Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4258 E. , 2022/6362 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4258
Karar No : 2022/6362
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1- Davacının TÜBİTAK 2211/A Genel Yurtiçi Doktora Burs Programı’nın 2019 yılı 3. dönemi için yapmış olduğu burs başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlem ile;
2- Bu işleme dayanak olarak gösterilen TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun “Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişiler TÜBİTAK desteklerinden yararlanamazlar” şeklindeki … tarih ve … sayılı TUBİTAK Bilim Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin hiç birinde kamu görevinden çıkarılan kişilere eğitimleri nedeniyle bir kamu kurumundan burs verilmesinin yasak olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, aynı şekilde davalı idarenin kendi mevzuatına ve burs şartnamesinde de kamu görevinden çıkarılan bir kişinin burs almasını engelleyen herhangi bir hükmün yer almadığı, dolayısıyla idarenin düzenleme yetkisinin türev bir yetki olduğu, kanun koyucu tarafından yetkilendirilmedikçe idarenin bu konuda kural koymasının mümkün olmadığı, AİHM içtihatlarında henüz elde edilmemiş meşru bir beklentinin de mülk olarak nitelendirildiği bu sebeple mülkiyet hakkının hukuka aykırı olarak ihlal edildiği, bursu alamaması durumunda doktora eğitimini sürdürme imkanının zora düşeceğinden AİHM ve Anayasa ile korunan eğitim hakkının engellendiğini, yargı organlarınca suçluluğunun hükmen sabit olmadığından tesis edilen işlemin masumiyet karinesi ilkesine de aykırı olduğu, burs başvuru kriterlerini taşımasına rağmen Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmesi sebebiyle başvurusunun reddedilmesinin Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine, AİHM sözleşmesinin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağına ve UNESCO Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşmenin 3. maddesine ve 1789 sayılı Kanunun 8. maddesinde yer alan ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek burs başvurusunun davalı idarece reddine ilişkin işlem ile dayanağı olan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı Bilim Kurulu’nun “KHK ile kamu görevinden çıkarılan gerçek kişiler TÜBİTAK desteklerinden yararlanamazlar.” yönündeki kararının iptali istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Usul yönünden Ankara İdare Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğu; esas yönünden ise burs başvurularının TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Tarafından Yürütülen Programlara İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan BİDEP Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde düzenlenen program mevzuatına göre yürütüldüğü, ilgili esasların 6. maddesinde de düzenlenen destekleme kararının alınması ile ilgili hükümler gereği başvuru değerlendirme sonuçlarının Grup Yürütme Kurulu tarafından görüşülerek Başkanlığa sunulduğu ve desteklenecek başvuruların Başkanlık onayı ile kesinleştiği, davacının da Kanun Hükmende Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı anlaşıldığından, Bilim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı Yönetim Kurulu toplantısında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin burs başvurularının geçersiz sayılacağına yönelik alınan karar doğrultusunda davacının burs başvurusunun geçersiz sayıldığı, dolayısıyla hukuka ve mevzuata uygun olarak işlemin tesis edildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; TÜBİTAK 2211/A Genel Yurtiçi Doktora Burs Programının 2019 yılı 3. dönemi için davacının yapmış olduğu burs başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak olarak gösterilen TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun “Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişiler TÜBİTAK desteklerinden yararlanamazlar” şeklindeki kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin görev itirazı yerinde görülmeyerek işin esası incelenmiştir.
278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, ”TÜBİTAK, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek amacıyla 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın burslar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı’nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa’nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK’nın anılan toplantısında “demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla” Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00’den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının Rekabet Kurumunda uzman olarak görev yapmakta iken terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle 29 Nisan 2017 tarih ve 30052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, TÜBİTAK 2211/A Genel Yurtiçi Doktora Burs Programının 2019 yılı 3. dönemi için yapmış olduğu burs başvurusunun TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun “Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişiler TÜBİTAK desteklerinden yararlanamazlar” şeklindeki kararına dayanılarak reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle kamu görevinden çıkarılan kişilerin kamu kaynaklarıyla karşılanan burslardan yararlandırılmayacağı yolundaki dava konusu kararda ve davacının başvurusunun bu nedenle reddedilmesinde burs verilme amaçlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, TÜBİTAK 2211/A Genel Yurtiçi Doktora Burs Programı’nın 2019 yılı 3. dönemi için yapmış olduğu burs başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak olarak gösterilen TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun “Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişiler TÜBİTAK desteklerinden yararlanamazlar” şeklindeki … tarih ve … sayılı TUBİTAK Bilim Kurulu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, ”TÜBİTAK, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek amacıyla 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın burslar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
278 sayılı Kanunun 2. maddesine dayanılarak hazırlanan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine ilişkin Usul ve Esasların Amaç ve kapsam başlıklı 1. maddesinde; “Bu Usul ve Esasların amacı; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından bilim insanlarının, araştırmacıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmelerine, öğrenim sırasında ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençlerin izlenerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve girişimciliği desteklemek amacıyla Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen programların başlatılıp yürütülmesine ilişkin genel kuralları belirlemektir.”, “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “Destek; 1) Öğrenim sırasında ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençler, lisans ve lisansüstü öğrencilerin, girişimcilerin, lisansüstü öğrenimlerini tamamlamış bilim insanlarının ve araştırmacıların yurt içinde ve/veya yurt dışında düzenlenen etkinliklere/yarışmalara katılımlarını sağlamak amacıyla TÜBİTAK tarafından verilen maddi desteği, 2)Lisans ve lisansüstü öğrencileri ile en az lisans derecesine sahip bilim insanı ve araştırmacıların araştırma projesi giderlerini karşılamak üzere verilen maddi desteği”, “Değerlendirme ve destek” başlıklı 6. maddesinde; “Başvurular BİDEB tarafından ön incelemeye alınır. Ön incelemeyi geçen destek başvuruları programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeye alınır. TÜBİTAK gerekli görmesi halinde başvuruların değerlendirilmesinde, konusunda uzman kişileri görevlendirir veya kurum/kuruluşlardan yardım alır. Değerlendirme sonuçları, GYK tarafından görüşülerek Başkanlığa sunulur. Desteklenecek başvurular ve destek bütçeleri Başkanlık onayı ile kesinleşir. (2) Başkanlığa sunulacak destekleme önerisinde, değerlendirme sonuçlarının yanında TÜBİTAK’ın olanakları ile belirlenen ülke ihtiyaç veya öncelikleri gözetilebilir.” düzenlemeleri bulunmaktadır.
