Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/1891 E. , 2022/4295 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1891
Karar No : 2022/4295
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davacı tarafça yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2016 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağı için asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmadığı, … ve …takip numaralı ödeme emirlerinin; tüzel kişilik tarafından süresinde beyan edilip ödenmeyen vergileri, … takip numaralı ödeme emrinin ise … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca 2016 yılının Mayıs ve Haziran dönemleri için re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile özel usulsüzlük cezasını içerdiği, … Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 08/03/2012-19/07/2016 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacının bu dönemde ortaya çıkan ve ödenmeyen şirket borçlarından sorumlu olduğu, buna göre … takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık, kanuni temsilcilik görevinin sonlanmasından sonra ortaya çıkan vergi ve cezaları içeren … ve … takip numaralı ödeme emirlerinde ise hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer yandan, davacının sahte olduğu kabul edilen faturaları kendisinin değil … adlı dava dışı bir şahsın düzenlediği ve bu şahıstan şikayetçi olduğu ididasının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un kanuni temsilcinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri karşısında yerinde görülmediği, davacının iradesi hilafına bir faaliyetin bulunduğunun adli yargı mercilerinde ispatı ve/veya kabulü halinde sair hukuki yolların işletilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle dava konusu …ve … takip numaralı ödeme emirleri iptal edilmiş, … takip numaralı ödeme emri yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, şirket adına kestiği son faturanın … tarih ve … sayılı fatura olduğu, şirkete ait evrak ve faturaları 21/06/2016 tarihinde devir işlemlerinin hazırlanması için …’a verdiği, şirketi devrettiği kişiler ve … tarafından geçmiş tarihli sahte fatura düzenlendiği, kendisi tarafından düzenlenmeyen faturalar nedeniyle şirket adına yapılan tarhiyattan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında açılan ceza davasında … Asliye Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla tarhiyata dayanak olan faturaların kendisi tarafından düzenlenmediği gerekçesiyle beraat kararı verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 08/03/2012- 19/07/2016 tarihleri arasında tek hissedarı ve kanuni temsilcisi olan davacı adına, tüzel kişilikten alınamayan 2016 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği, söz konusu vergi borcu ile ilgili olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerin tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmadığı, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin; tüzel kişilik tarafından süresinde beyan edilip ödenmeyen vergi ve cezaları, … takip numaralı ödeme emrinin ise … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 2016 yılının Mayıs ve Haziran dönemleri için re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile özel usulsüzlük cezasını içerdiği, 2016 yılının Mayıs ve Haziran dönemlerinde düzenlenen sahte faturalar nedeniyle kanuni temsilci olması nedeniyle davacı adına Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan açılan ceza davasında … Asliye Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; “Her ne kadar sanık hakkında Mayıs 2016 döneminde …tan 4 adet belgeyle KDV hariç 149.897,00 TL’lık; Haziran 2016 döneminde …’dan 3 adet belgeyle KDV hariç 223.816,00 TL’lık olmak üzere toplam KDV Hariç 373.713,00 TL’lık alımlarının sahte belge olduğu kanaatine varılarak sanık …’nun sahte belge kullandığından bahisle kamu davası açılmış ise de, GIBINTRA sisteminden yapılan sorgulamalarda kurumun tarihler itibariyle ortaklık bilgileri ve yönetici bilgilerinin incelendiğinde sanık …’nun 03.08.2012-19.07.2016 tarih aralığında Şirket Müdürü; …’ın ise 19.07.2016 tarihinden sonra Şirket Müdürü olduğu tespitlerinin yapıldığının görüldüğü, şirketin yasal defterleri ve belgelerinin 21.06.2016 tarihinde Yeni Şirket Müdürü …’a teslim edildiği; …’ın kendisine teslim edilen boş satış faturalarından 21.06.2016 tarihinden önceki tarihlere satış faturası düzenlediğinin yapılan incelemede tespit