Danıştay Kararı 13. Daire 2016/1777 E. 2022/4055 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/1777 E.  ,  2022/4055 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/1777
Karar No:2022/4055

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziemir Rüzgar Enerjisi Santrali projesi için verilen … tarih ve … sayılı üretim lisansına ilişkin olarak, davacı şirketin inşaat öncesi dönem süresini uzatma talebinin reddine dair … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davalı idare tarafından eksik belgelerin temin edilmemesinde herhangi bir mücbir sebebin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, mülkiyet belgesinin sunulamamasının sebebinin, tesisin kurulacağı alanın muhafaza ormanı olması ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 03/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi ile muhafaza ormanlarında rüzgar enerjisi santrali kurulmayacağının belirtilmesinden, TEİAŞ hattının yaklaşma mesafesi sorunlarından, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin proje sahası ile kesişen mezarlık projesinin bulunmasından, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Elektronik Dairesi Başkanlığı’nın proje yakınında bulunan vor istasyonuna projenin etkisinin olup olmayacağının belirlenmesi için yapılan çalışmalardan kaynaklandığı, imar planının onaylanması için davacının başvuruda bulunmasına rağmen sürecin henüz sonuçlanmamış olduğu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 08/05/2014 tarihli yazısı ile imar planı yapım sürecinin devam ettiğinin bildirilmiş olduğu, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği uyarınca gerekli görüş alınması hususunun 04/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelikte aranılan bir yükümlülük olmadığı gibi yapılan başvuruya cevap verilmediğinin görüldüğü; bu itibarla, davalı idare tarafından alınan … tarih ve … sayılı Kurul kararı uyarınca Teknik Etkileşim Analiz Raporunun tanzimine ilişkin kamu kurumları arasında yaşanan ve iş süreçlerinin oluşturulması ve koordine edilmesinden kaynaklanan 10 aylık gecikme nedeniyle yükümlü şirketlerin Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin Geçici 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) .. bentlerinde belirlenen yükümlülüklerinin yerine getirilmesine olan etkisinin Yönetmeliğin 35. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında mücbir sebep olarak değerlendirildiği ve Yönetmelikle davacıya yüklenen yükümlülüklerden bazılarının süresi içerisinde yerine getirilememesinin davacıdan kaynaklanmayıp, davacının gerekli başvuruları yaptığı hâlde bu konuda işlem tesis etmesi gereken ilgili idarelerden kaynaklanması, davacının süreçte hiçbir yetkisi ve görevi bulunmayıp, sürecin tamamlanmasını beklemekten başka yapabileceği bir işlem de bulunmaması sebebiyle bu durumun önlenemeyecek, kaçınılamayacak durum kapsamında mücbir sebep hâli olarak kabul edilmesi ve davacının süre uzatım talebinin kabul edilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin lisansı kapsamındaki inşaat öncesi döneminin Yönetmelik uyarınca 10/05/2014 olarak güncellendiği, üretim lisansını takip eden yaklaşık 28 aylık sürede üretim tesisinin kurulacağı sahaya ilişkin mülkiyet ve kullanım hakkını elde ettiğine dair belgenin sunulmadığı, bu sahaya santral sahası inşaası için 28/03/2014 tarihinde, yani inşaat öncesi dönemin bitimine 40 gün kala İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne orman ön izin başvurusunda bulunduğu, kurulması planan tesis alanına ilişkin imar planlarının onaylanmadığı ve 1/1000 ile 1/5000 ölçekli imar planı tadilatları için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ancak 28/03/2014 tarihinde müracaat edildiği, bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları için TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketine başvurunun yapıldığına ilişkin bilgi sunulmadığı, anılan saha için Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği uyarınca ilgili merciden gerekli uygunluk görüşünün alınamadığı ve bu konuda Milli Savunma Bakanlığı’na ancak 25/03/2014 tarihinde başvurulduğu, Yönetmeliğin Geçici 15. maddesindeki (a), (b) ve (e) bentleri kapsamındaki yükümlülükleri inşaat öncesi süresine 6 ay eklenmek suretiyle bulunan 10/05/2014 tarihine kadar yerine getirmediği, bu konuda ilgili kurumlara yapılan başvuruların sonuçlanmamış olmasının ilgili idarelerin kusurundan veya başvuru sürecinin mücbir sebeplerle uzamasından değil, başvuruların sürenin bitimine çok yakın bir zamanda yapılmasından kaynaklandığı, sürenin gereğince kullanılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Yönetmeliğin Geçici 15. maddesi kapsamında tamamlanması gereken yükümlülüklerden sadece imar izni ve mülkiyete ilişkin yükümlülüğün tamamlanamadığı, bunun sebebinin imar izni taleplerinin bir kısmına idare tarafından olumsuz görüş verilmesi olduğu, mülkiyete ilişkin olarak da gerekli işlemlere başlanabilmesi için öncelikle türbin koordinatlarının belirlenmiş ve idare tarafından da kabul edilmiş olması gerektiği, türbin alanlarıyla ilgili bizzat idareden kaynaklanan (mezarlık alanı ile çakışma, mania alan içerisinde kalma, orman muhafaza sınırları içerisinde kalması, TEİAŞ iletim hattının sahadan geçmesi gibi) nedenler olmasaydı tüm izinlerin süresinde tamamlanmış olacağı, iradelerinin tesisi davalı idarece belirlenen sürelerden önce tamamlamak olduğu, bir başka projeleri olan Aliağa RES projesinin süresinden 26 ay önce tamamlandığı, davalı idarenin dava konusu Kurul kararını dava açıldıktan sonra aldığı yeni bir Kurul kararı ile ortadan kaldırdığı, bu kararı zamanında vermediğinden dava açılmasının gerektiği, davalının da gecikmelerin mücbir sebepten kaynaklandığını kabul etmiş durumda olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.