Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/54 E. , 2022/5594 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/54
Karar No : 2022/5594
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, muris …’in 1999 ilâ 2005 yıllarına ait muhtelif kamu borçlarının tahsili amacıyla, veli-vasi sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı (ecrimisil borcuna ilişkin …, …, … sayılı ödeme emirleri hariç) ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu …’in ödenmemiş vergi borçlarının tahsili amacıyla, borçluya ait araç ve gayrimenkullere haciz konulduğu, mükellefin 4811 sayılı Yasa ve 6111 sayılı Yasa kapsamında borçlarını yapılandırdığı ancak ödemediği, 14/11/2011 tarihinde hayatını kaybetmesi üzerine bu kez davacı hakkında ödeme emirleri düzenlenerek ilanen tebliğ edildiği, davacının haberdar olmasından sonra görülmekte olan davanın açıldığı, Mahkemelerinin 29/06/2018 ve 06/02/2019 tarihli ara kararlarına cevaben davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden; asıl borçlu hakkında haciz işlemi tesis edildiği ve yapılandırma başvuruları olduğu görülmekle beraber söz konusu belgeler arasında ödeme emirlerinin yer almadığının anlaşıldığı, “Takip Yaprağı” başlığı ile gönderilen belgelerin ise el yazısı ile doldurulduğu, üzerinde karalama ve düzeltmelerin bulunduğu, bu haliyle söz konusu belgelerin hukuki denetime esas alınmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacı adına ödeme emri düzenlenmeden önce, asıl borçlu hakkında ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun bir takip yürütüldüğünün davalı idarece ortaya konulamadığı, dolasıyla 1999-2005 yılları arası muhtelif dönemlere ilişkin borçların zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından, davacı adına vasi sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Asıl borçlu…’in bizzat kendisine tebliğ edilen ve ihtilaf konusu yapılmaksızın kesinleşen amme alacakları için 2002, 2007, 2010, 2016 ve 2017 yıllarında yapılan hacizler ile 2003 ve 2011 yıllarında başvurulan yapılandırmalar sebebiyle amme alacakları için işleyen zamanaşımı sürelerinin kesildiğinin anlaşıldığı, 2011 yılında asıl borçlunun vefatı üzerine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Borçlunun ölümü” başlıklı 7. maddesi gereğince, borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam edilmesi ve haciz uygulanmış olan menkul ve gayrimenkullerin satışı yoluna gidilerek amme alacağının tahsil edilmesi gerekirken zaten kesinleşmiş olan amme alacakları için mirasçı adına tekrar ödeme emirleri düzenlenmesinde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirlerine konu alacaklar için haciz, yapılandırma gibi zamanaşımını kesen işlemlerin tesis edilmiş olması sebebiyle, alacakların zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığı, miras bırakanın vergi borcunun takip ve tahsili için mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında 6183 sayılı kanun hükümleri tatbik edileceğinden, borçlunun ölümünden önce başlamış olan muamelelere devam olunacağı, otomasyon öncesi takip yapraklarının el ile düzenlendiği,yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Asıl borçlu hakkında ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun bir takip yürütüldüğünün davalı idarece ortaya konulamadığı, bu nedenle 1999-2005 yıllarındaki muhtelif dönemlere ilişkin borçların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle Mahkemece verilen kabul kararının hukuka uygun olduğu, idarenin, usulüne uygun bir ödeme emri ile kesinleştirilmemiş bir takip varken onun mirasçısına hiçbir hukuki bildirim yapmadan hacze ve satışa devam edebileceği yönündeki tespitinin doğru olmadığı iddialarıyla kararın, Mahkeme kararındaki gerekçe ile onanması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:Davacı tarafından, yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idarece savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, muris …’in 1999 ilâ 2005 yıllarına ait muhtelif kamu borçlarının tahsili amacıyla, veli-vasi sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı (ecrimisil borcuna ilişkin …, …, … sayılı ödeme emirleri hariç) ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un tahsil zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiş, 103. maddesinde zamanaşımının kesen, 104. maddesinde de durduran sebepler sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinden;
…Vergi Mahkemesinin 06/02/2019 tarihli ara kararı ile davalı idareden asıl borçlu … adına düzenlenen ödeme emirlerinin, tebliğ alındıları ile ilişkilendirilerek gönderilmesinin, savunma dilekçesinde zamanaşımını kestiği belirtilen haciz işlemleri ile 4811 sayılı ve 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılan başvuruların ve zamanaşımını kesen veya durduran başka bir işlem tesis edilmiş ise birer örneğinin gönderilmesinin istenildiği, davalı idarece cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden; asıl borçlu hakkında haciz işlemi tesis edildiği, yapılandırma başvuruları olduğu görülmekle beraber söz konusu belgeler arasında ödeme emirlerinin yer almadığının anlaşıldığı, “Takip Yaprağı” başlığı ile gönderilen belgelerin ise el yazısı ile doldurulduğu, üzerinde karalama ve düzeltmelerin bulunduğu, bu haliyle söz konusu belgelerin hukuki denetime esas alınmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacı adına ödeme emri düzenlenmeden önce, asıl borçlu hakkında ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun bir takip yürütüldüğünün davalı idarece ortaya konulamadığı, dolasıyla 1999-2005 yılları arası muhtelif dönemlere ilişkin borçların zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından, davacı tarafından gerekçe yönünden yapılan temyiz başvurusunun kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerekmektedir.
Davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, bu nedenle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin kabulüne, davalı temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.