DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1172 E. , 2022/3221 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1172
Karar No : 2022/3221
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Üretim Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesi ile Yönetmelik’in Ek-1’inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma’nın 40. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usûle yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçilmiş,
6446 sayılı Elektirik Piyasası Kanunu’nun “Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi” başlıklı 29. maddesine yer verildikten sonra,
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin 12. bendinde, Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatının “yılı içerisinde ülkede uygulanan ve EPDK tarafından hesap edilen elektrik toptan satış fiyatlarının ortalamasını” ifade ettiğinin kurala bağlandığı,
6446 sayılı Kanun’un “Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi” başlıklı 29. maddesinde yer verilen, DSİ’ye ödenmesi gereken hidroelektrik katkı payına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir kuralı uyarınca, davalı idare Tarım ve Orman Bakanlığının anılan Kanun maddesi ile kendisine verilen yetkiyi uyuşmazlığa konu Yönetmeliği yayımlayarak kullandığı, önceki yönetmeliklerde olduğu gibi, uyuşmazlığa konu Yönetmelik’te de DSİ’ye her yıl ödenmesi gereken hidroelektrik kaynak katkı payının güncellenmesinin öngörüldüğünün anlaşıldığı,
Kaynak katkı payının güncellenmesinin sebebinin elektrik piyasasında gerçekleşen fiyatlar üzerinden gelir elde eden şirketin ödeyeceği hidroelektrik kaynak katkı payının da bu fiyatlar uyarınca günceleme yapılarak belirlenmesi olduğu,
26/06/2003 tarih ve 25150 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve davacının SHKA’yı imzaladığı tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e ekli tip su kullanım hakkı anlaşmasının hidroelektrik kaynak katkı payının esasları, hesaplama şekli, güncellenmesi ve ödenmesine ilişkin 38/A. maddesinde, katkı payının K güncelleştirme katsayısı ile güncelleneceği, K katsayısının K=K1/K2 olarak hesaplanacağı, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılındaki Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatı (TORETOSAF) değeri olduğu, K2 değerinin ise teklif yılındaki TORETOSAF değeri olduğunun belirlendiği,
DSİ tarafından 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile 26/06/2003 tarih ve 25150 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılarak DSİ’ye ödenecek hidroelektrik kaynak katkı payının yıllar içinde nasıl güncelleneceğine ilişkin değişikliğe gidilerek güncelleme katsayısı olarak Piyasa Takas Fiyatının (PTF) değerinin belirlendiği ancak 21/02/2015 tarihli Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan SKHA’larda güncelleme katsayısı K’yı oluşturan değerlerden K1’in değeri, Yönetmeliğin 11. maddesinin 6. fıkrasında, ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık ortalama piyasa takas fiyatı şeklinde belirlenirken, Yönetmeliğe ekli Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Tip Anlaşma’nın 40. maddesinin 2. fıkrasında ise K2 değerinin TORETOSAF değerine göre belirlenmeye devam edeceğinin kurala bağlandığı,
Sonrasında, 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesinin 6. fıkrası ile Yönetmeliğe ekli Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Tip Anlaşma’nın 40. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada Dairelerinin 30/04/2019 tarih ve E:2015/1832, K:2019/1427 sayılı kararıyla anılan kuralların yetki yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği,
Bunun üzerine, 15/06/2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Hidroelektrik kaynak katkı payı teklifinin verilmesi ve güncellenmesi” başlıklı 11. maddesinin 5. fıkrasında, “Katkı payı ödemesi tutarının hesaplanmasında aşağıdaki formül uygulanır. Katkı payı, bu formüle göre lisans süresi sonuna kadar her yıl tahsil edilir:
Yıllık hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarı= PxTxK
P = Tesisin toplam kurulu gücü (MW)
T = Birim MW kurulu güç başına hidroelektrik kaynak katkı payı teklifi (TL)
K = Güncelleştirme katsayısı
K = K1/K3
K1 = Ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (kr.)