edildiği, Yeni Şirket Müdürü …’ın 2016, 2017 yıllarında sahte belge düzenlediği yönünde hakkında vergi suçu raporu düzenlendiği, düzenlenen bu VSR’de …’nun 2016 yılında sahte belge düzenlediği kanatine varılmadığının görüldüğü, kurumun satıcı …’tan yapıldığı iddia edilen alımlarının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, satıcı …’nun … tarihinde … seri numaralı İrsaliyeli Faturaları matbaadan teslim aldığı ve matbaa belge teslim tarihinden önceki tarihlere geçmiş tarihli satış faturası düzenlediği, kurumun davaya konu edilen Mayıs-Haziran 2016 dönemi beyanlarının Yeni Şirket Müdürü …’ın yetkili olduğu dönemde beyan edildiği, davaya konu alış faturalarından sadece …’dan alımların yasal defterlerinde kayıtlı olduğu; maliyet olarak 2016 yılı beyanlarına dahil edildiği ve alımların …’nun yetkili olduğu dönemde alınmış olamayacağı, kurumun Mayıs 2016 döneminde …’tan alımlarının yasal defterlerine kayıtlı olmadığı; maliyet olarak 2016 yılı Gelir Tablolarına dahil edilmediği, satıcı …’ın …’nu tanımadığını ve fatura düzenlemediğini beyan ettiği, kurumun Satıcı …’ın alımlarının beyannamelerde beyan edildiği dönemin Yeni Şirket Müdürü …’ın yetkili olduğu dönemi kapsadığı, kurumun geçmiş tarihli satış faturası düzenlediği tespit edilen … Limited Şirketi yetkilisinin … isimli şirketin yetkilisi ve sahibinin … olduğunu, … ile birlikte … isimli şirket bünyesinde beraber çalıştıklarını; ortaklaşa iş yaptıklarını; şirket adına kendisininde …’ında fatura kestiğini beyan ettiği, dava dosyası ve eklerinde tespiti yapılan faturaların teslim eden bölümlerinde … ad-soyad bilgilerinin yazılı olmadığının yapılan incelemede tespit edildiği, davaya konu alımların beyan tarihlerinin Yeni Şirket Müdürü …’ın yetkili olduğu dönemi kapsadığı; …’nun yetkili olduğu dönemde alımların yapılarak beyan edildiğinin belge bazlı tespit edilemediği, şahit olarak dinlenen … hakkında suç tarihlerini de kapsar şekilde 2016 ve 2017 yıllıarında sahte fatura düzenlemek suçundan dolayı … Asliye Ceza Mahkemesinin … esas … karar sayılı dosyası ile 02/11/2021 tarihinde 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davaya konu eylemlerinde sanık tarafından değil … tarafından işlenmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu bu sebeple sanığın müsnet suçtan beraatine … hakkında ise Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmiştir.” gerekçesine yer verilerek, suçun sanık … tarafından işlenmediğinin sabit olması sebebiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmış, 10. maddesinde de, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ceza Muhakemesi hukuku ile idare hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Kural olarak ceza mahkemesinde verilen kararlar, kusurun var olup olmadığı ve illiyet bağı gibi hususlarda hukuk hakimini bağlamazken, maddi olaya ilişkin yapılan tespitler ile yargılamaya konu fiilin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı vasıfta olduğu kabul edilmektedir. Nitekim ceza muhakemesinin amacının, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi olması ve ceza mahkemelerinin kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahip olmaları göz önünde bulundurulduğunda, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan yargılandıkları ceza davaları sonucunda haklarında verilen kararlarda yer alan maddi olguların aynı eylemden kaynaklı vergi uyuşmazlıklarında hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir.
Buna göre, davacının Vergi Usul kanununa muhalefet suçundan yargılandığı davada … Asliye Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karardaki, sahte faturaların kayıtlara intikal ettirilip indirime konu edilmesi fiilinin davacı tarafından işlenmediği yolundaki tespit karşısında, bu faturalara dayalı olarak tahakkuk eden vergi ve cezalara ilişkin … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağından davacının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığından, yazılı gerekçeyle … takip numaralı ödeme emri yönünden davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrası yönünden bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 08/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, Vergi Mahkemesinin davanın reddi yönündeki hüküm fıkrasının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında değinilen hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire Kararı’na katılmıyoruz.