Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/10635 E. , 2022/8194 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10635
Karar No : 2022/8194
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde komiser olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bir terör örgütü ile irtibat ve iltisak hususlarının ancak kesinleşmiş bir ceza yargılaması ile belirlenebileceği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisi olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, hakkında disiplin soruşturması açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadan kamu görevinden çıkarıldığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, kişiselleştirme yapılmadan KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet hükmünün dava konusu işlemin tesisinden sonra ortaya çıktığı, bu haliyle dava konusu işleme dayanak alınamayacağı, Anayasa’nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL’in gerektirdiği ölçüde ve OHAL’e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL KHK’larının Resmi Gazetede yayınladıkları gün TBMM’nin onayına sunulduğu ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlandığı, uluslararası sözleşme hükümleri ile anayasal ve yasal hükümlerden anlaşılacağı gibi, OHAL KHK’ları ile sadece OHAL’in gerektirdiği ölçüde OHAL’e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının OHAL döneminde dahi ihlal edilemeyecek türden mutlak hak olduğu, çalışma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, aşağılayıcı muamele yasağının, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, mahkemeye erişim hakkı ile bağımsız mahkeme ilkelerinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin klasik bir idari yargı işlemi niteliğinde olmadığı, ceza hukuku anlamında bir yargılama niteliği taşıyıp non bis in idem ilkesine uyulması gerektiği, AİHS’nin Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, ByLock programı kullanıcısı olduğuna dair iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek derecede ispatlanamadığı, Garson kod alı gizli tanıktan elde edilen kodlama bilgisinin fişleme niteliğinde olduğu ve davanın reddine dayanak olarak alınamayacağı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.