Danıştay Kararı 9. Daire 2021/71 E. 2022/5547 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/71 E.  ,  2022/5547 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/71
Karar No : 2022/5547

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2005 ilâ 2017 yılları için ikmalen tarh edilen bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2004 ilâ 2017 yılları için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu tarhiyatın 2010 ilâ 2017 yıllarına ilişkin bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2013 ilâ 2017 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmı yönünden; 14/01/2019 tarihinde yapılan ara karara cevaben davalı idarece gönderilerek 04/02/2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe eklerinden, davacının 25/06/2018 tarihinde davalı idareye başvurarak, dava konusu 2010 ilâ 2017 yıllarına ilişkin bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2013 ilâ 2017 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezaları için 7143 sayılı Yasadan yararlanarak söz konusu borçları yapılandırdığı anlaşıldığından konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, tarhiyatın 2005 ilâ 2009 yıllarına ilişkin kısmının incelenmesinden; söz konusu vergi ve katkı payının tarh edildiği İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, … Mah. … ada … parselde kayıtlı taşınmaz için 08/04/2005 tarihinde emlak bildiriminde bulunulduğu ve söz konusu taşınmazın bu tarihten itibaren idarenin bilgisi dahilinde olduğu dikkate alındığında, söz konusu vergi ihbarnamelerinin 213 sayılı Kanun’un 114. maddesi uyarınca verginin doğduğu yılı takip eden 5 yıl içinde davacıya tebliğ edilmesi gerekirken, bu süre geçtikten sonra 08/01/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, tarh zamanaşımına uğrayan söz konusu kamu alacaklarında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2004 ilâ 2012 yılları için kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, idarece, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğinden, dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, 2005 ilâ 2009 yıllarına ait vergiler ile 2004 ilâ 2012 yıllarına ait vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, … Mahallesi, sanayi alanı olarak vermiş olduğu emlak vergisi beyanına ilişkin taşınmalarının, … Yolu Caddesine cepheli olduğunun tespit edildiği, … Mahallesi, sanayi alanının arsa metrekare birim fiyatının 400,00-TL olduğu, … Yolu Caddesinin ise arsa metrekare birim fiyatının 500,00-TL olduğu, bu tespitler sonrası emlak vergisi tarh edilerek vergi ziyaı cezası kesildiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.