4. Daire 2018/4970 E. , 2022/6308 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4970
Karar No : 2022/6308
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü /…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2014/6-10 dönemlerine ait ihracat istisnası, 2014/12 ve 2015/1, 2, 3 dönemlerine ait ihraç kayıtlı satışlar nedeniyle doğan Katma Değer Vergisi iadesi alacağının 6736 sayılı Kanun’a istinaden yapılandırılan vergi borçlarına mahsup edilmesine ilişkin başvurusunun reddedilmesine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin 2014/12 ve 2015/1, 2, 3 dönemlerinde yaptığı ihraç kayıtlı satışlardan dolayı katma değer vergisi iade alacağı olduğu hususunun ihtilafsız olmasıyla birlikte, sahte olduğu ileri sürülen ve 2011 yılında kayıtlara intikal ettirilen faturaların 2014/12 ve 2015/1, 2, 3 dönemlerinde iade alacağına konu faturalardan olduğuna ilişkin herhangi bir tespit olmadığı, davacı şirket hakkında sahte fatura kullanma yönünden düzenlenen vergi inceleme raporu incelendiğinde, sahte olduğu iddia edilen faturaların 2011/9 döneminde kullanıldığı, sahte faturalardan dolayı indirim konusu yapılan katma değer vergisi tutarlarının reddedilerek şirketin 2011 yılı katma değer vergisi beyanının yeniden düzenlendiği ve 2011 yılından 2012 yılına devreden KDV’nin “sıfır” olduğu görüldüğü, başka bir anlatımla, 2014/12 ve 2015/1, 2, 3 dönemlerinde ortaya çıkan iade alacağının, 2011 yılında sahte olduğu ileri sürülen faturalardan kaynaklanmadığının anlaşıldığı, davacı şirketin 2014/12 ve 2015/1, 2, 3 dönemlerinde ortaya çıkan iade alacağının söz konusu dönemlerde kullanılan sahte faturalardan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir tespit olmaması karşısında, mahsup talebinin yerine getirilmesi yönünde yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İade talebine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı şirket adına yapılan işlemlerin yasal olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 2014/6-10 dönemlerine ait ihracat istisnası, 2014/12 ve 2015/1, 2, 3 dönemlerine ait ihraç kayıtlı satışlar nedeniyle doğan katma değer vergisi iadesi alacağının 6736 sayılı Kanun’a istinaden yapılandırılan vergi borçlarına mahsup edilmesine ilişkin başvurusunun reddedilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Mal ve hizmet ihracatı” başlıklı 11. maddesi 1. fıkrasının (a) bendinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetlerin ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye’de verilen roaming hizmetlerinin vergiden müstesna olduğu, (c) bendinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan verginin vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, 12. maddesinin 1. fıkrasında da, bir teslimin ihracat sayılabilmesi için; a) Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi b) Teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması ya da yetkili gümrük antreposuna konulması şartlarının yerine getirilmiş olması gerektiği hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Dairemiz 06/06/2022 tarih E:2018/4970 sayılı ara kararına istinaden davalı idare tarafından ibraz edilen 05/03/2014 tarihli Kapasite Raporu ve … tarih … sayılı Vergi İnceleme Raporlarında özetle; treyler (römork), yarı treyler ve mekanik hareket ettirici tertibatı bulunmayan diğer araçların parçalarının imalatı faaliyetiyle iştigal ettiği, doğrudan ihracat ve ihraç kaydıyla teslimler nedeniyle düzenlenmiş olan satış faturaları ve Gümrük Çıkış Beyannameleri de yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde anılan malların mevzuata uygun olarak kanuni süreler içinde ihraç edilmiş olduklarının tespit edildiği, 2014/6,10,12 dönemlerinde yapmış olduğu ihracat ve ihraç kayıtlı teslimlerine ilişkin KDV tutarlarının ilgili dönem kanuni defter kayıt ve beyanlarına yansıtılmış olduğu, yüklenim listesinde mükerrer yüklenime rastlanılmadığı, KDV beyannamelerinde göstermiş olduğu indirim ve hesaplanan KDV tutarının mükellefin kanuni defter kayıtları ve belgeleriyle uyumlu olduğu, ihraç kaydıyla teslim aldığı malları ihraç eden ihracatçıların ihraç kaydıyla teslim aldığı mallara ait faturalardaki KDV tutarını indirim ve iade konusu etmediğinin karşıt inceleme tutanaklarında tespit edildiği, mükellefin 2014 yılında yüksek tutarlı ve yoğunluklu mal ve hizmet alışında bulunduğu firmalar hakkında sahte belge düzenleyicisi olduklarına ilişkin VTR bulunmadığı, KDV beyannamelerinde 2014/6 döneminden 2014/7 dönemine devreden KDV tutarının sehven 12.000,00 TL fazla tutarda hatalı olarak aktarılmış olduğunun tespit edildiği, hatanın düzeltilerek KDV tablosunda doğru tutar üzerinden dikkate alınacağı, 2014 yılında yüksek tutarlı ve yoğunluklu ticaret yaptığı firmalar nezdinde yapılan karşıt incelemelerde mükelleflerin alım satım tutarlarını kayıt ve beyanlarına yansıtmış olduğu, mükellefin ihraç kaydıyla mal ve hizmet teslim etmiş olduğu firmaların bu malları kanuni süreler içinde ihraç ettikleri KDV tutarını indirim ve iade konusu etmedikleri, 2014/6,10,12 dönemlerine ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı Otomasyon Sistemi üzerinden alınan KDV Kontrol Raporlarındaki olumsuzluklar sahte ve mühteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme raporlarına dayanmadığından dolayı iadenin reddini gerektirmediği, 2014 ve 2015 yıllarında gerek doğrudan gerekse ihraç kayıtlı teslim suretiyle ihraç etmiş olduğu yarı römork, tanker, konteyner taşıyıcı niteliğinde eşyaların imalat safhalarındaki kullanılan ilk madde ve yarı malzeme miktarlarının anılan ihraç mallarının üretimiyle uyumlu olduğu, bu nedenle bu ürünlerin imalatı sırasında yüklenilmiş olan KDV tutarlarının iadesi gerektiği, doğrudan ihraç etmiş olduğu eşyaya ilişkin olarak yüklenim KDV yönüyle yapılan araştırmada ve incelemede reddi gerektirecek bir hususa rastlanılmadığı, ihraç kaydıyla teslim etmiş olduğu, nutring sızdırmazlık elemanlarından kendi imalat miktarının kapasite raporuna göre 3 vardiyada aylık 180.000 adet olduğu ihraç kaydıyla teslim ettiği ürünler arasına dışarıdan satın alınarak stokta bulunan ürünlerin dahil edilmiş olduğu bu nedenle mükellefin aylık olarak sadece 180.000 adet nutring sızdırmazlık elemanını imalatçı vasfıyla teslim etmiş olduğunun kabulünün gerektiği, diğer nutring sızdırmazlık elemanı satışlarına isabet eden kısma isabet eden KDV tutarlarının iade edilmemesi gerektiği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin ve tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, ihraç kaydıyla teslim etmiş olduğu nutring (sızdırmazlık elemanı) satışlarında bir kısım teslimlerinin mükellefin aylık imalat kapasitesinin üzerinde olduğu ve mükellefinde beyan ettiği üzere bu teslimler içinde mükellefin kendi imalatı olmayan dışarıdan temin etmiş olduğu eşyanın da dahil edilmiş olduğunun tespit edildiği, bu durumun mükellefin belgeleri üzerinden yapılan kaydi envanter dengesi ile doğrulandığı, söz konusu rapordaki ihraç kayıtlı teslimlere ilişkin bazı aylarda iade, bazılarında ise haksız iade tutarları dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.