Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1555 E. , 2022/5557 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1555
Karar No : 2022/5557
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatını ortaklara kâr payı olarak dağıttığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Nisan dönemi için re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 2014 yılında 1.730.963,49-TL kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle düzeltilen kurumlar vergisi beyan tablosuna göre adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında açılan davada K:… sayılı kararla cezalı tarhiyatın bir kısmının onandığı, bir kısmının kaldırıldığı, olayda, her ne kadar davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna göre bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle bir matrah farkı tespit edilmiş ve bu matrahın bir kısmı yukarıda bahsedilen kararda Mahkemece uygun bulunmuş ise de, davacının söz konusu incelemeye göre beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen karını ortaklarına dağıttığı hususunda inceleme elemanı ya da idarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığından, varsayıma dayalı olarak tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket adına 2014 yılı için tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davada, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla davanın, dava konusu haksız vergi iadesi sebebiyle tarh edilen 2014 yılına ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi bakımından reddi, dava konusu kayıt dışı hasılat sebebiyle 2014 yılına ilişkin olarak tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin, 2014 yılında satılan emtiaya ilişkin olarak düzenlenen müstahsil makbuzlarının karşılığı olan …, …, … sayılı çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan kısmı yönünden reddi, söz konusu cezalı tarhiyatın bu tutarları aşan kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verildiği, anılan kararın davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarenin yaptığı istinaf başvurusunun Dairelerinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararı ile reddedildiği anlaşıldığından, kesinleşen kayıt dışı kazancın ortaklara dağıtılmadığı ve kurum bünyesinde kaldığı hususu, ispat külfeti kendine düşen davacı tarafından hukuken geçerli olarak ispat edilemediğinden, dava konusu gelir (stopaj) vergisinin 2014 yılında satılan emtiaya ilişkin olarak düzenlenen müstahsil makbuzlarının karşılığı olan …, …, … sayılı çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan kurumlar vergisine denk gelen kısmından kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın brüte tamamlanması suretiyle bulunan stopaj matrah farkı üzerinden salınan vergi ve bu kısma ilişkin vergi üzerinden bir kat olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda Vergi Mahkemesi kararının bu kısım yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, kararın dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin 2014 yılında satılan emtiaya ilişkin olarak düzenlenen müstahsil makbuzlarının karşılığı olan …, …, … sayılı çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan kurumlar vergisine denk gelen kısmından kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın brüte tamamlanması suretiyle bulunan stopaj matrah farkı üzerinden salınan vergi ve bu kısma ilişkin vergi üzerinden bir kat olarak kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin 2014 hesap döneminde seralarda ekimini yaptığı sebzeleri yetiştirdikten sonra çalışanları üzerinden toptancı hallerinde faaliyet gösteren firmalara satış yaparak, bedelleri çalışanları adına düzenlenen çekler ile veya nakit olarak tahsil ederek şirket çalışanları adına düzenlenen müstahsil makbuzlarında yer alan tutarları kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edilmesi üzerine yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatını ortaklara kâr payı olarak dağıttığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Nisan dönemi için re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 1. fıkrasında re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra aynı maddenin 2. fıkrasının 4 numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak kabul edilmiş olup, aynı kanunun 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/2. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirket ortaklığından dolayı aldığı kar paylarının menkul sermaye iradı olduğu belirtilmiş; 94/6-b-i maddesinde tam mükellef kurumlar tarafından, tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki madde hükümlerinin değerlendirilmesinden, kurum kazançları üzerinden gelir (stopaj) vergisi tevkifatı yapılması için kurum kazancından doğan karın ortaklara dağıtılmış olması gerekmektedir.
Olayda, her ne kadar davacı hakkında düzenlenen inceleme raporuna göre bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle bir matrah farkı tespit edilmişse de, söz konusu incelemeye göre beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen karın ortaklara dağıtıldığı hususunda inceleme elemanı ya da idarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığından açılan davayı; “beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen karın ortaklara dağıtıldığı hususunda inceleme elemanı ya da idarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığından, varsayıma dayalı olarak tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir stopaj vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu, “dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin 2014 yılında satılan emtiaya ilişkin olarak düzenlenen müstahsil makbuzlarının karşılığı olan …, …, … sayılı çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan kurumlar vergisine denk gelen kısmından kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmın brüte tamamlanması suretiyle bulunan stopaj matrah farkını aşan kısmı yönünden, söz konusu çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan kısmının yargı kararıyla hukuka uygun bulunması karşısında, varlığı kesinleşen kayıt dışı kazancın ortaklara dağıtılmadığı ve kurum bünyesinde kaldığı hususu, ispat külfeti kendine düşen davacı tarafından hukuken geçerli olarak ispat edilemediğinden, bu kısımlar dışında kalan stopaj matrahı üzerinden hesaplanan kısmı yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyize konu kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.