K3 = Teklifin verildiği yılda gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (kr.)” kuralına, 6. fıkrasında ise, “21/02/2015 tarihinden önce imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında yer alan K1 tanımı, ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatı şeklinde uygulanır.” kuralına yer verildiği,
Yönetmelik’in Ek-1’inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma’nın 40. maddesinin 2. fıkrasında, “Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Teklif Verme Toplantısı 21/02/2015 tarihinden önce gerçekleştirilen projeler için;
Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunan şirketler arasında … tarihinde yapılan hidroelektrik kaynak katkı payı teklif verme toplantısı sonucu belirlenen şirket tarafından DSİ’ye ödenmesi taahhüt edilen birim elektrik kilowat/saat (kWh) başına……………. (rakam ile) ………………….…………… (yazı ile) teklifin iletim sistemine verilen yıllık enerji üretimi ile çarpılması sonucu bulunan tutar aşağıda belirtilen esaslar dahilinde DSİ tarafından tahsil edilecektir;
Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarının hesaplanmasında aşağıdaki formül uygulanır:
Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarı= KRxExK
KR = Şirket tarafından DSİ’ye birim elektrik kuruş (kWh) başına ödenmesi taahhüt edilen Kuruş.
E = Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) veya ilgili dağıtım şirketinden alınacak İletim Sistemine Verilen Yıllık Enerji Üretim Miktarı (kWh)
K = Güncelleştirme Katsayısı
K = K1/K2
K1 = Ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama aritmetik Piyasa Takas Fiyatı (kr.)
K2 = Teklif yılındaki EPDK tarafından belirlenen Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatı (kr.)
Beyan edilen (E) üretim değerlerinin TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketinden alınacak değerlerden farklı olması halinde; bir sonraki yılın hesabında üretim miktarı üzerinden mahsuplaşılır.” kuralının yer aldığı,
Yönetmelik ile getirilen yeni düzenleme sonrasında davacı şirketin (21/02/2015 tarihinden önce imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında) kaynak katkı payı ödemeleri güncellemelerinde kullanılan K katsayısının hesaplanmasına ilişkin formülde (K=K1/K2), K2 değeri davacı şirket için sabit bir değer olan teklif yılındaki TORETOSAF değeri olarak korunurken, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatı şeklinde uygulanacağının anlaşıldığı,
Davacı şirket ile DSİ arasında su kullanım hakkı anlaşması imzalandığı tarih itibarıyla elektrik piyasasında hidroelektrik katkı payının güncellenmesinde katsayı olarak kullanılması dışında, TORETOSAF’ın iki önemli işlevi bulunduğu; bunlardan ilkinin, 5346 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (c) bendinde 29/12/2010 tarih ve 6094 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile yapılan değişiklik öncesinde, “Bu Kanun kapsamında satın alınacak elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat; her yıl için, EPDK’nın belirlediği bir önceki yıla ait Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatıdır.” kuralı gereği 5346 sayılı Kanun kapsamında satın alınan elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat olması olduğu; ikinci olarak ise, mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Lisans genel esasları ve lisans türleri” başlıklı 3. maddesinin dağıtım lisansına ilişkin ilgili kısmında “Özel sektör dağıtım şirketleri, dağıtım veya perakende satış faaliyeti dışında, üretim lisansı almak ve hesapları ayrı tutulmak kaydıyla üretim tesisi kurabilir ve sahibi olduğu veya iştirak ilişkisinde bulunduğu üretim şirketi veya şirketlerinden ülke ortalama elektrik toptan satış fiyatını geçmeyecek fiyattan elektrik enerjisi satın alabilir.” kuralı gereği dağıtım şirketlerinin iştiraki olan elektrik üretim şirketlerinden satın alabilecekleri elektrik enerjisi fiyatlarının üst sınırını oluşturması olduğu; bu nedenle, TORETOSAF yalnızca hidroelektrik katkı payının güncellenmesinde katsayı olarak kullanılmak için değil elektrik piyasasında farklı işlevleri bulunması nedeniyle 5346 sayılı Kanun’un 3. madddesinin 12 no.lu bendinde yer alan tanım uyarınca hesaplanmış gösterge değer olduğu,
