Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4886 E. , 2022/4367 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4886
Karar No : 2022/4367
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Van Tesis Yönetimi ve Endüstri Hizmetleri Anonim Şirketi’nden alınamayan 2017 ve 2018 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu 2 takip numaralı ödeme emrinin, 5,6,8,10,11,12,13 sayılı alt takip dosya numaralarındaki kamu alacaklarının, davanın açıldığı tarihten önce kaldırıldığı davalı idarece bildirildiğinden bu kısmın esasının incelenemeyeceği, 2 takip numaralı ödeme emrinin diğer kısmı ile 1 takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının ise asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeksizin dava konusu ödeme emirlerinin düzenlediğinin anlaşıldığı olayda sözü edilen yapılandırma ile şirketin vergi borçları nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken doğrudan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle 2 takip numaralı ödeme emrinin 5,6,8,10,11,12,13 sayılı alt takip dosya numaralarındaki kamu alacakları yönünden dava incelenmeksizin reddedilmiş, 2 takip numaralı ödeme emrinin diğer kısmı ile 1 takip numaralı ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu şirket hakkında yeniden ödeme emri düzenlenmesinin gerekmediği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında borcunu karşılamaya yetecek tutarda malvarlığına rastlanmadığı, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Borçların büyük bir kısmının kendi döneminde araçlar teminat gösterilerek takside bağlandığı, kendisi ayrıldıktan sonra borçlar yapılandırıldığından yeni bir hukuki durum doğduğu, şirketin gerçek yetkilisi olan TRY Grup Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi hesaplarına haciz uygulanmadığı ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 22/05/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanlığından ayrıldığı, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının 23/05/2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine 7143 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmasına karşın ödeme yapılmaması nedeniyle 22/05/2019 tarihinde yapılandırmanın iptal edildiği, yapılandırılmış borçların dava konusu ödeme emrine konu amme alacaklarının tamamını kapsadığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 9.maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Ancak kamu alacağının ilgili olduğu dönemde kanuni temsilci olmakla birlikte yapılandırma tarihinde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının kamu alacağından sorumlu olduğundan bahisle adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından Vergi Mahkemesince dava konusu 1 takip nolu ödeme emri ile 2 takip nolu ödeme emrinin idarece kaldırılan kısmı hariç diğer kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.