son verildiği 20/09/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
…. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…., K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 01/10/2018 günlü, E:2016/15229, K:2018/15910 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Bozma kararına uyulmak suretiyle … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacının tutuklanması nedeniyle görevden uzaklaştırıldığı 14/12/2004-20/09/2005 tarihleri arasında alamadığı 1/3 tutarındaki maaş kesintilerinin toplamının 3.252,18-TL, meslekten ihraç edildiği 20/09/2005 tarihinden yeniden göreve başladığı 20/05/2010 tarihine kadar alamadığı aylık ve diğer ödemeler toplamının 77.667,29-TL olduğu, anılan tarihler arasındaki SGK kayıtları incelendiğinde ise, herhangi bir gelir elde etmediğinin tespit edildiği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararının, iptal edilen idari işlemi ilk tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldırarak o işlemin tesisinden önceki hukuki durumu ortaya koyacağından, işlemin iptali nedeniyle ilgilinin uğradığı zararların idare tarafından tanzim edilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olduğu; bu itibarla, davacının mahrum kaldığı aylık ve diğer ödemelere ilişkin maddi tazminat talebinin 80.919,47-TL’lik kısmının kabul edilerek, anılan tutarın ilk iptal davasının açıldığı 14/07/2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi, maddi tazminat talebinin geriye kalan kısmının ise reddedilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı; öte yandan, idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen yaşam ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya bu tür bir işlem ya da eylem sonucunda bir elemin duyulmuş olması ya da şeref ve haysiyetin zedelenmesi gerektiği gibi kamu düzenini sağlamakla görevli olan idarenin mevzuatın yorumundan kaynaklı hatalı işleminin iptali halinde ağır kusur, kasıtlı işlem tesisi, mahkeme kararının uygulanmaması gibi durumların varlığı dışında her halükarda iptal edilen işlemden dolayı hakkında işlem tesis edilen kişinin üzüntü ve keder duyacağından bahisle manevi tazminata hükmedilmesinin, idari istikrar ilkesi gereğince mümkün bulunmadığı gerekçelerine yer verilmek suretiyle, davacının maddi tazminat talebinin 80.919,47-TL’lik kısmının kabulüne, anılan tutarın ilk iptal davasının açıldığı 14/07/2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine, geriye kalan maddi tazminat ile manevi tazminat isteminin ise reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında idareye bir başvurusunun bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen işlem nedeniyle tazminat hakkının doğmayacağı, hükmolunan maddi tazminat tutarının fahiş ve yasaya aykırı olduğu, hakkında tesis edilen işlemin iptal edilmesi nedeniyle özlük haklarını alacağı açık ise de, maddi tazminat isteminin kabul edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.