Danıştay Kararı 4. Daire 2022/3495 E. 2022/6304 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/3495 E.  ,  2022/6304 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3495
Karar No : 2022/6304

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Metal Döküm Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi üzerinden komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu dayanak alınarak takdir komisyonu kararına istinaden tekerrür hükümleri uygulanarak 4,5 kat vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2018/1,2 dönemleri katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, aynı rapora dayanılarak 2018 yılında elde ettiği komisyon geliri üzerine adına tarh edilen kurumlar vergisinin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, davacının elde ettiği bir komisyon geliri bulunmadığının Mahkeme kararıyla tevsik edildiği görüldüğünden bu gelir üzerinden hesaplanan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; sahte fatura düzenleme işinin davacı tarafından anılan şirket ünvanı kullanılmak suretiyle komisyon geliri karşılığında yapıldığı anlaşıldığından, elde edilen komisyon gelirine ilişkin olarak vergi tekniği raporu uyarınca sevk olunulan takdir komisyonu tarafından süregelen Danıştay içtihatları çerçevesinde %2 oranında komisyon geliri hesaplanarak takdir edilen matrahlar üzerinden davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin ise, tekerrüre dayanak olarak sunulan vergi ziyaı cezasının 2011/2 dönemi 2016 yılı içerisinde kesinleştiği, tekerrür hükümlerinin uygulanması için kesinleşmeyi izleyen yıl olan 2017 yılından itibaren işlenmiş bir fiilin mevcut olmasının gerektiği, ihtilaf konusu fiilin de 2018 yılında işlendiğinin anlaşıldığı, olayda tekerrür koşullarının oluştuğu, bu sebeple uyuşmazlık konusu dönem vergileri üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının arttırılmasına dayanak alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte 7338 sayılı Kanunla yapılan değişikle “arttırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı” kurala bağlandığından ve lehe olan kanun hükmünün geçmişe yürüyeceği yönündeki ceza hukuku genel ilkesi karşısında tekerrür fiili nedeniyle dava konusu vergi ziyaı cezalarının arttırım tutarlarının kesinleşen 4.821,50 TL’ye kadar olan kısmında hukuka aykırılık bulunmazken, fazlaya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, temyize konu … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı Vergi Dava Dairesi kararıyla; 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararları ile Bölge İdare Mahkemelerinin vermiş olduğu kararlardan hangilerinin temyize tabi olduğunun sayıldığı, işbu vergi davasının konusunu oluşturan tutarın 46/b maddesinde düzenlenen temyiz yoluna konu edilebilecek kararlara ilişkin tutar sınırının altında olduğu ve kararın kesin olduğu, Daire kararına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı Kanun’un 48/6. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeterli tespit ve araştırmanın yapılmadığı, aynı konuda şirketlerinin diğer yıllarına ait verilen olumsuz kararlarına karşı Danıştay nezdinde temyiz talebinde bulunduğu, bu kararların birlikte değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması için son kararın Danıştayca verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.