Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6917 E. , 2022/6328 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6917
Karar No : 2022/6328
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla, … Medya Yay. Etk. Yön.ve Paz. Hiz. A.Ş’nin borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin ve işbu ödeme emirlerinin iptali amacıyla davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin 30/12/2021 tarihinde davacıya tebliği üzerine 31/12/2021 tarihinde işlemeye başlayan 15 günlük dava açma süresinin, davacının ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle davalı idareye 06/01/2022 tarihinde başvurması üzerine bu tarihte durduğu, söz konusu başvurunun davalı idarece reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin davacıya 15/01/2022 tarihinde tebliği üzerine 16/01/2022 tarihinde yeniden işlemeye başladığı ve 24/01/2022 tarihinde sona erdiği görülmekle, dava konusu … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerine karşı en geç 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesi uyarınca 15 günlük dava açma süresinin son günü olan 24/01/2022 günü mesai saati bitimine kadar dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonraki bir tarih olan 28/01/2022 tarihinde açılan bu davanın süre aşımı sebebiyle esasını inceleme olanağının bulunmadığı; öte yandan, davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinde, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin … tarafından 08/02/2022 tarihinde ödenmesi nedeniyle takipten kaldırıldığının belirtildiği ve bu durumu tesvik eden belgelerin dosyaya sunulduğu görülmüş olup, davanın davalı idarece takipten kaldırıldığı anlaşılan … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının esasının incelenmesine hukuken imkan ve gerek bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen süreaşımı nedeniyle reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği borçların zamanaşımına uğradığı, işlemin yoklukla batıl olduğu, idarenin ret işlemi ile ilgili hüküm kurulmadığı, idare tarafından bahsedilen ödemenin kim tarafından yapıldığını bilmedikleri, zamanaşımını kesmeyeceği, davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmadığından takip edilemeyeceği, eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının; kararın, dava konusu … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerine dair davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1/b bendinde de, süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (06/01/1982 tarih ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 13. maddesine göre Vergi İtiraz Komisyonu deyiminden Vergi Mahkemelerinin anlaşılması gerekir.) nezdinde itirazda bulunabileceği, itirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 06/01/2011 tarih ve E:2008/96, K:2011/03 sayılı kararında da, ödeme emrinin özellik ve niteliği ile diğer idari işlemlerin özellik ve niteliklerindeki farklılıklar ve kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi, kamu alacaklarının sürüncemede bırakılmamasındaki kamu yararı ve yükümlünün ödeme emri tebliğ edilmeden önceki aşamalarda her zaman idari işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu da dikkate alındığında ödeme emrine karşı açılacak davalarda bu sürenin onbeş gün olarak öngörüldüğüne vurgu yapılmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un ”Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, olay tarihinde yürürlükte olan 2. fıkrasında, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, 3. fıkrasında da, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmış ve maddenin gerekçesinde söz konusu düzenlemenin amacının, bir yönden, hukuka bağlı idare anlayışına uygun davranmak durumunda olan idareye, yapmış olduğu hukuka aykırı idari işlemini, dava yoluna gidilmesine gerek bırakmaksızın, düzeltme olanağı tanımak, diğer yönden de, idare edilenlerin, uzun ve masraflı yargı başvurusu yerine, daha kısa ve masrafsız olan idari başvuru ile hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak olduğu açıklanmıştır.
Yukarıda mezkur Kanun hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinde, kişilerin daha önce haklarında tesis edilmiş bir işleme karşı idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama, idari dava açma süresi içinde başvurabileceklerine ilişkin ihtiyari bir yolun düzenlendiği, oysaki ödeme emrinin, vergi dairelerinin idari işlevleriyle ilgili olarak tesis ettikleri uygulanabilir nitelikte ve yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde yenilik yaratan irade açıklaması suretiyle tesis edilen işlemlerden farklılık arz ettiği, ödeme emirlerine karşı dava açma süresinin, genel dava açma süresinin aksine onbeş gün ile sınırlandırıldığı, buna göre, belirtilen özelliği gereği ödeme emrine karşı açılacak davalarda, dava açmadan evvel düzeltme talebi ile idareye başvurulmuş olmasının süreyi uzatmayacağı, dolayısıyla, sürenin durması ve kesilmesi gibi durumlar da özel kanunlarda düzenlenmediğinden, bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 30/12/2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından 06/01/2021 tarihinde davalı idareden ödeme emrinin kaldırılmasına ilişkin başvurusunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedildiği, bu işlemin 15/01/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 28/01/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçeyle ödeme emrinin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen haller dışında, vergi dairelerince amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, 17/06/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emirlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde 14/01/2022 tarihine kadar dava açılması gerekirken, 28/01/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm fıkrasının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerine dair davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin hüküm fıkrasının Sayın …’in karşı oyuyla oyçokluğuyla, yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerine dair davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının aynı gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle kararın buna ilişkin kısmına katılmıyorum.