Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/269 E. , 2022/5646 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/269
Karar No : 2022/5646
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2017 yılı için re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; şirketin 2014 tarihinden itibaren rapor tarihine kadar ticari faaliyet içerisinde bulunduğu, yapılan yoklamalarda şirketin genel olarak aynı adreste bulunduğu, beyannamelerini düzenli olarak verdiği, tahakkuk eden vergilerini ödediği, 02/07/2019 tarihi itibariyle davacı şirketin 41.105,39-TL ödenmeyen vergi borcu bulunmakla birlikte bu tarihe kadar 174.882,42-TL vergi borcunu ödediği, davacının mal ve hizmet alımında bulunduğu firmalar hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği bulunduğunun belirtilmesinin davacının da sahte belge düzenlediğini ortaya koymak için tek başına yeterli olamayacağı, yapılan karşıt incelemede sadece iki firmanın incelemeye alındığı, bu firmalarla ilgili yapılan karşıt incelemelerde davacı açısından olumsuz bir tespite rastlanılmadığı, davacı şirket tarafından yapılan tahsilat ya da ödemelerin banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla yapıldığı, banka hesap hareketlerinin incelenmesinden ise sadece üç firmanın organize şekilde sahte belge düzenledikleri yönünde iddia olunan 173 firma arasında olduğu, davacı şirketin mal ve hizmet sunduğu firmaların geneli hakkında herhangi bir olumsuz tespit bulunmadığı, şirketin muhasebe işlemlerini yürüten serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin şirket hakkındaki beyanları birlikte göz önüne alındığında, vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin davacı şirketin 2017 yılında düzenlemiş olduğu faturaların tamamının herhangi bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen faturalar olduğunu ispat bakımından yeterli olmadığı sonucuna varıldığından dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinin hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda somut tespitlerle ortaya koyulduğu, söz konusu vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un 30. maddesinin 1. fıkrasında re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt, belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin, bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitlerdir.
Davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; mükellef kurumun adına kayıtlı motorlu araç bulunmadığı, mükellef kurumun bildirmiş olduğu iş yerine yapılan yoklamalarda iş yerinin ofis şeklinde olduğu, şube ve deposunun bulunmadığı, ticari aracının bulunmadığı, faaliyetinin telefon ve faks ile gerçekleştirdiğini beyan ettiği, 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ilişkin bildirilen toplam katma değer vergisi matrahlarına göre ödenmesi gereken KDV nin oldukça cüzi olduğu, 2016 ve 2017 yıllarında şirkette çalışan olarak görünen …’un 18/04/2018 tarihinde kurulan ve halen faal olan … Saç Profil Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.’nin %100 hisse ile ortak ve yöneticisi olduğu ve bu şirketin sahte belge düzenleme kapsamında özel esaslara alındığı, hakkında araştırma yapılan diğer çalışan …’in ise …’in eşi olduğu, mükellef kurumun sosyal güvenlik kurumuna bildirdiği işçi sayısı ile muhtasar beyanname ile beyan ettiği işçi sayısının uyumlu olmadığı, mükellef kurumun 02/07/2019 tarihi itibariyle ödenmeyen 41.105,39-TL vadesi geçmiş ödenmeyen borcunun bulunduğu, mal ve hizmet alımında bulunduğu firmaların geneli hakkında sahte belge düzenleme yönünden rapor bulunduğu ya da incelemenin devam ettiği, hesaplarında görülen işlemlerin tamamına yakını hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, bunların bir kısmının ise organize biçimde sahte belge düzenlemekten dolayı hakkında incememe başlatılan firmalar olduğu, bu durumun iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı, yukarıda yer alan hususların tamamı birlikte değerlendirildiğinde mükellef kurumun 01/01/2016 tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve bu tarihten itibaren düzenlenen faturaların tamamının sahte belge olarak kabul edilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının düzenlediği faturaların sahte olduğunun ve bu faturalar nedeniyle komisyon geliri elde ettiğinin somut bir şekilde ortaya konulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.