Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1382 E. 2022/5325 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1382 E.  ,  2022/5325 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1382
Karar No : 2022/5325

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… kararla; dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde kıdemine esas tarihin 30/06/2012 olması gerektiğine ilişkin başvurusunun, “2015 yılı rütbe terfi sınavında başarısız olduğundan bahisle 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmadığı gerekçesiyle” reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2016 tarih ve E:2016/28959, K:2016/9945 sayılı kararıyla bozulması üzerine Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ret hükmünde ısrar edildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının 2015 yılı Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … karar sayılı teklifi üzerine 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca emekliye sevk edilmesine yönelik 13/08/2015 olur tarihli işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı ortaya konulamayan işlemden dolayı mahrum kalındığı iddia edilen parasal hakların tazminine karar vermenin de hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 30/06/2012 tarihinden itibaren 4. sınıf emniyet müdürü sayılmasına ilişkin başvurusu neticesinde açtığı davada; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla Mahkemenin ısrar kararının bozulduğu, akabinde de talebinin reddine ilişkin işlemin iptal edildiği, dolayısıyla 2015 yılında re’sen emekli edilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan davacı, (A) grubu polis amiri sayılmak istemiyle açtığı davada verilen iptal kararının kesinleşmesi neticesinde, 30/06/2010 tarihinden itibaren emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmiştir.
Öte yandan, 1 yıl 6 ay olarak yaptığı askerliğinin rütbe terfisi süresinden değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi işlemine karşı açtığı davada verilen iptal kararı kesinleşmiş; ancak rütbe-terfi değerlendirmesi bu duruma göre yapılmamıştır. Davacı, bu iki davanın sonucunda, davalı idare tarafından 30/06/2010 tarihinden itibaren emniyet amiri rütbesine terfi etmiş olarak kabul edilmiştir.
Diğer yandan, davacı, 2014 yılında 4. sınıf emniyet rütbesine terfisi için değerlendirmeye alınmış ve hakkında terfi etmez kararı verilmiştir. 2015 yılında ise, terfi değerlendirmesi için sözlü sınava kabul edilmiş ve sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem tesis edilmiş, ancak davacı tarafından bu işlemlere ilişkin dava açılmamıştır.
Bu nedenle de davacı, 30/06/2010 tarihinden itibaren terfi edemediği anlaşıldığından bahisle … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla, 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliliğe sevk edilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının, 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi tarihinin 30/12/2012 tarihi olarak düzenlenmesine ilişkin talebinin reddine ilişkin işleme karşı açtığı davada; davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesince verilen kararın bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin kararına uyulmayarak … İdare Mahkemesince ret kararında ısrar edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/05/2019 tarih ve E:2018/2096, K:2019/2843 sayılı kararıyla ısrar hükmünün bozulduğu, anılan Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; “Davacının, askerlik süresinin rütbe terfinde sayılması istemiyle 27/12/2011 tarihinde idareye başvurduğu, bu talebinin 27/01/2012 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine 30/03/2012 tarihinde dava açtığı, bu dava neticesinde de 06/05/2014 tarihinde iptal kararı verildiği ve söz konusu Mahkeme kararının davalı idareye 20/05/2014 tarihinde tebliğ edildiği hususları göz önüne alındığında, bu tarihlerin hiç birisinde, davalı idarenin dava konusu işlemin gerekçesi olarak öne sürdüğü, rütbe terfi değerlendirilmesi için getirilmiş olan sınav şartına ilişkin mevzuat değişikliğinin yürürlükte olmadığı anlaşıldığından, rütbe terfi değerlendirmesine girecek personelin sınavda başarılı olma şartının geçmişe yönelik olarak davacı aleyhine uygulanamayacağı açık olup, dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan; davalı idare tarafından, davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisinin, anılan tarihler dikkate alınmak suretiyle liyakat ve kıdem yönlerinden yapılacak değerlendirme sonucunda verilecek karara göre belirleneceği de tabiidir.” gerekçesiyle dava konusu edilen işlem hakkında verilen iptal kararının, Danıştay İkinci Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2021/14141, K:2022/537 sayılı kararıyla onandığı, davalı idare tarafından anılan onama kararının düzeltilmesinin istenilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 14/09/2022 tarih ve E:2022/2413, K:2022/4158 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek iptal hükmünün kesinleştiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Yasa’nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında ise; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun’un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Uyuşmazlıkta, davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi tarihinin 30/12/2012 tarihi olarak düzenlenmesine ilişkin talebinin reddine dair işleme karşı açtığı davada verilen iptal kararının kesinleştiği ve davacı lehine yeni bir durum ortaya çıktığı ve gelinen durumda, davacının askerlik hizmetinin de rütbe terfi süresinden sayılmasıyla birlikte, kesinleşen yargı kararıyla davacının 30/12/2012 tarihinden itibaren 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfisi için yeniden değerlendirmeye alınacağı ve hakkında yeniden bir karar verileceği açıktır.
Bu durumda, davacının re’sen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediği hususunun değerlendirilebilmesi için, kesinleşen iptal kararına ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, terfi ettirilmemiş ise bu işleme karşı bir dava açıp açmadığı hususları araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.