Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/8103 E. , 2022/6332 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8103
Karar No : 2022/6332
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Odaları Birliği
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı): …
Vekili: Av. …
İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: Davacı, Disiplin Yönetmeliğinin 9/b ve 9/c bentlerine istinaden meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmış olup vergi kaçakçılığı suçu sebebiyle mahkum olduğu hapis cezasının infazından sonra Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde belirtilen yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı doğrultusunda disiplin cezasının kaldırılarak müktesep haklarının geri verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan davayı açmıştır.
Süresiz hak yoksunluğu öngörülmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) yürürlüğe girmesinden sonra, TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi amacıyla belirli şartların varlığına bağlı olarak yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesinin yolu açılmıştır. Bu karar, geçmişe değil geleceğe yönelik olarak ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesini sağlamaya yönelik adli-yargısal bir işlem niteliğindedir. Ceza mahkumiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırmaması yönüyle genel aftan ayrışır. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumunda, mahkûmun değişmesini sağlama, cezanın çekilmesinden sonraki iyi halliliği ödüllendirme ve onun toplumsal yaşamda mahkûmiyet öncesi sahip olduğu haklarıyla etkinlikte bulunmasına olanak sağlama amaçları bulunmaktadır. Somut olayda, 3568 sayılı Kanunun 4/1-d bendinde belirtilen bir katalog suçtan kesin olarak mahkum edilmesi sebebiyle davacının meslek mensubu olmanın genel koşulunu kaybettiği, işlenen vergi kaçakçılığı suçunun aynı zamanda “kasten vergi ziyaına sebebiyet verdiğinin mahkeme kararı ile kesinleşmiş olması” haline vücut verdiği, bu fiilin de 3568 sayılı Kanunda doğrudan meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla meslekten çıkarma cezasının doğrudan katalog bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyet kararına bağlı olarak verildiğinden bahsedilemeyeceği, işlenen suçla ilgili verilen bir yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının da kesinleşmiş disiplin cezasını dayanaksız kılmayacağı, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu nedenle temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.