Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/5236 E. , 2022/6364 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5236
Karar No : 2022/6364
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 29/12/2015 tarih ve 29577 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile değiştirilen 26/09/2006 tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin “Ortopedi muayeneye ilişkin esaslar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Vertebra (boyun ve bel) hareketleri: Kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. “ ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 8. Maddesinde yer verilen diğer hastalıklar yönünden uzman hekimler tarafından düzenlenecek raporlar ile sürücü belgesi verileceği kararlaştırılmışken, iptalini istediği hükümle rapora gerek olmaksızın sürücü belgesi verilmeyeceğine dair düzenleme yapıldığı, yapılan düzenleme ile engelli bir birey olarak araç kullanma hakkından mahrum bırakıldığı, hayatının idame ettirmede zorlandığını, diğer hastalıklar yönünden sağlık raporu ile sürücü belgesi verileceği düzenlenmişken bu hüküm ile hiçbir şekilde sürücü belgesi verilemeyeceğinin hüküm altına alınmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Anayasa’nın 10. maddesinde engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağı açıkça düzenlenmesine rağmen bu hüküm ile bu hususun göz önüne alınmadığı, Anayasa’nın 61. maddesinde yer alan “Devlet sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” hükmüne aykırı şekilde düzenleme yapıldığı, madde metninde hiçbir esneklik tanınmamadığı, en azından sağlık kurulu raporları ile sürücü belgesi alınacağına dair düzenleme bulunsa idi mağduriyet oluşturmayacağı, yaklaşık 6 yıldır fiili olarak araç kullandığını bu sebeple yeterli tecrübeye sahip olduğunu, ÖTV Kanununda yer alan engellik derecesi %90 altında olan kişiler için getirilen “bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malül ve engelliler tarafından beş yılda bir defa olmak üzere ilk alımları ÖTV ‘den
istisnadır” hükmünden sürücü belgesi olmadığı için yararlanamadığı, dolayısıyla iptalini istediği hüküm ile bu haklarından mahrum bırakıldığı, Anayasada birçok başlık altında yer alan engelli, özürlü ve sakatlara yönelik tanınan haklar ile ters düştüğü, bu hüküm ile engelli bir birey olarak kendisinin toplumdan biraz daha uzaklaştırıldığı belirtilerek Yönetmeliğin 8. maddesinin (a) fıkrasında yer alan hükmün iptalini istemektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI :
… Bakanlığı’nın Savunması : Sürücü belgesinin bir hak olmadığı, ruhsat olduğu, dolayısıyla anılan ruhsata hak kazanılması, karayollarında, yalnızca sürücünün değil seyir halinde bulunan tüm sürücü ve yayaların can ve mal güvenliği amacıyla düzenlenen ve yürürlüğe giren Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
… Bakanlığı’nın Savunması : Dava konusu hüküm, ankilozan spondilit hastalarının sürücü belgesi alıp alamayacakları ile alakalı olarak uzman hekimlerin katılımının sağlandığı bilimsel komisyon tarafından 15.06.2010 tarihinde yeniden değerlendirildiği ve mevcut haliyle kalmasına karar verildiği, sağlık kriterleri, alanında uzman hekimlerin katılımıyla ile oluşturulan komisyonlarda sağlık sorunun sürücülük yeteneğine etkisi ve dünya uygulamaları gözetilerek hazırlandığı, Yönetmelikte yer alan vertebra hareketlerinin, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıkların bulunmaması yolundaki şart, hareket halindeki objelerin hareket hızlarının ve hedefe olan uzaklıklarını tahmin edebilme, tehlike oluşturmayacak şekilde davranabilme, görüş alanı içinde, uyaranları ilk fark ettiği noktada ve fark ettiği anda doğru tepkiler verebilme, dikkatini görüş alanı dışındaki uyaranlara yoğunlaştırmasını zorunlu kılan sağlık sorunlarının bulunmaması, bir görevi yerine getirirken doğru tepkilerin verilebilmesi, aynı anda farklı uzuvlarının hareketlerini uyumlandırabilme kritirlerini sağlayabilmek için gerekli ve zorunlu bir şart olduğu, 06/03/2017 tarihinde söz konusu hükmün komisyonca yeniden değerlendirildiği, yapılan öneri ile kişinin sadece arkaya değil her yöne belirtilen sınırlarda çevirebilme yeteneğinin olması gerekliliğine işaret edildiği, başka bir ifadeyle hükmün genişletilmesi gerektiğinin vurgulandığı, sonuç olarak, kas ve iskelet sistemi için getirilen düzenlemeler ve bu çerçevede dava konusu hüküm, sürücünün kendisinin, diğer sürücülerin ve yayaların can güvenliğinin korunması için getirildiği ve hukuka aykırı olmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Troid Kanseri tedavisi sonrasında %49 engelli durumuna gelmesi nedeniyle “sürücü olamaz” raporu düzenlenen davacı tarafından, raporda dayanak olarak gösterilen Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle İçişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına karşı açılmıştır.