Davacı şirket tarafından, işbu davada ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri ile benzer sebeplerle, katkı payı güncellenmesi hesabında K2 değeri olarak kullanılacak olan 2007 yılı TORETOSAF değerinin belirlenmesine yönelik Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 17/12/2019 tarih ve E:2016/653, K:2019/4365 sayılı kararı ile, “TORETOSAF, 5346 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 12 no.lu bendinde, “Yılı içerisinde ülkede uygulanan ve EPDK tarafından hesap edilen elektrik toptan satış fiyatlarının ortalaması” olarak tanımlandığı, Kanun’da yer alan tanım incelendiğinde, “yılı içerisinde uygulanan toptan satış fiyatlarının ortalaması” ifadesinden, TORETOSAF’ın belirlendiği dönemden ileriye doğru gerçekleşmesi muhtemel tahmini bir değer olmadığı, yıl içerisinde gerçekleşen bir değeri ifade ettiği, bunun dışında TORETOSAF’ın hesaplanmasında dikkate alınacak veriler ve bu verilerin hesaplama ağırlıkları açısından EPDK’ya takdir yetkisi verildiği, kamu hizmetinin etkin ve düzenli bir şekilde yürütülmesi açısından, davalı EPDK tarafından TORETOSAF belirlenirken 5346 sayılı Kanun’da yer verilen tanım göz önüne alınarak belirleme yapılması gerektiği, EPDK tarafından TORETOSAF hesap edilirken kullanılan verilerin niteliğinde hukuka aykırılığın bulunmadığı”nın tespit edildiği, Dairelerinin anılan kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/09/2021 tarih ve E:2020/1534, K:2021/1472 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; TORATOSAF’ın hesaplanmasında kullanılan verilerin niteliği itibarıyla güncelleme katsayısı olarak kullanılmasında hukuka aykırılığın bulanmadığının kesinleşen yargı kararıyla tespit edildiği,
Öte yandan, güncelleme katsayısı olarak yıllık aritmetik piyasa takas fiyatının kullanılmasına ilk kez 2015 yılında yapılan yönetmelik değişikliğinde yer verildiği, bu tarihten önce yapılan kaynak katkı payı toplantılarının ise TORETOSAF değeri üzerinden güncelleme yapılacağı kuralı uyarınca gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı; kaynak katkı payı güncellemelerinde kullanılan K2 değerinin teklif yılında gerçekleşen değer olarak bir kez belirlendiği ve bir daha değişmediği dikkate alındığında, kaynak katkı payı toplantısı tarihinde toplantıya katılanların tekliflerini hazırlarken göz önüne aldıkları, K2 günceleme değeri olarak belirlenen ve 5346 sayılı Kanun uyarınca tanımı belli olan TORETOSAF değeri yerine sonradan bir başka değerin kullanılması için değişiklik yapılmasının, yapılan yarışmada başlangıç şartlarının değiştirilmesi anlamına geleceğinden hukuken kabulünün mümkün olmadığı,
Ancak, K2 değeri için TORETOSAF kullanılmaya devam edilir iken K1 değeri için yıllık aritmetik piyasa takas fiyatının kullanılabilmesinin, bu iki değerin nitelik olarak birbiri ile örtüşmesini gerekli kıldığı,
Dairelerinin 16/02/2021 tarihli ara kararı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, “21/02/2015 tarihinden önce imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında kaynak katkı payı güncelleme formülünde yer verilen diğer katsayı K1 değeri için Yönetmelikte öngörülen “yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatı”nın, TORETOSAF değerinin nitelik olarak muadili bir parametre olup olmadığı ve TORETOSAF değerine muadil olabilecek başkaca bir değer bulunup bulunmadığının gerekçeli olarak açıklanılması istenmesi üzerine, EPDK tarafından 27/04/2021 tarihinde kayıtlara alınan yazı ile, 01/07/2009 tarihi öncesinde TORETOSAF dışında toptan satış için doğrudan baz alınabilecek herhangi bir referans fiyatın bulunmadığı, piyasa takas fiyatının yeterli işlem hacmine ulaşmasıyla birlikte TORETOSAF’ın muadili olabileceği, PTF dışında başka bir unsurun tek başına PTF kadar isabetli bir gösterge olmayabileceği, PTF öncesinde ise TORETOSAF’ın referans fiyat olarak baz alınmasının yerinde olacağı, bu nedenle, öncelikli olarak ağırlıklı ortalama piyasa takas fiyatının, sonrasında ise aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının TORETOSAF’ın muadili olarak değerlendirilebileceği” şeklindeki cevaptan, davalı idare tarafından hesaplanmasında kullanılan verilerin niteliği itibarıyla TORETOSAF’ın muadili olabilecek bir göstergenin K1 değeri olarak tercih edildiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla, davacının itirazının, K1 değeri olarak yıllık aritmetik ortalama PTF’nin katsayı olarak kullanılmasından ziyade K2 değeri olarak TORETOSAF’ın kullanılmaya devam edilmesine yönelik olduğu da göz önüne alındığında, kaynak katkı payı hesaplanmasında güncelleme katsayısı olarak K1 değeri olarak ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık aritmetik ortalama aritmetik piyasa takas fiyatının kullanılması kabul edilirken, K2 değeri olarak TORETOSAF değerinin kullanılmasına devam edilmesine yönelik dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 6. fıkrası ile Ek-1’in 40. