Danıştay Kararı 3. Daire 2018/3917 E. 2022/4430 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2018/3917 E.  ,  2022/4430 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/3917
Karar No : 2022/4430

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Çimento Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av. … -Av. … Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin iştirak payının bulunduğu Rusya mukimi … Limited Şirketinin iflas etmesi ve tasfiyesinin 2015 yılında sonuçlanması sebebiyle değersiz hale gelen iştirak hissesine isabet eden ve kanunen kabul edilmeyen giderlere atılan zararın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk eden ve ödenen kurumlar vergisinin kaldırılması ve iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin iştiraki olan anılan şirketin 2015 yılında tasfiyesinin tamamlandığı ve iştirakler hesabında, hisse senetlerinin maliyet bedeli ve iştirak edilen şirketin sermayesinin tamamlanması için ödenen tutar kadar bir zarar meydana geldiği, diğer bir ifade ile şirket aktifine kayıtlı söz konusu hisselerin değerlerini kaybetmesi nedeniyle şirket özsermayesinin bu oranda azaldığı dolayısıyla bunun zarar olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu durumda, aktifte bulunan iştirak hisselerinin iştirak edilen şirketin tasfiyesinin tamamlanması ve ortaklara dağıtılacak herhangi bir meblağın kalmaması sonucu tamamen değersiz hale gelmesi sonucu oluşan zararın ilgili dönem kurumlar vergisi beyannamesinde gider olarak dikkate alınması gerekirken, vergi dairesince kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi suretiyle ihtirazı kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden ve tahsil edilen 586.150,00 TL kurumlar vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle fazladan tahakkuk eden kurumlar vergisi kaldırılarak ödenen tutarın davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca ilişkili kişilere emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel ve fiyat üzerinden mal ve hizmet alım satımında bulunulması halinde, emsallere uygun bedel ve fiyat ile teşebbüs sahibince uygulanan bedel ve fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan fark işletmeden çekilmiş sayılacağından gider olarak kabul edilemeyeceği dolayısıyla dava konusu tahakkukun hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yurt dışı iştiraki olan … Limited Şirketinin iflas ettiği ve tasfiye edilen şirketin hukuken ortadan kalktığı, söz konusu şirketin hisse senetlerinin aktiften çıkartılması nedeniyle hisse senetlerinin maliyet bedeli ve iştirak edilen şirketin sermayesinin tamamlanması için ödenen tutar kadar bir zarar meydana geldiği, bu zararın ticari nitelikte olduğu ve gider olarak yazılması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Davacı şirketin iştiraki Rusya mukimi … Limited Şirketine ait hisse senetlerinin aktiften çıkarılması dolayısıyla oluşan zararın, ticari faaliyetinden sağlanan hasılattan gider olarak indirilebilmesi için giderin, bu hasılatın elde edilmesi veya idame ettirilmesi amacıyla yapılması, yani gelirle gider arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerektiği, söz konusu zararın şirketin ticari kazancının elde edilmesi veya idamesi ile ilgili bir gider olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile yazılı gerekçeyle verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.