Dava dilekçesinin sonuç kısmında; “Mahkeme Başkanlığınca uygun görülmesi durumunda uzman bilirkişiden, çeşitli ekipman ve donanımlar ile araç kullanabileceğine ilişkin rapor alınmasına yönelik” talepten bahsedilmiş ise de; hakkında sürücü olamayacağına dair Sivas İl Sağlık Kurulunca düzenlenen 11.04.2019 tarihli rapor ile bu rapora yapılan itirazın reddine ilişkin Tokat İl Sağlık Kurulunun işlemi dava konusu edilmediğinden; bakılan davada, bilirkişi incelemesi yaptırılması hukuken mümkün olmadığı gibi; anılan sağlık raporunun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, davacının durumunun dayanak gösterilen yönetmelik hükmü kapsamında olup olmadığının irdelenmesi de bireysel işlemin iptali istemiyle açılan davada mümkün olacağından; işbu davada sadece bahse konu yönetmelik hükmünün hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; 2008 yılından itibaren B sınıfı sürücü belgesi olan davacının, kanser tedavisi sonucunda boynunda oluşan sağlık sorunları nedeniyle hakkında, 2017 yılında %49 engelli raporu düzenlendiği, 2019 yılında ise sürücü olamayacağına dair rapor düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sürücü adaylarında aranacak şartlar” başlıklı 6495 sayılı Kanunla değişik 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “sürücü belgesi alacakların İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımalarının zorunlu olduğu”; 45. maddesinde, “(Değişik: 12/7/2013-6495/19 md.) Sürücü belgesi sahibi kişide sağlığı bakımından sürücülüğe engel aşikar bir değişikliğin görülmesi ve tespiti hâlinde, trafik görevlilerince sürücü belgesi geri alınarak, kişinin sağlık kuruluşlarında muayenesi istenir. Sağlık şartları bakımından sürücülüğe engel bir hâlinin olmadığı veya mevcut olan bu hâlin daha sonra ortadan kalktığı sağlık raporuyla tespit edildiği takdirde, sürücü belgesi kişiye iade edilir.” hükmü yer almaktadır.
Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin “Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar” başlıklı 8. Maddesinde, “(Başlığı ile birlikte Değişik: RG-29/12/2015-29577) 1) Eklem hareketlerinden;
a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez.
b) Diğer eklem hareketleri,…
c) El eklemleri,…
(3) Kas, tendon ve bağ lezyonlarının kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini veya bu eklemleri oluşturan kemik hareketlerini % 50’den az bozduğu ortopedi ve travmatoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanınca belirlenenlere birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilir. Ancak bu bentte belirtilen sürücü belgeleri ile iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bunun dışındaki durumlarda, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının vereceği rapora göre işlem yapılır.
(4) Sürücü/sürücü adayının sağlık şartları nedeniyle araç kullanması belirli şartlara (ortez-protez) bağlanmış ise tanı, gerekli ise kontrolün süresi, sürücü belgesi sınıfı ve özel tertibatlı araç kullanabileceği belirtilerek kod yazılmadan 4 üncü maddenin sekizinci fıkrası kapsamında oluşturulan komisyona sevk edilir.” hükmü getirilmiştir.
Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesini gerektirmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları da açıktır.
Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistem de bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda; bahse konu Yönetmelikte, sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken nitelikler konusunda düzenlemeler yapılmıştır.
Yönetmeliğin “kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar”ı düzenleyen 8. Maddesinin dava konusu edilen kısmında “Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilemeyeceği.” düzenlenmiştir.
Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden olan sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sağlık şartları yönünden sürücü adaylarının ve sürücülerin iyi bir kontrolden geçmesine yönelik olarak mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle; gerçekte sağlık şartları yönünden sürücü olamayacak bir kimseye sürücü olabilir şeklinde rapor verilmesinin önüne geçmek amacıyla yürürlüğe konulan bahse konu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
Diğer taraftan; bahis konusu yönetmeliğin pek çok kısmı zaman içinde değiştirilmiş ise de; iptali istenilen kısımda bir değişiklik yapılmadığı (arkaya ibaresinin çıkarılması dışında), ilk düzenlendiği halde devam ettirildiği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
27/02/2008 tarihinde B sınıfı sürücü belgesi almaya hak kazanan davacı tarafından, 12/06/2017 tarihinde Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumuna yapmış olduğu müracaat sonucunda Sivas İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Sivas Numune Hastanesi tarafından düzenlenen Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile %49 oranında engelli olduğuna karar verildiği, bu engel sonucunda davacı hakkında Sivas İl Sağlık Kurulu tarafından 11/04/2019 tarihinde verilen raporla sürücü olamayacağına karar verilmiş ve rapora itiraz da Tokat İl Sağlık Kurulu tarafından 19/04/2019 tarihinde reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, sürücü olamayacağına ilişkin verilen rapora gerekçe olarak gösterilen Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin “Ortopedi muayeneye ilişkin esaslar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan Vertebra (boyun ve bel) hareketleri: Kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. “ ibaresinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sürücü adaylarında aranacak şartlar” başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasında, “Sürücü belgesi alacakların; a) Yönetmelikte belirlenen yaş ve deneyim şartlarını taşımaları, b) Öğrenim durumu itibarıyla en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmaları, c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları, d) Sürücü kurslarında teorik ve uygulamalı eğitimini tamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almış olmaları, e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması, f) Önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücü belgesinin bulunmaması, g) Başka sınıf sürücü belgesi alabilmek için, daha önce verilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu Kanunda öngörülen şartlar yerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olması zorunludur.” hükmü, 2. fıkrasında, “Sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esaslar İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
26/09/2006 tarih ve 26301 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne, “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik hükümleri, sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartları ve muayeneleri ile ilgili hususları kapsar.” hükmüne, “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde, “Bu Yönetmelik, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesinin (Değişik ibare:RG-29/12/2015-29577) ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar” başlıklı 8. maddesinde, “(Başlığı ile birlikte Değişik: RG-29/12/2015-29577) 1) Eklem hareketlerinden;
a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez.
b) Diğer eklem hareketleri,…
c) El eklemleri,…
(3) Kas, tendon ve bağ lezyonlarının kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini veya bu eklemleri oluşturan kemik hareketlerini % 50’den az bozduğu ortopedi ve travmatoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanınca belirlenenlere birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilir. Ancak bu bentte belirtilen sürücü belgeleri ile iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bunun dışındaki durumlarda, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının vereceği rapora göre işlem yapılır.
(4) Sürücü/sürücü adayının sağlık şartları nedeniyle araç kullanması belirli şartlara (ortez-protez) bağlanmış ise tanı, gerekli ise kontrolün süresi, sürücü belgesi sınıfı ve özel tertibatlı araç kullanabileceği belirtilerek kod yazılmadan 4 üncü maddenin sekizinci fıkrası kapsamında oluşturulan komisyona sevk edilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava dilekçesinde her ne kadar, rapor verilirken ayrıntılı muayene yapılmadığı, uzuvlarını uyumlu bir şekilde kullanıp kullanmadığı, araç kullanma yeteneğine sahip olup olmadığı hususlarının doğru bir şekilde değerlendirilmediği, başka bir ifade ile davacının sürücü olamayacağı yolunda düzenlenen raporları kusurlandırıcı iddalarda bulunulmuş ise de, sağlık raporunun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, durumunun dayanak gösterilen Yönetmelik hükmü kapsamında olup olmadığının irdelenmesi ancak bireysel işlemin iptali istemiyle açılacak bir davada mümkün olduğundan ve işbu davada sadece Yönetmelik hükümlerinin iptali istenildiğinden hukuka uygunluk denetimi dava konusu edilen düzenleyici işlem çerçevesinde yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 41. maddesinde; sürücü belgesi alacakların İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımalarının zorunlu olduğu, sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ve sözü edilen Yönetmeliğin İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken hazırlanarak yürürlüğe konulacağı hüküm altına alınmıştır.
Alıntısı yapılan Kanun hükmüne dayanılarak Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik yürürlüğe konulmuştur.
Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesini gerektirmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları da açıktır.
Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistem de bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda dava konusu Yönetmelikte, sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken nitelikler konusunda düzenlemeler yapılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esasları düzenleyen 8. maddesinde tabipler tarafından yapılacak muayene sonrasında hangi sınıf sürücü belgesinin verilebileceği, bu belgeler için verilecek raporlarda dikkate alınacak kriterler (omuz ve/veya dirsek antrodezi; el eklemlerinin, her iki elin baş ve işaret parmağının hareket kısıtlılığı gibi) düzenlenmiştir.
Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden olan sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sağlık şartları yönünden sürücü adaylarının ve sürücülerin iyi bir kontrolden geçmesine yönelik olarak mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Nitekim, 10/05/2012 tarihli ve 28288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6299 sayılı Kanun’la katılmamız uygun bulunan ve 22/01/2014 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Trafiği Konvansiyonu’nun 41. maddesinde de sürücü belgesinin alınması için gereken tıbbi şartların iç mevzuatta belirlenmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır.
Bu nedenlerle; gerçekte sağlık şartları yönünden sürücü olamayacak bir kimseye sürücü olabilir şeklinde rapor verilmesinin önüne geçmek amacıyla yürürlüğe konulan ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla tabip tarafından yapılacak muayenede, kişinin baş ve boyun hareketlerini kısıtlayan hastalıklara sahip olması durumunda sürücü belgesi verilmeyeceğine ilişkin düzenlenen Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.