Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3667 E. 2022/4102 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3667 E.  ,  2022/4102 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3667
Karar No:2022/4102

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DİĞER DAVALI : … Valiliği

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bilecik Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Enerji Kimlik Belgesi Komisyonu’nca, davacının gerçeğe aykırı enerji kimlik belgesi düzenlediğinden bahisle belge düzenleme ve sisteme erişim yetkisinin üç ay süre ile askıya alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında inceleme ve soruşturma sonuçlanana kadar enerji kimlik belgesi verme yetkisinin askıya alınması gerekirken, inceleme yapıldıktan sonra enerji kimlik belgesi verme yetkisinin askıya alınmasına ve (askıya alma kriterleri ile ilgili olarak herhangi bir düzenleme olmamasına karşın) bu askıya alma işlemi için 3 aylık süre belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Diğer taraftan, dava konusu askıya alma işlemine dayanak alınan 24/07/2020 tarih ve 2020-06 sayılı enerji kimlik belgesi komisyonunca düzenlenen inceleme raporunda, projelerin karşılaştırılması üzerine “ısıtma tesisatı projesinde yalıtım malzemesi ile ilgili 7 cm taş yünü bilgisi bulunmakta olup, enerji kimlik belgesinde 5 cm EPS tanımlamalarının yapıldığı görülmüştür” şeklindeki tespit haricinde bu durumun doğurduğu sonuçlar açısından ne gibi bir farklılığa yol açtığına dair herhangi bir teknik izahata yer verilmediği, hâl böyle olunca enerji kimlik belgesinin gerçeğe aykırılığını tevsik edici teknik bir analizin yer almaması nedeniyle bu yönden de tanzim edilen inceleme raporunun yetersiz olduğu, yetersiz incelemeye dayanılarak tesis edilen işlemin bu yönden de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, mevzuat uyarınca yeni binalarda yapı kullanım izni alınması için enerji kimlik belgesinin (EKB) alınması gerektiği, enerji kimlik belgesi vermeye yetkili kuruluşlar ve enerji kimlik belgesi uzmanlarının yetkilerini kötüye kullandıkları veya gerçeğe aykırı belge düzenledikleri tespit edilirse gerekli yaptırımların uygulandığı, Bakanlık tarafından denetimleri gerçekleştirmesi için taşra teşkilatına talimat verildiği, binalarda enerji kimlik belgesi oluşturmak amacıyla BEP-TR yazılımının oluşturulduğu, enerji kimlik belgesine ilişkin iş ve işlemlerin bu sistem üzerinden gerçekleştirildiği, proje ve ısı yalıtım detaylarının uyumsuz olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen eğitimleri alması ve sınavda başarılı olması sonucunda enerji kimlik belgesi düzenlemeye yetkilendirilen gerçek kişidir.
Enerji kimlik belgelerinin “BEP-TR” isimli elektronik sistem kullanılmak suretiyle düzenlendiği, Bakanlık tarafından yetkili kişilere BEP-TR sistemine erişim izni verilerek sistemin kullanılmasının sağlandığı görülmektedir.
Davacının Bilecik Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü komisyonu tarafından gerçeğe aykırı belge düzenlendiği gerekçesi ile sisteme erişim yetkisinin üç ay süre ile askıya alınması üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu’nun “Amaç” başlık 1. maddesinde, Kanun’un amacının, enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması olduğu belirtilmiş; “Uygulamalar” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, “Toplam inşaat alanı yönetmelikte belirlenen mesken amaçlı kullanılan binalarda, ticarî binalarda ve hizmet binalarında uygulanmak üzere mimarî tasarım, ısıtma, soğutma, ısı yalıtımı, sıcak su, elektrik tesisatı ve aydınlatma konularındaki normları, standartları, asgarî performans kriterlerini, bilgi toplama ve kontrol prosedürlerini kapsayan binalarda enerji performansına ilişkin usûl ve esaslar, Türk Standartları Enstitüsü ve Genel Müdürlük ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde ilgili idare tarafından yapı kullanma izni verilmez.”; (d) bendinde ise, “Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmeliğe göre hazırlanan yapı projeleri kapsamında enerji kimlik belgesi düzenlenir. Enerji kimlik belgesinde binanın enerji ihtiyacı, yalıtım özellikleri, ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ve binanın enerji tüketim sınıflandırması ile ilgili bilgiler asgarî olarak bulundurulur. Belgede bulundurulması gereken diğer bilgiler ile belgenin yenilenmesine ve mevcut binalar da dâhil olmak üzere uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir. Mücavir alan dışında kalan ve toplam inşaat alanı bin metrekareden az olan binalar için enerji kimlik belgesi düzenlenmesi zorunlu değildir.” kuralına yer verilmiştir.
