Danıştay Kararı 6. Daire 2022/28 E. 2022/9366 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/28 E.  ,  2022/9366 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/28
Karar No : 2022/9366

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … Vakfı
2- … Turizm İşletmeleri ve Yatırımları A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … Bulvarı, … Caddesi, … ve … Sokaklar, … ada, … ve … parsellere ilişkin (korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parseller ile tescil kaydı bulunmayan …, …, …, … ve … parseller) … tarihli, … sayılı İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile uygun bulunan Yenileme Avan Projesi doğrultusunda hazırlanan Yenileme Uygulama Projesinin uygun olduğuna, uygulamanın proje müellifi sorumluluğunda ve ilgili belediyesi denetiminde yapılmasına, uygulama projesi önerilen parsellerde tevhit, ifraz, cins değişikliği ve yola terk işlemlerinin yapılmasında 2863 sayılı Yasa yönünden sakınca olmadığına ilişkin … tarihli, … sayılı İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile bu karara, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan I. grup olarak tescilli … Kilisesi’nin zarar göreceğinden bahisle 02/04/2019 tarihinde yapılan itirazın, söz konusu parselde onaylı proje kapsamında başlanmış ve belli bir aşamaya gelmiş olan inşaatın tamamlanmaması durumunda … ada … parselde kayıtlı korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına olası zararlar verebileceği göz önüne alınarak reddine, … tarihli, … sayılı İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararının devamına, alanda can ve mal güvenliği açısından risk oluşmaması için … tarihli, … sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararı gereği inşaatın ivedilikle … Bulvarı seviyesine kadar tamamlanmasına, devam eden inşaatlara ilişkin can ve mal güvenliğinin ilgilileri ve belediyesince sağlanmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 09/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X):
3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesinde, herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının; nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, 5. maddesinde, nazım imar planının varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını gerektirdiğinden yapı yoğunluğunun, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerine ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bir bütün olan plan olduğu, uygulanan imar planının ise tasdikli hali hazır haritalar üzerine varsa kadastral duruma işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntılı ile gösteren plan olduğu, uygulama imar planının ise tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olduğu kurala bağlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinin (a) bendinin 8. alt bendinde; “Koruma amaçlı imar plânı”; bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar olarak tanımlanmış, 17. maddesinde; ” Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir. Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.” hükümlerine yer verilmiştir.
5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun 1. maddesinde; ”Bu Kanunun amacı, … yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasıdır. Bu Kanun, yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda oluşturulacak olan yenileme alanlarının tespitine, teknik altyapı ve yapısal standartlarının belirlenmesine, projelerinin oluşturulmasına, uygulama, örgütlenme, yönetim, denetim, katılım ve kullanımına ilişkin usûl ve esasları kapsar.” hükmüne, 3. maddesinin 7. fıkrasında; ”Yenileme projelerini onaylamak üzere 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 51. maddesine göre gerektiği kadar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu oluşturulur. Kurulca onaylanan projeler, il özel idaresi veya belediyece uygulanır.” hükmüne, aynı maddenin 9. fıkrasında; ”Yenileme projeleri, uygulama alanı içerisinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının rölöve, restitüsyon, restorasyon projeleri ile onarılacak veya yeniden inşa edilecek yapıların imar mevzuatında öngörülen projelerinden oluşur.” hükmüne, 4. maddenin son fıkrasında ise “Yenileme alanlarında uygulanacak projelerin kamulaştırma, plân, proje ve yapım işlerinde kullanılmak üzere, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesine göre oluşturulan Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı hesabından belediyelere aktarma yapılır.
” hükmüne yer verilmiştir.
Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin (f) bendinde; Yenileme alanı: Sit ve koruma alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının içinde, sınırları yetkili idarenin teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kabul edilerek belirlenen alanlar olarak tanımlanmış, (g) bendinde; Yenileme avan projesinin yenileme uygulama projelerine esas teşkil edecek, Kanunun 2. maddesi uyarınca kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunca karara bağlanan, mimari avan proje ile statik, tesisat, elektrik, ulaşım ve alt yapı ön raporlarını ifade ettiği, (h) bendinde ise; Yenileme uygulama projesinin yenileme alanı içerisinde bulunan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların, Kanunun 3. maddesi uyarınca kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunca karara bağlanan, rölöve, restitüsyon, restorasyon projeleri ile onarılacak veya yeniden inşa edilecek yapıların, imar mevzuatında öngörülen kentsel tasarım, çevre düzenleme, mimari, statik, mekanik-elektrik tesisat ve alt yapı projelerini ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
Yukarıdaki mevzuatın değerlendirilmesinden, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun kapsamında “Yenileme Alanı” olarak ilan edilen alanlarda 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları olmadan uygulama yapılamayacağı, davaya konu alana ilişkin yoğunluk, kullanım ve yapılaşmaya yönelik temel kararların imar planları ile belirlenmesi gerektiği, sadece avan projeye göre belirlenen arazi kullanım kararı ve kat yüksekliği esas alınarak uygulama yapılamayacağı, imar planı yapılmadan esnek ve avan projeye dayalı karar verme süreci işletilmesinin, kentsel sit alanı niteliğindeki bölgenin tarihi dokusunu zedeleyebileceği de göz önünde bulundurulduğunda, plan bütünlüğüne, koruma ilkelerine ve imar mevzuatına aykırı olacağı değerlendirildiğinden, dava konusu Yenileme Avan Projesi doğrultusunda hazırlanan Yenileme Uygulama Projesinin taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planları ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.