Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/4145 E. , 2022/4163 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4145
Karar No:2022/4163
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …, …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete 2014 yılı net satışlarının %0,014’ü (yüzbinde on dördü) oranında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin bildirimine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından referans tekliflerde yer alan hüküm koşul ve süreçlere riayet edilip edilmediğine ilişkin inceleme neticesinde, Hizmet Seviyesi Taahhüdü (HST) hesaplamalarında kullanılan verilerin doğruluğuna ilişkin belirsizlikler tespit edildiği, bu kapsamda … tarih ve … ve … tarih ve … sayılı iki ayrı Kurul kararı ile ilk olarak RAFMET ve RKDT’nin ilgili hükümleri kapsamında, ikinci olarak da AL-SAT, IP, VAE ve REYET’in ilgili hükümleri kapsamında; “HST hesaplamasında kullanılan verilerin doğruluğuna ilişkin oluşan belirsizliklerin giderilmesi adına 01.01.2015 tarihine kadar Türk Telekom tarafından, – HST’ye konu işlemler için veri kalitesine yönelik çalışmaların yapılması, – Müteakiben HST hesaplamalarının tekrarlanması ve akabinde varsa ilgili işletmecilere eksik ödemelerin yapılması,- Her bir işletmeci için tekrarlanan HST hesaplamalarına ilişkin detaylı bilgilerin ilgili işletmecilerle paylaşılması, – Yapılan çalışmalara ilişkin olarak kurumumuza bilgi verilmesine” kararı verildiği, davacı tarafından 12.12.2014 tarihli yazısı ile yükümlülük süresinin 30.4.2015 tarihine kadar uzatılmasının talep edildiği, talebin kabul edilerek davacıya 4 ay ek süre verildiği, bu defa da davacının 17.4.2015 tarihli yazısı ile ikinci kez ek süre talebinde bulunulduğu, davalı idarece talep kısmen kabul edilerek sürenin 31.5.2015 tarihine kadar bir kez daha uzatıldığı, son olarak davacı şirket tarafından 27.05.2015 tarihli yazı ile RAST ve RIPVAET kapsamındaki bağlantı ve iptal işlemleri için 31.08.2015 tarihine kadar, arıza, yıllık kullanılabilirlik oranı (YKO) ve sistemsel geliştirmeler için 01.10.2015 tarihine kadar yeniden ek süre talep edildiği, bunun üzerine Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 47’nci maddesi çerçevesinde davacı şirkete, 2014 yılı net satış gelirinin yüzbinde on dördü oranında idari para cezası verildiği, ayrıca yükümlülüklerini yerine getirmesi için yeniden süre tayin edildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı, daha sonraki süreçte davacı tarafından yeniden yapılan HST hesaplamaları neticesinde işletmecilere geri ödenmesi gereken meblağın yaklaşık 41 milyon TL olarak belirlendiği ve HST geri ödemelerinin yapıldığı; davacı şirkete getirilen yükümlülüklerin bilgi belge talebinin ötesinde başka yükümlülükler de içerdiği ve bu yükümlülüklerin İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinde sayılan ihlallerin hiçbirine uymadığı, ayrıca yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 3 kez ek süre tanındığı, yaptırımın davalı idarenin yetkisi dâhilinde ve ihlâl ile orantılı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği, yükümlülüklerin yerine getirilmesi için verilen sürenin yetersiz olduğu, İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 23. maddesine göre yaptırım uygulanması gerektiği, ölçülülük ilkesinin ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:.., K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.