05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin Enerji kimlik belgesi vermeye yetkili kuruluşlar” başlıklı 26/A maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 5. fıkrasında, “Enerji kimlik belgesi vermeye yetkili kuruluşların bu belgelerin düzenlenmesi ile ilgili faaliyetlerinin denetimi Bakanlık tarafından yapılır veya yaptırılır. Enerji kimlik belgesi vermeye yetkili olanların yetkilerini kötüye kullandıklarının veya gerçeğe aykırı belge düzenledikleri tespit edilen enerji verimliliği danışmanlık şirketleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına; diğer gerçek veya tüzel kişiler ise ilgili meslek odasına bildirilir ve haklarında yapılacak inceleme ve soruşturma sonuçlanana kadar bunların enerji kimlik belgesi verme yetkileri askıya alınır. Bakanlık tarafından yapılan bildirimler neticesinde, serbest müşavirlik ve mühendislik hizmetleri belgesi veya 5627 sayılı Kanun kapsamında aldıkları yetki belgesi iptal edilenlerin veya bu belgeleri bir yıl içinde üç defa askıya alınanların enerji kimlik belgesi verme yetkileri, bir daha verilmemek üzere Bakanlık tarafından iptal edilir.”; 27. maddesinin 5. fıkrasında, “BEP-TR yöntemine göre enerji kimlik belgesi alacak olan yeni binalar D sınıfı ve daha fazla enerji tüketimine ve CO2 salımına sahip olamaz.” kuralı yer almıştır.
10/06/2010 tarih ve 27607 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarına ve Eğitici Kuruluşlara Verilecek Eğitimlere Dair Tebliğ’in 11. maddesinde, “Bakanlık, Eğitici kuruluşları ve EKB Uzmanlarını denetler. (2) Bakanlıkça yapılacak denetim neticesinde, eğitici kuruluşlar ve bu kuruluşlar bünyesindeki eğiticilerin ve EKB uzmanlarının görevlerinin gereğini yerine getirmediğinin tespit edilmesi hâlinde; ilgililer hakkında Yönetmeliğin 26/A maddesinin 7. [mevcut 5. fıkrası] fıkrasına göre işlem yapılır.” kuralı yer almaktayken, 07/01/2021 tarih ve 31357 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmış ve “Enerji kimlik belgesi uzmanlarının ve enerji kimlik belgesi vermeye yetkili kuruluşların denetimi” başlıklı 10. maddesinde, “Enerji kimlik belgesi uzmanlarının denetimi, il müdürlüğü denetçileri tarafından yapılır.
İl müdürlüğü denetçileri, her ay rastgele seçilecek en az 10 adet EKB üzerinden denetim yapar. Ayrıca, varsa şikâyet üzerine de denetim yapar.
İncelenen EKB’leri hazırlayan EKB uzmanlarından, EKB’ye esas olan proje, rapor vb. her türlü bilgi ve belge talep edilir ve gönderilmesi için 15 gün süre verilir. Gelen bilgiler doğrultusunda EKB incelemesi yapılır.
İstenen bilgi ve belgeler süresi içerisinde gelmediği durumda EKB uzmanları ve bünyesinde çalıştığı EKB vermeye yetkili kuruluş, talep edilen bilgi ve belgelerin ilgili il müdürlüğüne sunularak inceleme ve soruşturma sonuçlanana kadar enerji kimlik belgesi verme yetkileri askıya alınır. İlgili EKB uzmanından konu ile ilgili olarak bilahare dönüş yapılması halinde ise sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda değerlendirilerek cezai işlem gerektiren husus tespit edilmemesi halinde askı işlemi iptal edilir.
İnceleme, BEP-TR yazılımı içerisinde bulunan denetim dokümanları göz önünde bulundurularak yapılır.
