Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2283 E. , 2022/6288 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2283
Karar No : 2022/6288
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı … Başkanlığı
KARŞI TARAF (DAVACI) …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2011-2015 yılları arasında davacı şirketin bayileri tarafından yapılan telefon kartı ve jeton satışlarına ait katma değer vergisi beyannamelerinde KDV’nin özel iletişim vergisi indirimleri yapılmaksızın hesaplanarak beyan edilmesi nedeniyle fazladan ödenen katma değer vergisi tutarlarının iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 6802 sayılı Kanunun 39. maddesinde, özel iletişim verginin katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyeceği öngörüldüğü halde Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği ile cep telefonu işletmecilerinin verdiği haberleşme hizmetlerinde kullanılan kartların satışını yapanların, özel iletişim vergisi mükellefi olmamaları nedeniyle hesaplanan özel iletişim vergisinin katma değer vergisi matrahından indirmelerinin söz konusu olamayacağının hüküm altına alınmış olması sebebiyle davacı şirket adına fazladan KDV tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan ödemelerin hata kapsamında değerlendirilerek iadesine karar verilmesi gerekirken talebin zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığın hukuki değerlendirme ve yorum yoluyla sonuçlandırılabilecek bir işlem niteliğinde olduğu, tahsil edilen KDV’nin iadesi istenilse de bu durumun düzeltme şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği Özel İletişim Vergisi için özel matrah şeklinin uygulandığı, bayilerin vermesi gereken beyannamenin de davacı kurum tarafından verildiği, bu sebeple nihai tüketiciye satış bedeli üzerinden matrahın hesaplandığı, 6802 sayılı Kanunun 39. maddesi uyarınca ÖİV mükellefi olmayanların kendilerine yapılan teslim ve hizmetler sebebiyle hesaplanan ÖİV’ni KDV matrahına dahil etmesi gerektiği, davacı şirketin beyannamesinde bayilere yapılan ön ödemeli satışın bayi karına isabet eden Katma Değer Vergisini de ihtiva edecek şekilde KDV hesaplanarak beyan etmesi gerektiği belirtilerek kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, vergi mükelleflerinin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, 116. maddesinde, vergi hatasının, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenilmesi olduğu, 117. maddede hesap hataları, 118. maddesinde de vergilendirme hatalarının düzenlendiği, hesap hatalarının, matrahta hata, vergi miktarında hata ve verginin mükerrer olması olarak; vergilendirme hataları ise mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olarak tahdidi olarak sayıldığı, dolayısıyla, anılan Kanun maddeleri kapsamında idareden düzeltilmesini isteme hakkı doğuran vergi hatalarının, yorumlama yöntemiyle çözülmesine gerek duyulmayan açık ve ilk bakışta anlaşılabilir, maddi şartlar veya hukuki değerlendirme bakımından yoruma müsait olmayan hususlar olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda ise, uyuşmazlığın, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun “Özel İletişim Vergisi” başlıklı 39. maddesinde ÖİV’nin KDV’nin matrahına dahil edilmeyeceği belirtildiği halde Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin III.A.6.3 maddesinin 2. fıkrası ile, mükellef olmayanların kendilerine yapılan hizmet ve teslimler için hesaplanan ÖİV’nin KDV matrahından indirilemeyeceğinin düzenlenmesi sebebiyle, davacı tarafından düzenlenen beyannamede KDV matrahının ÖİV indirilmeksizin hesaplanması sonucunda fazladan tahakkuk ettirilen kısmın iadesine ilişkin olduğu, dolayısıyla uyuşmazlıklığın çözümü için belirtilen Kanun ve Tebliğ hükümlerinin hukuki yorumu ve değerlendirilmesi niteliğinde olduğu, yukarıda belirtilen maddeler uyarınca açık hata kapsamında yer almadığından düzeltme şikayet kapsamında olmayan davacı talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen sebeplerle Vergi Mahkemesince verilen karara yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.