Hukuki Değerlendirme
278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, TÜBİTAK’ın görevleri arasında, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve bu amaçla burslar vereceği sayılmıştır.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek; bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla kurulan bir kamu kurumu olduğu yönünde tartışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla kamu kurumu olan ve kısaltılmış adı ile TUBİTAK olarak adlandırılan kurumunun, kamu kaynağından aktarılacak olan bursların yine kamu menfaati amacıyla kullanılmasını sağlamak temel görevlerinden biridir.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine ilişkin Usul ve Esasların 6. maddesinde de, kuruma yapılan burs başvurularının ön incelemeye alınacağı, desteklenecek başvuruların da Başkanlık onayıyla kesinleşeceği düzenlenmiştir. Getirilen düzenlemenin incelenmesinden, burs başvurularının ön inceleme aşamasında değerlendirileceği, ön incelemeyi geçen destek başvurularının, başvurulan programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeden geçeceğinin belirtildiği görülmektedir.
Burs başvurularının değerlendirme aşamalarından olan ön inceleme aşaması için, 10.01.2017 tarih ve 261 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim Kurulu kararı ile Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzeni ve temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik menfur 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsünün ardından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek ve tüzel kişiler ile Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler ile doğrudan veya anılan Kanun Hükmünde Kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan gerçek kişilerin herhangi bir TUBİTAK desteğine ve herhangi bir proje, etkinlik, yayın, burs ve sair desteklere başvurularının kabul edilemeyeceğine ilişkin karar alındığı görülmektedir.
Davacı tarafından yapılan burs başvurusunun da bu karar doğrultusunda kabul edilmemesi üzerine, alınan kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, burs başvurusunun reddine dair işlem ile birlikte dayanağı olan bu kararın iptali istenilmiştir.
Davalı tarafından verilen savunma dilekçelerinde, TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun kurumun en üst karar organı olduğu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası alınan Olağanüstü Hal kararı sonrasında, bu sürece ilişkin olarak kendilerinin de kurum olarak bir takım önlemler almalarının zaruri olması sebebiyle, çıkarılan Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararnamelerinin de amacına uygun olarak TUBİTAK Bilim Kurulu’nun Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile tanınan düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında, terör örgütleriyle irtibatı veya iltisakı olduğu gerekçesiyle Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin burs başvurularının kabul edilemeyeceğine ilişkin karar alındığı, böyle bir karar alınmaması durumunda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen önlemlerin içerik ve amacına aykırı olarak bu kişilere burs verilmesinin, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması gerekliliğine ilişkin ilkeye aykırı olacağından, bu yönde karar alındığının belirtilmiştir.
Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararnameler ile darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu kapsamda, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek kişilerin kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Davalı idarenin bir kamu kurumu olduğu ve vermiş olduğu bursların da kamu yararına uygun olarak vermesi gerektiği kuşkusuzdur. Davalı kurum tarafından verilen bursların tek amacı, öğrenim gören veya öğrenim sonrası araştırma yapan kişileri maddi yönden desteklemek olmayıp, yapılan bu bilimsel araştırmaların sonrasında yine kamunun menfaatine uygun bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Dolayısıyla burs başvurularının bu kapsamda değerlendirilmesi amacıyla davalı idarece Olağanüstü Hal kapsamında alınan Kanun Hükmünde Kararnamelerinin amacı da göz önüne bulundurularak söz konusu kararın alındığı ve alınan kararında amacının kamu kaynaklarının doğru ve verimli bir şekilde uygun kişilere aktarılarak kullanılması olduğu görülmektedir.
Bu durumda, üst hukuk normları ile idareye verilen takdir yetkisi kapsamında alınan karara dayanılarak, Olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olarak kamu görevinden çıkarılan davacının burs başvurusunun kabul edilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, Olağanüstü Hal kapsamında alınan Kanun Hükmünde Kararnamelerde, terör örgütleriyle irtibatı veya iltisakı bulanan kişilere TUBİTAK bursu verilemeyeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle alınan kararın kanuni dayanağı bulunmadığı ileri sürülmüşse de, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde kazuistik bir şekilde her hususun düzenlenmesi gerekmeyeceği, davalı idarelere verilen düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında bu kanun hükmünde kararnamelerin amacı göz önüne alınarak yine kendi mevzuatlarınca kendilerine verilen düzenleme yapma yetkisi kapsamında buna ilişkin karar alacağının açık olduğu, dava konusu edilen kararın da bu yönde alındığı görüldüğünden, davacının bu iddiasının hukuken kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla veya bu karara karşı idari yargıda açacağı dava sonucunda, davacının terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı gerekçesiyle verilecek iptal kararı sonrası, davalı idarece bu husus göz önüne alınarak davacının burs başvurusunun yeniden değerlendirileceğinin hukuken kabulü gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden dava açılırken alınmayan ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı Kanun’un 325. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için müzekkere yazılarak kararın bir örneğinin ilgili Veraset ve Harçlar Vergi Dairesine de tebliğine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.