Danıştay Kararı 9. Daire 2020/4934 E. 2022/5573 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/4934 E.  ,  2022/5573 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4934
Karar No : 2022/5573

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ambalaj ve Plastik San. Tic. A. Ş.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca kurumlar vergisinin %5’i oranında hesaplanan 664.741,22-TL’lik kurumlar vergisi indiriminin uygulanması gerektiği yolunda ihtirazi kayıtla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden söz konusu tutarın tahakkuk ettirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinin (finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç) kanunda sayılan şartları taşımaları kaydıyla vergi indiriminden yararlanabilecekleri söz konusu mükelleflerin vergi indiriminden yararlanabilmelerine ilişkin koşullardan birinin de, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması koşulu olduğu, anılan düzenleme ile 3 yıllık bir zaman diliminin esas alındığı, bu itibarla 2018 yılına ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde vergi indiriminden istifade edebilmek için 2016, 2017, 2018 yıllarına ait tüm vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin de vadesinde ödenmiş olması gerektiği, dava konusu olayda, 2018 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi sırasında, beyanname detayında olumsuzluk olarak belirtilen, 2018/Haziran dönemi damga vergisi beyannamesinin 23/07/2018 tarihinde verilerek tahakkuk ettirildiği ve mahsup talebinde bulunularak 25/07/2018 tarihinde ödendiği, 2018/Aralık dönemi katma değer vergisinin 25/01/2019 tarihinde mahsup talebinde bulunularak ödendiği, 2018/Ocak-Mart dönemi geçici verginin 1.935.362,92-TL’sinin 17/05/2018 tarihinde nakden ödendiği, 288.387,43 TL’sinin aynı tarihte mahsuben ödendiği, kalan 359.465,50 TL’sinin 2017 yılına ait %5 kurumlar vergisi indirimi tutarı olduğu, bu tutara ilişkin olarak …Vergi Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, anılan Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, 2018/Ekim-Aralık dönemi geçici verginin 18/02/2019 tarihinde kısmen nakden kısmen mahsuben ödendiği, 2017/Eylül dönemi gelir (stopaj) vergisinin 25/10/2017 tarihinde mahsuben ödendiği, bu mahsuba ilişkin tutarın da 2017 yılı kurumlar vergisi indirimi tutarı olduğu ve yukarıda belirtilen mahkeme kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, 2018/Aralık dönemi gelir (stopaj) vergisinin 25/01/2019 tarihinde mahsuben ödendiğinin görüldüğü, bu durumda, davacı şirket tarafından indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş olması ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş ve mahsup edilmiş olması karşısında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca 2018 yılına ait %5 oranında kurumlar vergisi indirimden yararlandırılmasına ilişkin başvurusunun zımnen reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddiaların tekrarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.