Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1867 E. 2022/3234 K. 10.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1867 E.  ,  2022/3234 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1867
Karar No : 2022/3234

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2017/2222, K:2022/642 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2017/2222, K:2022/642 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu kararın … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ve “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ile Ceza Mahkemesi kararındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğunun değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde Hakimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişi ve Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK’nın 3. maddesine atıfla verilen ihraç kararının ölçüsüz bir tedbir niteliğinde olduğu; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi ile düzenlenen durumun gerektirdiği ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (Hakimler ve Savcılar Kurulu) hakkında verdiği meslekten ihraç ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının, 2802 sayılı Yasa’da belirtilen hâkim ve savcılık teminatına uyulmadan verildiği; bu yasadaki güvenceler hiçe sayılarak anılan yasanın emredici hükümlerine hiçbir şekilde riayet edilmediği; 23/07/2016 tarih ve 667 sayılı KHK’nin 3. maddesi dayanak gösterilerek, hakkındaki isnatları bilmeden ve bu isnatlara ilişkin savunması alınmadan meslekten ihraç kararı verildiği; 2802 sayılı Yasa’nın 71. maddesinde açıkça düzenlenmesine, 667 sayılı KHK’ da da savunma hakkını kısıtlayan bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına rağmen, savunması alınmadan ve de hakim-savcılık teminatı ve soruşturma usullerinin gerektirdiği yasal prosedür işletilmeksizin verilen meslekten ihraç kararının açıkça hukuka aykırı olduğu; ihraç kararında somut hiç isnatta bulunulmadığı, gerekçe bölümünde bahsedilen olay ve konularla ilgili olarak alakası ve görevi olmadığı; hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği; meslekten ihraç kararına ilişkin yaptığı yeniden inceleme talebi hakkında, ihraç kararını veren ve aynı üyelerden oluşan HSYK Genel Kurulu tarafından karar verildiği ve bu durumun etkili başvuru hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/02/2022 tarih ve E:2017/2222, K:2022/642 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.