Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/3918 E. , 2022/4429 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/3918
Karar No : 2022/4429
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Çimento Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. … -Av. … Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından İngiltere mukimi … Metal&Co Şirketine 2014 ve 2015 yıllarında ödenen kömür ithalat sipariş avansının, ithalatın gerçekleşmemesi nedeniyle takibe alınması sonucu ödemeye yönelik tutar için şüpheli alacak karşılığı ayrılmak suretiyle gider olarak dikkate alınması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk eden ve ödenen kurumlar vergisinin kaldırılması ve iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Çimento üretimi ile iştigal eden davacı şirket tarafından İngiltere mukimi şirkete çimento ihracatı gerçekleştirilip bu şirketten kömür ithal edildiği, 2008 yılından itibaren 129.903.950,45 TL tutarında kömür ithalatı, 13.335.129,81 TL tutarında ise ihracat yapıldığı, davacı şirketin cari hesap dökümleri incelendiğinde, 2014 ve 2015 yıllarının muhtelif dönemlerinde kömür ithalat sipariş avans ödemelerinin yapıldığı, anılan şirketin 2014 yılından itibaren taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle biriken ithalat sipariş avansları, ihracat alacakları ve diğer alacakları için 31/12/2015 tarihi itibarıyla toplam 12.097.127,88 Amerikan Doları (38.224.113,47-TL’nin) tahsili amacıyla açılan davada verilen 21/01/2016 tarihli … Ticaret Mahkemesinin kararında, dava konusu edilen alacakların … Metal&Co Şirketi tarafından davacı şirkete ödenmesine karar verildiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, davacı şirketin kömür ithal ettiği anılan şirkete muhtelif tarihlerde verdiği 16.382.576,06-TL tutarındaki sipariş avansının, şüpheli alacak niteliğini haiz olup olmadığının ortaya konulması gerektiği, bu bağlamda, dava dosyasına ekli bilgi ve belgeler incelendiğinde, çimento üreten davacı şirketin, kömür ithalatı ve çimento ihracatı gerçekleştirdiği şirket ile aralarında faaliyetin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olduğunun açık olması nedeniyle ticari faaliyetin bir unsuru olan ve dava yoluyla takip edilen alacağa ilişkin olarak şüpheli alacak karşılığı ayırma koşulları gerçekleştiğinden söz konusu alacaklar için öncesinde hasılat kaydı yapılmadığından bahisle vergi dairesince kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi suretiyle ihtirazı kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden ve tahsil edilen 3.576.515,21 TL kurumlar vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle fazladan tahakkuk eden kurumlar vergisi kaldırılarak ödenen tutarın davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için öncelikle alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olması ve söz konusu alacağının hasılat kaydının yapılması gerektiği halde ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili olmayan ve daha önce hasılat kaydı yapılmayan alacak için karşılık ayrılmasının hukuka aykırı olduğu dolayısıyla tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kömür ithalatı için ödenen sipariş avanslarının ticari nitelikte olduğu, söz konusu avansın tahsili için İngiltere’de açılan davada sipariş avansının taraflarına ödenmesine karar verildiği, şüpheli alacak karşılığı ayırmak için aranan şartların dava konusu olayda mevcut olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağı, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği, bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterileceği, teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar edeceği, şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar zarar hesabına intikal ettirileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı şirket tarafından kömür ithalatı için ödenen sipariş avansı için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için söz konusu alacağının hasılat kaydının yapılması gerektiği, öte yandan … Ticaret Mahkemesince 21/01/2016 tarihinde söz konusu alacağının davacı şirkete ödenmesine karar verildiği halde aradan geçen bu zaman zarfında davacı tarafından değinilen alacağın tahsil edilip edilmediği yönünde dosyaya bir beyanda da bulunulmadığı dikkate alındığında, verilen sipariş avansları için karşılık ayrılması mümkün olmadığından temyiz isteminin kabulü ile yazılı gerekçeyle verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.