Danıştay Kararı 7. Daire 2019/3648 E. 2022/4322 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/3648 E.  ,  2022/4322 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3648
Karar No : 2022/4322

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından beyana çağrı üzerine ihtirazi kayıtla beyan edilerek tahakkuk ettirilen 2015 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri veraset ve intikal vergisi ve damga vergisi ile 2018 Ocak ilâ Aralık dönemine ilişkin usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, dava konusu tahakkuk işleminin 208.968,44 TL matrah farkına isabet eden veraset ve intikal vergisine ilişkin kısmı incelendiğinde, davacının … Bankası T.A.O.’daki hesap haraketlerinin ve makbuzların incelenmesinden davacıya ödenen … tarihli … TL tutarındaki ödemenin …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:…, K:… sayılı dosyasından kaynaklı davacının kendisine ait muhdesat ve ağaç kamulaştırma bedeli olduğunun anlaşıldığı, 01/07/2015 tarihli 102.484,22 TL tutarındaki ödemenin ise, kendisi tarafından para yatırma işlemi olduğu görüldüğünden 01/07/2015 tarihinde yapılan toplam 208.968,44 TL’nin ivazsız intikal olarak değerlendirilemeyeceği, buna göre davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesi üzerine dava konusu tahakkuk işleminin 208.968,44-TL matrah farkına isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; tahakkuk işleminin fazlasına yönelik kısmı incelendiğinde, rapor eki vergi inceleme tutanağında yer alan davacının ifadesinde; Vakıflar Bankası’nda bulunan mevduatların kaynağına ilişkin olarak Devlet Hava Meydanları İşletmesinin kamulaştırma kararı sonrası babası, annesi ve kendisi adına ödenen kamulaştırma bedellerinin olduğu, anne ve babasının okuma yazma bilmedikleri ve yaşlı oldukları için kendisine verilen vekaletmeye istinaden söz konusu tutarı kendisine ait hesaplarda değerlendirdiğini beyan ettiği, davacı hakkında yapılan incelemenin 2015 yılına ait olduğu, dava konusu tahakkuktaki matrahın istisna haddi düşüldükten sonra Vakıflar Bankası’nda bulunan mevduatların tutarı olduğu, kendisine ait olan 208.968,44 TL tutar dışındaki bedellerin tamamının 25/02/2015 tarihinde babası … ile annesi …’ya ödenen kamulaştırma bedelleri olduğu, davacı tarafından vekaletnameye istinaden banka hesabında değerlendirdiği, davacının babası olan …’nın dilekçeye ekli mirasçılık belgesine göre 01/02/2016 yılında vefat ettiği, mirasçılık belgesine göre, hak sahiplerine yapılan beyana çağrı üzerine beyannamenin verildiği tarihten sonra ve dava açılmadan önce 15/03/2018 tarihinde havale edildiğini gösteren banka makbuzlarına yer verildiği görülen olayda söz konusu tutarların ivazsız intikal olduğu, bu durumda dava konusu tahakkuk işleminin fazlaya ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına kesilen usulsüzlük cezası incelendiğinde; beyana çağrı yazısının tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren 15 günlük süre içinde beyanname verildiğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendi uyarınca kesilen usulsüzlük cezasında ve damga vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın; dava konusu tahakkuk işleminin 208.968,44TL tutarındaki matrah farkına isabet eden veraset ve intikal vergisine ilişkin kısmının kaldırılmasına, damga vergisi ile usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine; kararın, dava konusu tahakkuk işleminin fazlasına yönelik kısmı yönünden davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda tespit edilen hususlara istinaden 25/02/2015 tarihinde bankaya yatan toplam 2.614.528,22 TL incelendiğinde, 233.650,00 TL, 187,620,10 TL, 27.874,56 TL olmak üzere toplamda 449.144,66-TL’nin davacının annesi olan … adına kamulaştırma bedeli olarak yatırılan ve vekalet ilişkisi nedeniyle davacıya yapılan ödeme olarak göründüğü, …’nın ise hayatta olduğu görülmüş olup, bu kısım yönüyle veraset tarikiyle bir intikal bulunmadığı gibi, salt aralarında olan vekalet ilişkisi nedeniyle davacıya ödeme yapılmasının, başka herhangi bir tespit olmadan ivazsız bir intikal olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, eksik inceleme nedeniyle matrahın bu kısmına isabet eden tahakkukta yasal isabet bulunmadığı, geriye kalan 2.165.383,56-TL incelendiğinde ise, söz konusu miktarların davacının babası … adına yatırılan ve vekalet ilişkisi nedeniyle davacıya yapılan ödeme olarak göründüğü, …’nın 01/02/2016 tarihinde vefat ettiği, 01/03/2018 talep tarihli dilekçeye istinaden verilen mirasçılık belgesine göre davacı dahil olmak üzere miras bırakan …’nın terekesi 56 pay olarak kabul edilerek 9 mirasçıya ait payların belirlendiği, dava dilekçesine ekli dekontlara göre davacı tarafından 15/03/2018 tarihinde …’dan intikal eden miras payı kamulaştırma bedeli açıklaması altında, her bir mirasçıya ve kendine ayrı ayrı olmak üzere veraset ilamında belirlenen paylar oranındaki miktarın havale edildiği, kendisine ait payın da 232.005,38 TL olduğu, buna göre, davacı hesabına vekalet ilişkisi nedeniyle yatan ve aslen babasına ait olan 1.933.378,18 TL’nin asıl hak sahiplerine ödenmesi karşısında, bu kısım yönüyle veraset tarikiyle ve/veya ivazsız olarak değerlendirilebilecek bir intikal bulunmadığı görüldüğünden ve bunun aksini gösterecek bir bilgi, belge ve tespit de bulunmadığından, eksik inceleme nedeni ile matrahın bu kısmına isabet eden tahakkukta yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılarak, davacının mirasçılık hissesine isabet edip, 15.03.2018 tarihinde kendisine havale edilen 232.005,38-TL’nin ise ivazsız intikal olduğu, buna göre vergilendirmenin bu miktar esas alınarak yapılmasının gerektiği, dolayısıyla dava konusu veraset ve intikal vergisi tahakkukunun matrah olarak 232.005,38 TL’ye (gerekli istisna vb düşüldükten sonra) isabet eden kısmında yasal isabetsizlik, fazlaya ilişkin kısmında isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının dava konusu tahakkuk işleminin 208.968,44 TL tutarında matraha isabet eden veraset ve intikal vergisine ilişkin kısmının kaldırılmasına, damga vergisi ile usulsüzlük cezasına ve dava konusu tahakkuk işleminin 232.005,38 TL’ye isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine, kararın dava konusu tahakkuk işleminin matrah olarak 232.005,38-TL’yi (gerekli istisna vb. düşüldükten sonra) aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönüyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Diğer mirasçıların paylarına ilişkin ödemelerin vergi incelemesinin yapıldığı tarihten sonra gerçekleştirildiği, davacının kendi hesabında bulunan parada diğer mirasçıların da paylarının olduğunu vergi incelemesi sırasında belirtmediği, işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre değerlendirme yapılması gerektiği buna göre işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın temyize konu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.