Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2580 E. , 2022/5131 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2580
Karar No : 2022/5131
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı (… Genel Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünde tahakkuk ve levazım şube müdürü olarak görev yapan ve 24/03/2020 tarihli dilekçe ile 16/04/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye ayrılma talebinde bulunan davacı tarafından; 09/04/2020 tarihli dilekçe ile emekliye ayrılma isteminden vazgeçtiği halde, emeklilik talebi uygun görülerek 16/04/2020 tarihi itibarıyla emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların 16/04/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, fiili hizmet süresi 25 yıl olan iştirakçilerin istekleri üzerine emekliye ayrılabilecekleri, Ek 26. maddesinde de, istek üzerine emekliye ayrılma hallerinde, emeklilik işlemlerinin en yüksek amirin onayı ile tekemmül edeceğinin kurala bağlandığı; bu kapsamda emeklilik onayından sonra, emeklilik talebinden vazgeçilmesi mümkün değilse de, 39. madde uyarınca iştirakçilere, istek üzerine emekliye ayrılabilmenin bir hak olarak tanındığı, makul bir tarih belirtilmek suretiyle yapılan isteğe bağlı emeklilik talepleri yönünden, ilgililerin emekli olmak istedikleri tarihten önce bu taleplerinden vazgeçebileceklerinin kabulü gerektiği; uyuşmazlıkta, davacının 16/04/2020 tarihi itibarıyla emekli olma talebinde bulunduğu ve bu tarihten önce (09/04/2020 tarihinde) de emekli olma talebinden vazgeçtiği; bu durumda, emekli olmak istediği tarihten önce emeklilik talebinden vazgeçtiğini davalı idareye bildiren davacının, vazgeçme talebinin kabul edilerek emeklilik onayının geri alınması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 16/07/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge idare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, davacı tarafından idareye başvurulduğu halde, cevap beklenmeksizin işbu dava açıldığından, idari merci tecavüzünün söz konusu olduğu; esasa ilişkin olarak, 02/04/2020 tarihli emekliye sevk onayı alındıktan sonra, davacının 09/04/2020 tarihli dilekçeyle emeklilik isteminden vazgeçme talebinde bulunduğu, 5434 sayılı Kanun’un Ek 26. maddesine göre, emekliye sevk onayı alındıktan sonra, emeklilik isteminden vazgeçilmesinin mümkün olmadığı, nitekim Danıştay Beşinci Dairesinin 09/09/1999 tarih ve E:1999/2302, K:1999/2444 sayılı kararının da bu yönde olduğu; ayrıca, 5441 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca Kurumun harçtan muaf tutulduğu, aleyhine yargılama gideri olarak hükmedilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davada süre aşımının ve idari merci tecavüzünün olmadığı; esasa ilişkin olarak, emekliye ayrılma talebinde bulunmuş ise de, yasal hakkını kullanarak emekli olmak istediği tarihten önce emekli olma talebinden vazgeçtiği, emekliye sevk onayının emekli olmak istediği tarihinden önce alındığı ve bu onayın kendisine tebliğ edilmediği, ayrıca, kurum amirine verilen 30 günlük yasal süre 16/04/2020 tarihinde başladığı halde, 02/04/2020 tarihinde alınan emekliye sevk onayının, emeklilikten vazgeçme hakkını kısıtlamaya yönelik olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünde tahakkuk ve levazım şube müdürü olarak görev yapan davacının, 24/03/2020 tarihli dilekçe ile 16/04/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye ayrılma talebinde bulunması üzerine, davalı idare tarafından 02/04/2020 tarihinde Genel Müdür oluruyla emekliye sevk onayı alınmıştır.
Davacı, bu defa 09/04/2020 tarihli dilekçe ile emekliye ayrılma isteminden vazgeçtiğini belirterek emeklilik işlemlerinin durdurulması talebinde bulunmuş ise de; bu istem, Genel Müdürlük makamından emekliye sevk onayı alındığı gerekçesiyle, 20/04/2020 tarihli işlemle reddedilmiş ve 16/04/2020 tarihi itibarıyla davacı emekliye sevk edilmiştir.
Bunun üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Emeklilik” başlıklı 19. maddesinde, “Devlet memurlarının, özel kanunlarında yazılı belirli şartlar içinde, emeklilik hakları vardır.” düzenlemesi yer almıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 39. maddesinde, “Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır: …b) 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, …” kuralına; Ek 26. maddesinde de, “5434 sayılı Kanun ve ona ek kanunlara göre Sandıkla ilgilendirilenlerin emeklilik işlemleri; … b) İstek üzerine veya yaş haddi veya malullük (adi ve vazife malullüğü) hallerinde, iştirakçinin mensup olduğu kurumun en yüksek amirinin, … onayı ile tekemmül eder…” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 26. maddesinde, istek üzerine emekliye sevk işlemlerinin, iştirakçinin mensup olduğu kurumun en yüksek amirinin onayı ile tekemmül edeceği belirtilmiştir.
5434 sayılı Kanun’da emekliye sevk işlemi; yaş haddi, sicil, disiplin ve resen emeklilik gibi ayrışık hükümler hariç olmak üzere, esas itibarıyla kamu görevlisinin iradesine bağlanmış olup; bu nitelikleri itibarıyla istek üzerine tesis edilen emekliye sevk işleminin, yasal koşullar oluşmadığı sürece idare tarafından geri alınması mümkün olmadığı gibi, emekliye sevk onayı tesis edildikten sonra ilgililerin isteği üzerine de geri alınması mümkün bulunmamaktadır. Bu kuralın tek istisnası ise, ilgililerin emeklilik talebinde bulunurken iradelerinin fesada uğratılmış olmasıdır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 24/03/2020 tarihli dilekçe ile 16/04/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye ayrılma talebinde bulunması üzerine, davalı idare tarafından 02/04/2020 tarihinde Genel Müdür oluruyla emekliye sevk onayı alındığı; davacının ise emekliye sevk onayı alındıktan sonra 09/04/2020 tarihli dilekçe ile emekliye ayrılma isteminden vazgeçtiğini belirterek emeklilik işlemlerinin durdurulması talebinde bulunduğu; ayrıca, davacının emekli olma talebi yönünden iradesinin fesada uğradığına yönelik bir beyanı olmadığı gibi, dava dosyasında bu yönde bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı dikkate alındığında; davacının emeklilik işlemlerinin 02/04/2020 tarihli emekliye sevk onayıyla tekemmül ettiği ve emekliye sevk onayı alındıktan sonra verilen 09/04/2020 tarihli emeklilikten vazgeçme dilekçesine istinaden, emekliye sevk işleminin geri alınmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacının 24/03/2020 tarihli dilekçesine istinaden 16/04/2020 tarihinde emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, iptal-kabul yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 16/07/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.