Danıştay Kararı 3. Daire 2022/3344 E. 2022/4333 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/3344 E.  ,  2022/4333 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3344
Karar No : 2022/4333

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Gıda Tarım Hayvancılık Süt Ürünleri İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2017 yılının Nisan ila Temmuz, Eylül ve Kasım dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2018 yılının tüm dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında dava konusu borçların yapılandırıldığı ve davadan vazgeçildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süreaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken borçların yapılandırıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)- KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. fıkrada belirtilen yönlerden sırasıyla inceleneceği; “İlk İnceleme Üzerine Verilecek Kararlar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) işaretli bendinde de, 14. maddenin 3/e bendinde yazılı halde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. ve 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yasaya uygun olarak yeniden dava açılmak üzere reddine karar verildiği, dilekçe ret kararının 01/09/2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine, 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 04/10/2021 tarihinde açıldığından davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği açık olup bu nedenle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.