Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9662 E. , 2022/8314 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9662
Karar No : 2022/8314
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının durumu, hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ve davacıyla ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu Komisyon kararında, davacı hakkında üst amir kanaati olarak yapılan değerlendirmede FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğu yönünde görüş belirtildiği tespitine yer verilmiş ve bu tespit İdare Mahkemesince hükme esas alınmış ise de, Dairelerince yapılan değerlendirme neticesinde söz konusu üst amir kanaatinin davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınmadığı, bununla birlikte Mahkeme kararında davacı hakkında yapılan diğer tespit ve değerlendirmelerde ise hukuki isabetsizlik bulunmadığı yönünde yapılan açıklamayla istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, hakkındaki ByLock iddiasına ilişkin içerik tespitinin yapılamadığı, ByLock’a ilişkin ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden ve yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği, usulüne uygun elde edilmemiş delillerin hükme esas alınamayacağı, davanın ret gerekçesinin çelişkili ve yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, davalı idare bünyesinde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun … tarihli ve … sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle, 10/01/2019 tarihinde temyizen incelenen davayı açmıştır.
Öte yandan UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacı tarafından, bakılan bu davada iptali istenilen … tarihli ve … sayılı Komisyon kararının iptali ile 1.000.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında 07/01/2019 tarihinde dava açıldığı ve anılan Mahkemenin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 14/01/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. …” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması”, aynı fıkranın (i) bendinde ise “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne yer verilmek suretiyle, “derdestlik” ve “kesin hüküm” dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, “derdestlik” ve “kesin hüküm” müesseseleri düzenlenmemiş ve anılan Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise, bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; temyizen incelenen davanın 10/01/2019 tarihinde açıldığı, davacı tarafından bu tarihten daha önce (07/01/2019 tarihinde), bakılan davaya konu işlem olan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun … tarihli ve … sayılı işleminin iptali ile 1.000.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle … İdare Mahkemesinin … sayılı esasına kayıtlı olarak açılan davada, anılan Mahkemenin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması üzerine 14/01/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, bakılan bu davaya konu işleme karşı, davacının daha önce dava açmış olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda zikredilen “derdestlik” ve “kesin hüküm” müesseseleri dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen müesseseler dikkate alınmaksızın işin esasına girilmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.