Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/619 E. , 2022/5324 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/619
Karar No : 2022/5324
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. kararla; başkomiser olarak görev yapmakta iken 01/07/2014 tarihinde (30/10/2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) emniyet amiri rütbesine terfi ettirilen ve emniyet amiri rütbesindeki bekleme süresini 30/10/2012 tarihi itibarıyla tamamlayan davacının, emniyet amiri rütbesinden dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi incelemesine ilk kez alındığı 2015 yılı terfi değerlendirmesi sonucunda, başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, Danıştay Beşinci Dairesinin 14/02/2019 tarih ve E:2016/21247, K:2019/1151 sayılı kararı ile iptal edildiği, emekliye sevk edilme işleminin dayanağını oluşturan başarısız sayılma işleminin, hukuka aykırılığı Yargı kararıyla tespit edilerek ortadan kaldırıldığından, bu işleme dayalı olarak tesis edilen, davacının re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının terfi incelemesinde başarısız sayılma işleminin Danıştay Beşinci Dairesinin kararıyla iptal edilmiş olması, davacının doğrudan terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayıp yine anılan kararda belirtildiği üzere, davacının terfisi hakkında anılan Danıştay kararı uyarınca yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin olarak yeniden bir karar verilmesi gerekeceğinden, davacının resen emekliye sevk edilmesi işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesi hususundaki talebin esasının incelenmesine bu aşamada olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının son terfisinin 2008 yılında yapıldığı, bu tarihten sonra ise terfisi yapılmadığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
(B) grubu polis amiri olarak görev yapan davacı, (A) grubu polis amiri sayılmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı açtığı davada verilen iptal kararının kesinleşmesi neticesinde, 30/06/2010 tarihinden itibaren emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmiştir.
Öte yandan, 1 yıl 8 ay olarak yaptığı askerliğinin rütbe terfi süresinden değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi işlemine karşı açtığı davada verilen iptal kararı kesinleşmiş ve davalı idare tarafından 30/10/2008 tarihinden itibaren emniyet amiri rütbesine terfisi yapılmıştır.
Diğer yandan, davacının, 2015 yılında kesinleşen Mahkeme kararlarına göre, 30/10/2012 tarihinde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesi için bekleme süresini doldurmasıyla birlikte 2012 yılından itibaren terfisinin görüşüldüğü, rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayıldığı; 2008 yılından itibaren terfi ettirilmediğinden bahisle ise … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla, 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliliğe sevk edilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesine istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Ayrıca davacının, 30/06/2011 tarihi itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmesi, 30/06/2014 tarihi itibarıyla ise 3. sınıf emniyet müdürü sayılması istemiyle yaptığı başvurunun reddi işleminin iptali istemiyle açtığı davada verilen ret kararları kesinleşmiştir.
Öte yandan, davacının, 2015 yılında hakkında yapılan değerlendirme neticesinde sözlü sınavdan başarısız sayılma işlemine karşı açtığı davada verilen iptal kararının, 2022 yılında kesinleşmesiyle birlikte, 13-14/03/2022 tarihinde yeniden sözlü sınava alındığı, bu sınavdan başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı ise dava açmadığı görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Yasa’nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında ise; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun’un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin resen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin resen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Uyuşmazlıkta, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin ve Dairemizin 14/03/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevabın ve eki belgelerin değerlendirilmesinden; davacının 1 yıl 8 ay olarak yaptığı askerliğinin rütbe terfi süresinden değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi işlemine karşı açtığı dava neticesinde rütbe terfi tarihlerinin yeniden düzenlendiği ve en son olarak 30/10/2008 tarihinden itibaren emniyet amiri rütbesine terfisinin yapıldığı ve sonrasında bir üst rütbeye terfi edemediği, dolayısıyla dava konusu işleme gerekçe olan “5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi etmeme” koşulunun davacı bakımından gerçekleştiği ve buna bağlı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.