Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1139 E. 2022/5502 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1139 E.  ,  2022/5502 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1139
Karar No : 2022/5502

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) … Petrol Tekstil Turizm Gıda Uluslararası Nakliyat İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında, 2018 yılında, bir kısım emtia satışlarının belgelendirilmeyerek kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, belgesiz mal alındığı, yasal kaydı gereken satışların başka kayıt ortamlarında takip edildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarında re’sen tarh edilmesi ve kesilmesi önerilen vergi ve cezalardan uzlaşma kapsamında bulunanlar için yapılan uzlaşma başvurusu sonucu tarhiyat öncesi uzlaşmaya varılamadığına dair … tarih ve … sayılı “vaki olmadığı tutanağı” ile imza altına alınan 2018/Ocak, Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanan bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;uyuşmazlığın 2018/Ocak, Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2018/Ocak dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisinin %60’ı kaydı gereken hasılatın farklı kayıt ortamlarında takip edilmesinden kaynaklandığından bu kısma isabet eden kısım üzerinden kesilen tekerrür hükümleri uygulanmış üç kat vergi ziyaı cezası ve kalan kısmı üzerinden kesilen tekerrür hükümleri uygulanmış bir kat vergi ziyaı cezası ile 2018/Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemleri için kesilen tekerrür hükümleri uygulanmış bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle işbu davanın açıldığının anlaşıldığı, davacı şirketin 2018 yılındaki Pos hasılatları ile katma değer vergisi beyanlarındaki hasılatlar karşılaştırılmış ve fark belgesiz hasılata ulaşılmış olup, konuyla ilgili olarak davacı şirket temsilcisinin belgesiz hasılatımızın tamamı motorin satışından kaynaklandığı” şeklinde vermiş olduğu ifade dikkate alınarak yapılan hesaplama ile ilgili dönemde pompa yazar kasalarından sildiği motorin hasılatının da dikkate alınması sonucunda toplam katma değer vergisi hariç 3.813.797,87 TL belgesiz motorin satışına ulaşılmasında yasal isabetsizlik görülmediği; davacı şirketin belgesiz motorin alışlarına gelince, işyerinde 26/10/2018 tarihinde yapılan fiili ve kaydi envanter sonucunda düzenlenen davacı şirket temsilcisinin ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanağa göre, davacı şirketin 01/01/2018-26/10/2018 tarihleri arasında 133.385 litre motorini belge düzenlemeden sattığının tespit edilmiş olduğu, yukarıda yer alan açıklamalar ışığında ödevli şirketin 2018 yılında aylar itibariyle tespit edilen katma değer vergisi hariç akaryakıt satış fiyatları göz önünde bulundurularak ödevli şirketin 2018/Ocak- Ekim döneminde belgesiz mal satış miktarının 888.264,07 Litre olarak hesaplandığı, bu durumda yeniden oluşturulan kaydi envanter tablosuna göre ödevli şirketin 754.879 Litre motorin belgesiz alışı olduğu, ödevli şirketin ortalama motorin alış tutarının katma değer vergisi hariç 4,36 TL olduğu, bu durumda belgesiz alış tutarının 3.291.272,44 TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, davacı şirket temsilcisinin ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanak ile yasal defter ve belgelerinde yer alan veriler esas alınarak hesaplanan 3.291.272, 44 TL belgesiz mal alımı tutarında yasal isabetsizlik görülmediği, … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, otomasyon sistemine ilişkin sunuculardan alınan imajlar ile davacı şirketin yazar kasalarının mali hafızalarından alınan veriler davacı şirketin bir kısım motorin satışını kayıtlardan sildiğinin tespit edilmesi karşısında, davacı şirketin bir kısım satış hasılatını akaryakıt pompa yazar kasalarından silerek ilgili dönem kazancını gizlediği sonucuna varıldığı anlaşılan davacı şirketin belgesiz mal alışlarına ait katma değer vergisini indirim konusu yapması mümkün bulunmadığından, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2018/Ocak, Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddenin ikinci fıkrası ile 359. maddeye göre, davacı adına 2018/Ocak dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisinin %60’ı kaydı gereken hasılatın farklı kayıt ortamlarında takip edilmesinden kaynaklandığından bu kısma isabet eden kısım üzerinden üç kat, kalan kısmı ve uyuşmazlık konusu diğer dönemlere ilişkin olarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda, tekerrür yönünden, 2015/Haziran dönemine ait katma değer vergisi için kesilen vergi ziyaı cezasının 22/03/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, tekerrür nedeniyle artırılan dava konusu vergi ziyaı cezalarının ise 2018 vergi dönemleri için kesildiği, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının hakkında yapılan inceleme ile ilgili olarak tarhiyat öncesi uzlaşma talep ettiği, bunun üzerine yapılan uzlaşma görüşmesine konu olan 2018/Ocak, Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin vergi inceleme raporunda bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilen katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden hesaplanan bir kat vergi ziyaı cezaları için önerilen tutarlarının davacı tarafından kabul edilmemesi sonucu uzlaşmanın vaki olmadığına dair … tarih ve … sayılı tutanağın düzenlendiği, davacı adına yapılan 2018/Ocak dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmış bir kat ve üç kat, 2018/Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak ise tekerrür hükümleri uygulanmış bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin ihbarnamelerin 17/07/2019 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından söz konusu ihbarnamelere değil … tarih ve … sayılı tarhiyat öncesi uzlaşma tutanağında yer alan vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle davanın açıldığı, Vergi Mahkemesince dava konusu edilmeyen 2018/Ocak dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmış üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2018/Ocak, Nisan-Eylül, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergileri üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmış kısımları hakkında hüküm kurulmasında yasal isabet görülmediğinden bu kısımlara yönelik hüküm fıkralarının kaldırılması gerektiği sonucuna varıldığı, kalan kısımlara yönelik ileri sürülen iddiaların ise kararın bu kısımları kaldırılmasını sağlayacak durumda görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu olmayan 2018 yılı için tekerrür hükümleri uygulanmış üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, 2018/Ocak-Mart dönemine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmış üç kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisi ile … tarih ve … sayılı tutanağa konu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergiye ilişkin cezaların tekerrür hükümleri uygulanmış kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Şirket işlemlerini muhabese kaidelere uygun şekilde takip ettiği ve vergilerini ödediği, kendisinden herhangi bir beyan alınmadan hazırlanan raporu kabul etmenin mümkün olmadığı, inceleme yapılan dönemlerin zamanaşımına uğradığı, davacı şirket yetkilisinin usulüne uygun tuttuğu defterlerinin sorumluluğu dışındaki hususlar ile alakalı dinlenilmeden, belge ve delil görülmeden rapor düzenlenmesinin ve bu rapora göre karar verilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: davacı şirketin 2018 yılında yasal defterlere kaydı gereken işlemleri farklı kayıt ortamlarında ikinci bir kayıt olarak takip ettiği, yine 2018 hesap döneminde bir kısım emtia satışlarına belge düzenlemeyerek ve ayrıca alışlarına belge almayarak, kayıt dışı ticari kazanç sağlamak suretiyle ilgili dönem matrahının azalmasına neden olduğu, davacı şirketin gelir ve gider hesaplarının gerçeği yansıtmadığı ve dolayısıyla bu fiillerle vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet verdiği, idarece yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatların usule ve yasalara uygun olduğu ileri sürülerek aleyhe olan kısmın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.