Yetkilerini kötüye kullandıkları veya gerçeğe aykırı EKB düzenledikleri tespit edilen EKB uzmanları ve bünyesinde çalıştığı EKB vermeye yetkili kuruluş, komisyon kararı ile iki ay süre ile BEP-TR sisteminde askıya alınır ve bu süre boyunca yeni EKB hazırlayamaz. Hatalı EKB’lerin düzeltilerek sisteme yüklenmesinden ilgili EKB uzmanı sorumludur.
İlk askıya alma süresinden itibaren bir yıl içerisinde aynı veya farklı il müdürlüklerince üç defa yetkilerini kötüye kullandıkları veya gerçeğe aykırı EKB düzenledikleri tespit edilen EKB uzmanları ve bünyesinde çalıştığı EKB vermeye yetkili kuruluşun, EKB verme yetkileri bir daha verilmemek üzere iptal edilir ve BEP-TR sistemine erişimlerine izin verilmez.
İl Müdürlüğünce, askıya alma işlemi yapılan EKB uzmanı ve kuruluşuna teknik raporu ile birlikte karar bildirilir.
Hakkında askıya alma işlemi yapılan EKB uzmanları (adı, soyadı, TC kimlik numarası, mesleği) ve kuruluşları BEP-TR sistemi için Bakanlığa, EKB ile yapılan işlemler için ilgili idareye, üyesinin yaptığı işlem için ilgili meslek odalarına bildirilir.
İl müdürlüğü denetçisi tarafından BEP-TR yazılımı içerisinde bulunan denetim formu ve komisyon tutanağı; incelenen her EKB için ayrı ayrı hazırlanarak BEP-TR sistemine yüklenir.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Enerji kimlik belgesi verme yetkisinin 3 ay süreyle askıya alınmasına karar verilip verilemeyeceği bakımından;
Enerji kimlik belgeleri, 5627 sayılı Kanun’un ve Yönetmeliğin amaç maddesinde vurgulandığı üzere, enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması için öngörülmüş bir sistemdir. Enerji kimlik belgesinin bu yönüyle tüm toplumu ilgilendiren öneminin yanı sıra aktarılan mevzuat uyarınca yapı kullanma izni alacak yeni binaların enerji tüketimi ve CO2 salınımı olarak asgarî C sınıfı ve daha üstünde olması gerektiği, aksi hâlde yapı kullanma izni belgesi alamaması nedeniyle de tek tek kişiler üzerinde önemli hukukî, ekonomik ve malî sonuçlar doğurabildiği görülmektedir.
Enerji kimlik belgelerinin amacı ve ortaya çıkardığı sonuçlar ile belge düzenleme yetkisinin kamu adına kullanıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, enerji kimlik belgelerinin gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesi ve belge oluşturma yetkisinin kötüye kullanılmaması gerektiği açıktır. Bakanlık’tan yetki alarak belge düzenleyen kişilerin belgelerin hazırlanmasında kendilerine verilen yetki kapsamında hareket etmeleri ve gerçeğe uygun verileri kullanarak belgeleri tanzim etmeleri beklenmektedir.
Yönetmeliğin 26/A maddesinin 5. fıkrası incelendiğinde, enerji kimlik belgelerinin düzenlenmesi ile ilgili faaliyetlerin denetiminin Bakanlık tarafından yapılacağı ya da yaptırılacağı; enerji kimlik belgesi vermeye yetkili olanların yetkilerini kötüye kullandıklarının veya gerçeğe aykırı belge düzenlediklerinin tespiti üzerine ilgili enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin ya da diğer gerçek veya tüzel kişilerin enerji kimlik belgesi verme yetkilerinin askıya alınacağı; belgeleri bir yıl içinde üç defa askıya alınanların enerji kimlik belgesi verme yetkilerinin, bir daha verilmemek üzere Bakanlık tarafından iptal edileceği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, Bakanlık tarafından, … tarih ve E. … sayılı yazı ile denetimlerin yapılması için taşra teşkilatına talimat verilerek, denetimlerde takip edilecek ve dikkat edilecek idarî usul ve esasların bildirildiği görülmektedir. Anılan Bakanlık yazısında, denetimlerde kurulacak komisyonun yapısı, denetimde istenecek bilgi ve belgeler, her yıl yapılacak denetim sayısı gibi hususlarda açıklama yapılmıştır.
