Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5457 E. , 2022/6363 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5457
Karar No : 2022/6363
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt dışı akaryakıt alım ve satımında bulunduğundan bahisle vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2012/5 ila 8. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2012 yılının muhtelif dönemlerinde … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin banka hesabına yapılan para transferlerinin akaryakıt alım ve satımı karşılığında olduğunu ve davacının gelir getirici bir faaliyette bulunduğunu ortaya koyacak şekilde davacının ticari kazanç sağladığına yönelik işletmesinin var olup olmadığını, organizasyonun kapsamını, akaryakıtların temini, depolanması, satışı, akaryakıt satışının ne şekilde olduğunun tespit edilmediği, karşıt incelemeler ile satış yapılan kişi ve firmaların belirlenmediği, davacının ticari organizasyon dahilinde akaryakıt alım satımında bulunduğunun ortaya konulmadığı anlaşıldığından somut verilere dayanılmaksızın tamamen varsayımsal bir değerlendirmeyle eksik inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) bendinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 4. bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak belirtilmiş; Kanunun 134. maddesinin 1. fıkrasında ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, re’sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenilen amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun, gerçek veya gerçeğe en yakın haliyle saptanarak bu yolla vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi yanı sıra vergide adaletin sağlanmaya çalışılması olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 2012 yılına ilişkin olarak davacı hakkında düzenlenen gelir vergisi ve katma değer vergisi inceleme raporlarında mükellefin “kümes hayvanlarının yetiştirilmesi ve karayolu ile şehir içi yük taşımacılığı” faaliyeti ile iştigal ettiği, 2012 yılında … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden belgesiz alım yaptığı, Devir Nakliye Petrol Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda banka hesabındaki hareketlerin tamamının kayıt dışı akaryakıt alış ve satışına aracılık mahiyetinde olduğu sonucuna varıldığı, davacının anılan şirkete 638.845,00 TL para gönderdiği, davacının konuyla ilgili ifadesinin alındığı ve … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni tanıyıp tanımadığının sorulduğu, davacının ifadesinde adı geçen firmayı tanımadığını, firmayla herhangi bir ticari ilişkileri olmadığını, belirtilen yılda benzinlik açmayı düşündüklerini, daha sonra benzinlik faaliyetini yürütümeyeceklerine karar verdiklerini, borç olarak aldıkları tutarları taraflarına söylenen banka hesaplarına yatırdıklarını beyan ettiği, banka hesabından çeşitli tarihlerde para gönderildiğinin tespiti, bunların banka dekontlarıyla ispatı ve söz konusu firma hakkında yazılan Vergi Tekniği Raporu da dikkate alındığında mükellefin anılan şirket adına göndermiş olduğu para hareketlerinin söz konusu şirketten belgesiz olarak alınan ve yine belgesiz olarak satışı yapılan kayıt dışı akaryakıt ticaretinden kaynaklandığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı tespit ve değerlendirmelerine yer verildikten sonra düzenlenen 01/08/2017 tarih ve 8 sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacı tarafından akaryakıt işletmesi kurma girişimine ilişkin üçüncü şahıslarla olan borç ilişkisine dair sözleşme, sair tevsik edici belgelerin sunulamaması, banka kanalıyla 14/05/2012 ila 10/08/2012 tarihleri arası münferit zamanlarda 13 havale/EFT işlemi ile toplam 638.845,00TL ödeme gerçekleştirilmesi ve inceleme elemanına verilen davacı ifadesi bütün olarak değerlendirildiğinde hakkında vergi inceleme raporu ile yapılan tespitlerin aksini ispat yükümlülüğü aynı zamanda basiretli bir tacir olmanın gereğini yerine getirmek zorunluluğu bulunan davacıya ait olduğu, yüksek miktarlı tek yönlü banka hesap hareketleri ile tevsik edici belge sunulamayan borç münasebetinin hayatın olağan akışı ve ticari icaplara aykırılık oluşturduğu dolayısıyla davacının süreklilik arz eden para transfer işlemlerinin kayıt dışı akaryakıt ticaretinden kaynaklandığı sonucuna varıldığından vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık, bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.