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bununla birlikte, davacı şirket tarafından, farklı uygulamaya sebep veren kuralların Yönetmeliğin 11. maddesinin 6. fıkrası ile Ek-1’in 40. maddesinin 2. fıkrası olduğu, ancak bu düzenlemelerdeki hukuka aykırılıkların maddelerin tamamının iç hukuk tutarlılığını bozduğu, düzenlemeden yararlananlar arasında eşitsizliğe yol açtığı, iyi yönetişim ilkesini zarara uğrattığı ve ayrıca ihale düzeninin emredici kapsamını aşan takdire bağlı düzeltmeleri engellemesi nedeniyle 11. maddenin ve EK-1’in 40. maddesinin bir bütün olarak ele alınması gerektiği ileri sürülmüşse de, Yönetmeliğin 11. maddesi ile Ek-1’in 40. maddesinde yer verilen diğer düzenlemelerde bu bağlamda bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, TORETOSAF/PTF değerlerine ilişkin olarak EPDK tarafından verilen hatalı cevabın karara dayanak yapıldığı; EPDK tarafından ara karar cevabında muğlak ifadeler kullanıldığı çünkü anılan dönemde Türkiye Elektrik İletim A.Ş. nezdinde faaliyet gösteren ve elektrik enerjisinin toptan satışının yapıldığı Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezinde (PMUM) oluşan Sistem Marjinal Fiyatının (SMF) var olduğu; EPİAŞ’ın internet sayfasındaki değerlere bakıldığı zaman aynı yıla ve döneme ait TORETOSAF değerleri ile PTF ağırlıklı aritmetik ortalama değerlerinin “Örtüşmediği”nin tespit edildiği; EPDK tarafından, “PTF’ye ait yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının” bildirilmesi gerekirken, “TORETOSAF”ın ağırlıklı ortalama aritmetik değer olduğu” bildirildiği; Yönetmelik’te PTF’nin, yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatı olarak tanımlandığı dolayısıyla bu değerlerin birbirinin muadili olmadığı ve Yönetmeliğin ilgili maddesinin iptali gerektiği; TORETOSAF değerinin, Yönetmelik’te öngörülen yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının (PTF) nitelik olarak muadili bir parametre olmadığı ve 2015 yılından önce TORETOSAF’dan başka PMUM ve EPİAŞ adlı serbest elektrik piyasalarında gerçek ve doğru toptan elektrik enerjisinin satış fiyatının belirlendiği ayrı bir fiyat oluşumu olduğu; Danıştay Savcısının görüşünün ve dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığı; EPDK’nın, içe dönük bir şekilde kendi koyduğu ve kendine göre her yıl değiştirdiği kurallar ile keyfi olarak TORETOSAF değerini ve TORETOSAF dönemini belirlediği ve keyfiyetine göre işlem tesis ettiği; kendilerinin ve diğer şirketlerin TORETOSAF değerinin doğru olarak belirleneceği beklentisiyle teklif verdiği, bu nedenle kimsenin kazanılmış hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı; 21/02/2015 tarihli Yönetmelik ile düzenlenen (ve 2010 ve 2012 yıllarına ilişkin EPDK tarafından verilen kararlar ile de), TORETOSAF değeri yerine Piyasa Takas Fiyatının esas alınmasının, enerji piyasalarında faaliyet gösteren özel teşebbüs unsurlarının, hem “kararlı hale getirilmiş bir ortamda” çalışması, hem de “kamu malından eşitlik içinde istifade etmesini” sağlamaya matuf olduğu, idarenin bu kuraldan kendilerinin de içinde bulunduğu bir grup aleyhine imtina etmesinin “hukuki eşitlik ilkesi”ne, “haklı beklenti ilkesi”ne ve “eşit muamele görme hakkı”na aykırı olduğu; üretilen enerjiden DSİ’ye kaynak katkı payı olarak teklif edilen bedelin, üretim yılına güncellenmesinin, yanlış TORETOSAF değerleri kullanılarak hesaplanan güncelleme kat sayısı ile yapılamayacağı; Yönetmelik maddesinin, 2015 yılından önceki dönemlere ilişkin olarak da, teklif yılındaki elektrik piyasasında oluşan gerçek değer olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 28/12/2021 tarih ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …- TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 10/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.