Yönetmelik maddesinde, enerji kimlik belgesi verme yetkisinin askıya alınmasını gerektiren iki sebep belirtilmiştir. Buna göre, enerji kimlik belgesi vermeye yetkili olanların yetkilerini kötüye kullandıklarının veya gerçeğe aykırı belge düzenlediklerinin tespiti hâlinde yetkileri askıya alınacaktır.
Kuralda yer verilen unsurlardan yetkinin kötüye kullanılması ya da gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi durumları çerçeve hukukî kavramlar olup yapılan denetimlerde ortaya çıkan durumların bu maddeye uygunluğu ayrıca değerlendirilecektir. İdareden, yetkinin kötüye kullanılmasına ilişkin durumların ya da gerçeğe aykırı belge düzenleme durumlarının tek tek sayılmasını beklemek ise hukuken mümkün değildir.
Öte yandan, Yönetmeliğe göre enerji kimlik belgesi düzenlemeye yetkili kişiler bu konuda eğitim almış, sınavda başarılı olmuş mühendis unvanlı kişiler olup, enerji kimlik belgesi düzenlenmesi aşamasında hangi durumların Yönetmelik maddesinde yer verilen “yetkilerin kötüye kullanılması” veya “gerçeğe aykırı belge düzenleme” olarak değerlendirilebileceğini öngörebilecek kişiler oldukları ve idare tarafından denetleme sonucunda tesis edilecek her bir askıya alma işlemi ya da yetki iptali işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu açıktır.
Bu nedenle, denetimler sırasında gerçeğe uygun şekilde belge düzenlenmemesi ve belge oluşturma yetkisinin kötüye kullanılması yolundaki bir ihlalin tespiti hâlinde idarece önce belge oluşturma yetkisinin askıya alınmasına ve yetkinin bir yıl içinde üç kez askıya alınması sonucu ihlâlin belli bir ağırlığa ulaşması nedeniyle de yetkinin iptal edilmesine karar verilebileceğinden, dava konusu işlemin bu gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
2. Davacının fiilinin Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin 26/A maddesinde öngörülen yaptırımı gerektirip gerektirmediği bakımından;
Dosyanın incelenmesinden, davacının fiilinin İnceme Raporu’nda, “Isıtma tesisatı projesinde yalıtım malzemesi ile ilgili 7 cm taş yünü bilgisi bulunmakta olup, enerji kimlik belgesinde 5 cm eps tanımlamaların yapıldığı görülmüştür.” şeklinde tespit edildiği, bu tespite dayalı olarak davacının enerji kimlik belgesi düzenleme ve sisteme erişim yetkisinin Bilecik Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü komisyonu tarafından gerçeğe aykırı belge düzenlendiği gerekçesi ile üç ay süreyle askıya alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 27/07/2020 tarihinde Bilecik Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunulan dilekçede, “… söz konusu hatalı veri girişinin hazırlanan belgede herhangi bir menfaate sebep olmadığı, enerji kimlik belgesi performans değerine herhangi bir etkisi olmadığı …” hususlarına yer verilmiş, davacı vekilince 15/01/2021 tarihinde dava dosyasına UYAP üzerinden sunulan teknik mütalaada davacı tarafından gerçekleştirilen hatalı veri girişinin düzenlenen enerji kimlik belgesinin C sınıfı olma niteliğini değiştirmediği çeşitli teknik hesaplar yapılarak belirtilmiş, davalı idarelerce davacının hatalı veri girişinin hazırlanan enerji kimlik belgesinin sonuçlarına etkisi gerek dava konusu işlemin tesis edilmesinden önce gerek yargısal aşamalarda hesaplanmamış, dolayısıyla davalı idarelerce davacının dilekçesinde belirttiği hususlarla dosyaya sunulan teknik mütalaadaki tespitlerin aksi ortaya konulamamıştır.
Bu itibarla, yapılan hatanın enerji kimlik belgesine konu yapının sahip olduğu özellikleri olduğundan daha nitelikli göstermediği de dikkate alındığında, davacının fiilinin gerçeğe aykırı enerji kimlik belgesi düzenleme iradesi taşıdığı veya yalıtım malzemesine yönelik veri girişinin düzenlenen belgenin enerji sınıfını değiştirecek nitelikte bir hata olduğu ortaya konulamadığından, enerji kimlik belgesi oluşturma ve sisteme erişim yetkisinin üç ay süre ile askıya alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.