Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4591 E. , 2022/4388 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4591
Karar No : 2022/4388
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K,… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Tarım Nakliyat Otomotiv Petrol Tekstil İnşaat Sanayi Limited Şirketi’nden alınamayan 2013 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının asıl borçlu şirketteki hisselerini Şanlıurfa 1. Noterliğinin … tarih ve … sayılı hisse devir sözleşmesiyle …’ya devrettiği ve adı geçen şahsın 10 yıllık süre ile müdür olarak atandığı hususunun 09/12/2013 tarih ve 8640 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, ödeme emri içeriği 2013 yılına ait kurumlar vergisi yönünden hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın son günü akşamına kadar beyanname verme süresinin ve beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ise ödeme süresinin bulunduğu, Ekim ve Aralık 2013 dönemlerine ait katma değer vergisinin izleyen ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar beyanname verme ve ödeme süresinin bulunduğu, sözü edilen vergi borçlarına ilişkin olarak beyanname verme ve ödemeye dair sorumluluğun davacının ortaklıktan ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı tarihten sonraki ortak ve yöneticilere ait olduğu, hisselerini devrederek ortaklıktan ve kanuni temsilcilikten ayrılan davacının yeni kanuni temsilcinin vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan eylemden müteselsilen sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşıldığından dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının doğduğu tarihte kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının takibinde hukuka uyarlık görülmediği gibi Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri, haciz varakaları ve malvarlığı araştırmasına ilişkin herhangi bir evrakın sunulmadığı, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin nasıl gerçekleştirildiğine dair izahat yapılmadığı ve tebliğ alındılarının da dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emri, davacının kanuni temsilci sıfatına sahip olmadığı ve asıl borçlu şirket yönünden takibin usulune uygun olarak tamamlanmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş ise de birden fazla ve birbirinden bağımsız gerekçenin karara yansıtılmasının yargılama hukukuna uygun düşmediğinden istinaf başvurusu kabul edilerek asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri, haciz varakaları ve malvarlığı araştırmasına ilişkin herhangi bir evrakın sunulmadığı, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin nasıl gerçekleştirildiğine dair izahat yapılmadığı ve tebliğ alındılarının da dosyaya sunulmadığı anlaşılan olayda davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.