Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4535 E. , 2022/6266 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4535
Karar No : 2022/6266
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Taş. Hiz. Ltd. Şti.’nin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …/…, … ve … sayılı ödeme emirlerinin sehven düzenlenmesi nedeniyle iptal edilerek takipten kaldırıldığı belirtildiğinden bu ödeme emirleri hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı, davacının 13/10/2006 tarihli … Noterliği tarafından onaylanan pay devir sözleşmesiyle şirketteki paylarını …’ya devrettiği ve şirketle bir ilişiğinin kalmadığı görüldüğünden, davacı adına ortaklığı sona erdikten sonraki dönemlere ilişkin şirket borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen 2016/3 sayılı ödeme emrinde ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 28/10/1998, 25/04/2004 ve 04/01/2012 tarihli ticaret sicili gazetelerindeki ilanlar incelendiğinde, davacının ortaklar kurulu kararlarında imzasının bulunduğu ve şirket ortaklığının devam ettiği anlaşıldığından davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ve kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tâbi tutulacakları düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 520. maddesinde, bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması gerektiği, “Miras, karı koca mallarının idaresi” başlıklı 521. maddesinde ise, bir payın miras yoluyla veya karı koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için, ortakların muvafakatine lüzum olmadığı hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; … Aile Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile taraflarca imzalanan boşanma protokolü uyarınca … (…)’ nın şirket müdürü …’dan boşanmasına ve … (…)’ ya ait … Hizmetleri Ltd. Şti.’nin hisselerinin tamamının …’ya devrine karar verildiği, … Noterliğinde yapılan … tarih ve … yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile … (…)’nın şirketteki hisselerini …’ya devrettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, 13/10/2006 tarihli devir hususunun ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat ederek pay defterine kaydedilmesi şartının olayda gerçekleşmediği, ayrıca bu devirden önce … Aile Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının hisselerinin …’ya devrine karar verildiği ve şirketin tüm hisselerinin sahibinin … olduğu anlaşıldığından, davacının şirketle bir ilişkisinin kalmadığı ve ortaklığı sona erdikten sonraki 2007 ve 2011 dönemlerine ilişkin şirket borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 2016/3 sayılı ödeme emrini iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.