Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1944 E. 2022/5554 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1944 E.  ,  2022/5554 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1944
Karar No : 2022/5554

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Hırdavatçılık Üretim ve Pazarlama A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Kocaeli ili, Gebze ilçesi, … Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi … Ada, … sayılı parselde yer alan taşınmaz için re’sen tarh edilen 2017 yılı 2. dönemi ile, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin, emlak vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve gecikme faizinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının maliki olduğu … ada, … sayılı parselde yer alan taşınmazda kiracı bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz için uygulanan daimi muafiyet kaldırılarak, dava konusu tarhiyatlar yapılmış ise de; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 4/m. maddesi ile, organize sanayi bölgelerinde bulunan binalar için kiraya verilmemiş olma şartıyla getirilen emlak vergisi muafiyetine dair düzenlemenin, açık kanuni düzenleme bulunmadığı sürece, kapsamının daraltılması sonucunu doğuracak şekilde vergi mükelleflerinin aleyhine uygulanamayacağı, davalı idare tarafından, dava konusu işleme dayanak gösterilen … tarihli ve … sayılı … Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı yazısı ve ekindeki liste haricinde, uyuşmazlığa konu taşınmazda bulunan yapıların, hangilerinin ya da hangi kısımlarının kiralanmış olduğu yönünde somut bilgi ve belgeye dayalı herhangi bir tespitin dava dosyasına sunulmadığı, ayrıca, tesis edilen ara kararı ile sorulmasına karşın, yapılan emlak vergisi tarhiyatlarında, hangi yapıların hesaplamaya dahil edildiğinin ortaya konulamadığı, taşınmazda bulunan yapıların, kiraya verilmemiş olan kısımları ile kiraya verilmiş olan kısımlarının, yerinde yoklama yapılarak, somut bilgi ve belgeye dayalı tespitler ile belirlenerek, kiraya verilmemiş olan kısımlar için emlak vergisi muafiyetinin uygulanması, yapıların kiraya verilmiş olan kısımları için ise, bu kısma ilişkin emlak vergilerinin hesaplanarak, tarh ve tahakkuk işlemlerinin yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davalı idarece, söz konusu yapıların hangi kısımlarının kiraya verildiği hususunda somut bilgi ve belgeye dayalı tespitler olmaksızın ve hangi yapıların emlak vergisi hesaplamasına dahil edildiği hususu ortaya konulmaksızın yapılan emlak vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne dava konusu ihbarnamenin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, organize sanayi bölgelerindeki taşınmazların kiraya verilmemek şartıyla emlak vergisinden daimi muaf olacağı, organize sanayi bölgelerinde uygulanacak vergi muafiyetiyle ilgili Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan görüş sordukları, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca, organize sanayi bölgesinde yer alan parsel üzerinde birden fazla bina vasıflı taşınmaz bulunması halinde bu binalardan birinin sahibi tarafından kullanılması diğerinin ise kiraya verilmesi halinde sahibi tarafından kullanılan bina için vergi muafiyetinin uygulanması, ancak kiraya verilen bina için muafiyet hükmünün uygulanmaması, parsel üzerinde yer alan taşınmazın tek bina olarak değerlendirilmesi ve bir kısmının kiraya verilmesi halinde ise muafiyet hükmünden yararlanılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, dava konusu taşınmazda yapılan incelemede parselde üç adet taşınmaz bulunduğu ve tümünde kiracı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla ortada muafiyetten yararlanmaya engel kiralama ilişkisi bulunduğundan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.