Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1626 E. , 2022/5571 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1626
Karar No : 2022/5571
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ambalaj ve Plastik San. Tic. A. Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca 2017 yılı kurumlar vergisinin %5’i oranında hesaplanan 359.465,50-TL’nin iade talebinin reddedilerek mahsuba konu tutar ile ilgili 6183 sayılı Kanun uyarınca takip işlemlerine başlanacağına dair … tarih ve E…sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya tebliğ edilen GEKSİS Kontrol Raporu’nun “VIN 02 – Vergilerin Kanuni Süresinde Ödenme Durumu Kontrolü” segmentinde 2015/Ocak, Temmuz, Eylül ve 2017/Eylül dönemleri gelir (stopaj) vergisi, 2017/Haziran dönemi katma değer vergisi ile 2017/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri kurumlar geçici vergilerinin süresinde ödenmediği, Raporun “KES03 – Kurum Kazancı Kesintisi – Muhtasar Beyanname Uyum Kontrolü” segmentinde 2017/Nisan-Haziran dönemi için vergi sorumlusu tarafından muhtasar beyannamede bildirilen kesinti tutarı ile davacı şirket tarafından bildirilen yıllık beyannamenin kesinti yoluyla ödenen vergiler tutarının uyumlu olmadığı, “GEÇ-02” ve “GEÇ-04” kodlu segmentlerde de davacı şirketin 2017/Temmuz-Eylül dönemi geçici kurumlar vergisini yıllık beyanname verme süresinden sonra ödediğinin tespit edildiği, davacı tarafından, 2015/Ocak, Temmuz, Eylül dönemleri gelir (stopaj) vergisi, 2017/Haziran dönemi katma değer vergisi, 2017/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri geçici vergilerine dair süresinde verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmediği görülmekle birlikte; geç ödenen tutarların o dönem tahakkuk eden ilgili vergi borcunun yaklaşık binde biri oranında olduğu, yüksek tutarlarda vergiler süresinde ödenirken nispeten çok küçük miktarları ödemekten kaçınmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve her bir beyanname itibarıyla yapılan bu geç ödemelerin 7162 sayılı Kanun ile getirilen 250 Türk Lirası sınırının altında kaldığı. 2017/Eylül dönemine ait tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisi olan 335.049,19-TL’nin 17.951,84-TL’si, tahsilat sorgulama ekranından 17/11/2017 tarihinde mahsuben ödenmiş gibi görünmekle birlikte, davacının iade alacağının 2017/Şubat döneminden kaynaklı olduğu ve 2017/Eylül dönemi gelir (stopaj) vergisinin ödenme döneminde de halen mevcut olan iade hakkının kullanılma imkanı olduğu düşünüldüğünde vergi borcunu ödemekten imtina eden bir halden ziyade zaten vergi idaresinde mevcut olan davacı şirket parasının farklı vergi borcu için sayılması yönünde talebinin süresinden sonra verilmiş olmasının mükerrer 121. madde anlamında geç ödeme olarak değerlendirilemeyeceği, raporun “KES03” kodlu sekmesinde 2017/Nisan-Haziran dönemi için vergi sorumlusu tarafından muhtasar beyannamede bildirilen kesinti tutarı ile yıllık beyannamenin kesinti yoluyla ödenen vergiler tutarının uyumlu olmama sebebinin vergi sorumlusu banka tarafından ilgili dönem beyanı verilirken yalnızca Mayıs ve Haziran aylarını bildirmiş olması durumundan kaynaklandığı ve Nisan ayına denk gelen kesinti tutarının davacı tarafından düzeltilerek ödendiği anlaşıldığından, ilgili banka sorumluluğunda olan bu durumda yapılan hatanın davacı şirkete atfı kabil olmadığı sonucuna varıldığından, davacı şirketin ilgili dönemler itibarıyla %5 oranında vergi indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddiaların tekrarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.