Danıştay Kararı 6. Daire 2018/8074 E. 2022/9300 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/8074 E.  ,  2022/9300 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/8074
Karar No : 2022/9300

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Mühendislik İnşaat Turizm Dış Ticaret ve Sanayi
Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Nevşehir ili, Merkez ilçe, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen yapı için düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ve Nevşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 08/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava, Nevşehir ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen yapı için düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ve Nevşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; imar planı ile tanımlanan toplam inşaat alanı sınırının dışına çıkılmadığı ve bu açıdan yapılan ruhsat düzenlemesinin planlama esaslarına ve ilgili mevzuata uygun olduğu, taşınmaz üzerindeki yapının, Nevşehir kentinin merkezindeki en yüksek yapı olduğu, davaya konu uygulama imar planında benzer bir kat yüksekliğinin diğer ada ve parsellere verilmediği, yüksekliği açısından kent içinde çeşitli noktalardan algılanan, ancak bir yandan da çevre yapılara baskı yapan ve onları ezen bir kütle olduğu, kentin ve bölgenin siluetinde önemli bir yeri olan kaya yerleşmelerin birisi olan Nevşehir Yeraltı Şehrinin görünümünü ve siluetini olumsuz yönde etkilediği, yapının zemin kat planları incelendiğinde de kaldırıma sağır bir şekilde tasarlanan cephelerin yürüyen yayalar için bir kapalılık hissi ve duvar etkisi yarattığı, ayrıca yoğun yaya ve taşıt trafiğinin olduğu kent merkezindeki önemli bir boşluğun yoğun ve yüksek bir kütle ile doldurulmuş olmasının kamu yararı açısından olumsuzluk teşkil ettiği, parsel üzerinde yer alan yapıda konut kullanımının bulunmaması ve sadece ticaret kullanımına denk düşen iş merkezi, alışveriş merkezi, ofis, otel, yönetim birimi, sinema kullanımlarının varlığı plan hükümleri ile uygulama arasında sorunlu bir duruma neden olduğu, davaya konu yapıya verilen inşaat ruhsatlarının plan hükümlerine aykırı olduğu, yapının zemin kotunda yapılması planlanan kent meydanı kamusal kullanımının yitirilerek alışveriş merkezinin iç avlusuna dönüştürülmesini öngören projeye verilen ve dava ile iptali talep edilen ruhsat işleminin şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu tespitlerine yer verilmiş, İdare Mahkemesince de bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda, 2013 tarihli “ticaret üzeri konut olarak işaretlenmiş parsellerde yapının tamamına ticaret ruhsatı vermeye belediyesi yetkilidir” yolundaki plan notuna dayalı olarak kent merkezindeki TİCK1 kullanımındaki taşınmazın tümüyle ticaret alanı olarak öngörüldüğü, uyuşmazlığa konu taşınmazın gerek dava konusu imar planından önce yürürlükte bulunan imar planı ile yapı ruhsatı, gerekse dava konusu işlemlerle birlikte aynı emsal değeri üzerinden benzer kullanım ve yükseklik kararlarını taşıdığı, ticaret merkezinin benzer alışveriş merkezi olarak düzenlenirken yapı için açık alan ve/veya iç avlu şeklinde değişiklik yapılması ya da değiştirilmesinin kent meydanının kaybı şeklinde değerlendirilmesinin uygun olmadığı gerekçeleriyle Mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile dava konusu planlama alanına çevresindeki adalardan ayrıcalıklı bir yapılaşma imkanı verildiği, Konut+Ticaret Alanı için belirlenen E:4.00, H:Serbest yapılaşma koşulları ile uyuşmazlık konusu parsellere bölge genelinde öngörülen yapılaşma koşullarından farklı olarak yoğunluğun artırıldığı, dava konusu plan değişikliğinin, parçacı bir yaklaşımla ele alınması, plan ve bölge bütününden farklı ve ayrıcalıklı bir alan yaratma niteliği göstermesi nedeniyle dava konusu yapı ruhsatının ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının planlamanın amaçları içerisinde yer alan eşitlik ve hakkaniyet ilkesine, imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.