DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2385 E. , 2022/3183 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2385
Karar No : 2022/3183
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2017/1175, K:2022/24 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hakediş tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 6749 sayılı Kanun’un (667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2017/1175, K:2022/24 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “Bylock Tespit Tutanağı”, “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” ile ceza mahkemesi kararında yer verilen tespitlerin birlikte incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının 2014 yılı HSK seçim sürecinde yaptığı konuşmalara ilişkin ifadenin, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Hakimler ve Savcılar Kurulunda etkin olduğu dönemde kurul müfettişi olarak görevlendirilmesinin ve FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde 2010-2011 yılları arasında Yeditepe Üniversitesinde yabancı dil eğitimine gönderilmesinin ve davacının evinde bulunan CD içeriğinde FETÖ/PDY lideri Fethullah Gülen’e ait videonun bulunması hususunun, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tetkik hakiminin görüşleri tarafına tebliğ edilip karşı görüşü alınmadan karar verildiğinden çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı, meslekten çıkarma yaptırımının ceza hukuku anlamında bir ceza olması nedeniyle ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelere uygun olarak karar verilip verilmediğinin incelenmesi gerektiği, dava konusu olayda yasaların geriye yürümezliği/idari işlemin geriye yürümezliği ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği, meslekten çıkarma kararına dayanak teşkil eden hiçbir bilgi ya da belgenin kendisine ya da yasal temsilcisine tebliğ edilmediği, meslekten çıkarma kararının tesis edildiği tarih itibarıyla hakkında herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle kararın keyfi nitelikte olduğu, zira söz konusu kararda şahsına yönelik kişiselleştirme yapılmadığı, tarafına yöneltilen isnatlar bildirilmek ve söz konusu isnatlara karşı makul bir süre verilmek suretiyle usulüne uygun bir savunma hakkı tanınmadığı, yargılama aşamasında savunma hakkına ilişkin eksikliğin giderildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hakkındaki inceleme ve soruşturmanın 2802 sayılı Kanun hükümlerine göre başlatılması nedeniyle yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca soruşturmanın devamının da aynı Kanun hükümleri uyarınca yapılması gerektiği, dava konusu işlemle; masumiyet karinesinin, bağımsız mahkeme ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, istihbari faaliyet neticesinde ele geçirilen ByLock verilerinin adli mercilere ulaştırılma usulünün hukuka aykırı olduğu ve anılan verilerin delil olarak kabul edilerek işleme esas alınmasının mümkün olmadığı, ByLock deliline ilişkin elde edilen veriler yasadışı delil niteliğinde olduğundan hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, zira anılan programa ilişkin hard disk ve flash belleğin herhangi bir hakim kararı olmadan incelendiği, anılan uygulamanın kullanıldığı hususunun her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle ortaya konulamadığı, ByLock uygulamasına ilişkin verilerin tutarsız ve çelişkili olduğu, aleyhindeki tanık beyanının soyut nitelikte olduğu ve beyanında hakkında suç teşkil edecek bir eyleminin belirtilmediği, yabancı dil eğitimi alması hususunun karara gerekçe yapılmasının demokratik hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı gibi hakkaniyete de aykırı olduğu, FETÖ/PDY elebaşına ait videonun ikametinde yapılan aramada alındığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı, söz konusu CD’nin sonradan eklendiği, Kurul müfettişi olarak görev yapmasının terör örgütü üyeliğine gerekçe yapılamayacağı, dava konusu işlemle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı, zira 667 sayılı KHK’nin 3 ve 4. maddelerinde yer alan düzenlemeler muğlak olduğundan hukuki öngörülebilirlik ve ulaşılabilirlik ilkesine aykırı olduğu, müdahalenin meşru bir amacının da olmadığı ve meslekten çıkarma kararının demokratik toplumda hangi sebeple gerekli olduğunun ortaya konulamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının, … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/01/2022 tarih ve E:2017/1175, K:2022/24 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 09/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.