Danıştay Kararı 10. Daire 2018/5274 E. 2022/5142 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/5274 E.  ,  2022/5142 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/5274
Karar No : 2022/5142

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. … …

İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından; Aydın ili, Bozdoğan ilçesi, … köyü, … Mevkiinde bulunan … ada … parsel sayılı taşınmazda açtığı kuyu için yeraltı suyu kullanma belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi ile kuyunun bir ay içinde kapatılması aksi halde para cezası uygulanarak kuyunun DSİ tarafından kapatılıp masraflarının davacıdan tahsil edileceğine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin davanın süreaşımı yönünden reddi yolundaki kararın bozulmasına ilişkin kararına uyularak davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kuyu ve kaynak tanımlarının farklı olduğu, kuyu açan kimsenin faydalı ihtiyacına yeten kısmını kullanabileceği, Yönetmelikte yer alan düzenleme ile kuyu yerinin mevcut kuyu sahasının tesir sahası içinde seçilmemesi gerektiğinin belirtildiği, ancak bu düzenleme ile alan olarak büyük olan komşu iki arazide yan yana kuyu açılmasındansa imkan dahilinde daha uzak noktalarda kuyu açılarak, yeraltı suyu rezervinin verimli bir şekilde kullanılmasının amaçlandığı, kaynaktaki azalmanın kendi kuyusundan kaynaklı olduğunun da usulüne uygun olarak tespit edilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’da bir kuyunun tesir sahası içinde sadece bir kuyu açılabileceği yönünde bir kısıtlamaya yer verilmemiştir. Kanunda sadece, ilan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları bakımından kuyu adedi, yeri ve derinlikleri bakımından sınırlama getirilebileceği belirtilmiştir. Davacı tarafından kullanma belgesi başvurusu yapılan arazinin, ilan edilmiş yeraltı suyu işletme sahası içinde kaldığı görülmekteyse de, davalı idarece bu saha bakımından kuyu sınırlaması yapıldığı yönünde bir bilgi dosyada mevcut değildir. Nitekim, dava konusu işlem de bu gerekçe ile tesis edilmemiştir. DSİ Yeraltı Suları Teknik Yönetmeliğinde yer alan ve dava konusu işleme dayanak olan düzenleme ile kuyu yerinin mevcut kuyu sahasının tesir sahası içinde seçilmemesi gerektiği beliritlmiştir. Bu düzenleme ile, alan olarak büyük olan komşu iki arazide yan yana kuyu açılmasındansa, imkan dahilinde daha uzak noktalarda kuyu açılarak, yeraltı suyu rezervinin verimli bir şekilde kullanılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Aksi bir yorumun, Kanun hükmü ile getirilmeyen bir kısıtlamanın Yönetmelikle getirilmesi anlamına geleceği ve Kanunilik ilkesine aykırı olacağı açıktır. Bu nedenle, davacı tarafından yapılan kullanma belgesi başvurusunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.